" Bahri bey susması için para teklif etmiş ama kabul etmemiş. Adamlarıda " lafını bölüp " Öldürmek için görüşüyorlar ama yaralı olarak görüşme sonlanmış." Dedim dosyayı masaya bıraktım.
" Aynen öyle." Dedi. Bakışlarımı telefonda konuşan Çağıla çevirdim.
" Sizde mi Bahri'nin Avukatısınız?" Dedim Serdar beye. " Hayır. Çağıl bey'in Avukatıyım." Dedi ve ekledi " Bahri bey oğlunun Avukatı olsun istemişti Her duruma karşı. Ama Çağıl bey reddetti. " dedi merakla dinliyordum.
" sonra beni aradı ve bu durumdan bahsetti. Ama aslında böyle bir şey olmayacaktı. Yani sizin duruşmalara girmenizi istedi Bahri bey, ama Çağıl bey buna izin vermeyip benimle konuştu. " dedi. Çağıl'ın Benim için kabul etmesine şaşırmıştım.
Çağıla baktım. Telefonu kapatmış karşısındaki boğaz manzarasını izliyordu.
" En doğru kararı verdi bence. En azından burada güvende bir şekilde çalışmanız daha iyi oldu." Dedi.
Adam senin zarar görmemen için her yolu devreye sokmuş izem.
İç sesim haklıydı.
" Ee ne diyorduk. " durdum ve devam ettim " Yoğun bakımda dediniz. Kendisine gelir gelmez polis ile konuşma durumu var. Yani bunu engelleyemiz." Dedim. Başını salladığında Çağıl geri yerine oturup sigara yaktı. Ona kısa bir bakış atıp Serdara geri döndüm.
" Durumu özetlemek gerekirse Mehmet, terkedilmiş depoya Erdemi çağırıyor. Aralarında konuşurken Erdemi bıçaklıyor."dosyaya bakıp " Birincisi neden orada bırakmış?" Diye sordum. Bahri'nin adamı salak değildi sanırım.
" Adamı öldü sanmış." Dedi Çağıl ciddiyetle. Yüzüne bakıp kaşımı çattım " Siz öldürdüğünüz adamları öylece bırakmıyorsunuz dimi. Bu adam neden bırakmış?" Diye sordum merakla.
Çağıl yüzüme bakıp " Bahri'nin yeni elemanı. Korkup kaçmış ." umursamazca söylediği kelimelere göz devirdim. Ne kadarda rahattı!
" Yeni olduğuna rağmen tekti öyle mi?" Çağıl başını hafifçe salladığında dosyaya baktım " Sizden de bu beklenirdi zaten." Diye mırıldandım.
Bakışlarımı Serdar bey'e çevirdiğimde Çağıla bakıyordu.Baktığı yöne baktığımda, sertçe bana bakıyordu. Dediğimi duymuş olmalı ki bu bakışları sergiliyordu.
Umursamayıp Serdar bey'e döndüm. " Bıçak nerede?" Diye sorduğumda Çağıla baktı. Bıçak yok demesinler lütfen!
Çağıla baktığımda sigarasını içmeye devam ediyordu. " Öldü sanıp korkup kaçarken, bıçağı elinden düşürmüş. Nerede bilmiyoruz." Dedi Serdar bey. " Çok güzel." Dedim. Çağıla baktığımda sanki bir problem yokmuş gibi rahattı. Allahım sabır ver bana.
Dosyayı okumaya devam ettiğimde kaşımı çatmam bir oldu. Çağıla döndüm hızla " Adam bir cinayet işleyecek. Öyle dımdızlak yollamışsınız!" Dedim sertçe. Bıçak eğer bulunmazsa, bizden başkası bulursa, bu hiç iyi olmazdı. Parmak izinden işi biterdi.
Çağıl sertçe yüzüme bakıp " Bu işlerle ben ilgilenmiyorum İzem." Dedi soğuk sesi ile. " Ne işi ile ilgileniyorsun?" Diye sordum onun gibi sertçe konuşuyordum. İkimizde şaunda birbirimize ateş ediyorduk.
" İlk denemesi olduğu için acemi." Dedi Serdar bey.
" Deneme?" Dedim kaşımı çatarak. Serdar bey ne diceğini bilemez halde Çağıla baktı.
İlk denemeymiş! İnsanı deneme olarak görmeleri canımı epey sıkmıştı.
İç çekip Serdar beye döndüm. " Önce o bıçağı bulalım. Tabi bizden erken davranmadıysalar." Dedim. Serdar bey " tamam " dediğinde " Civarın kamera görüntülerini bulmanı istiyorum. Mehmetin görüntüleri kayıt altına alınmış olabilir."
ayağa kalkıp " Bulmak için elimden geleni yaparım. Haberleşiriz İzem hanım." Dedi tebessüm ettiğinde hafifçe gülümsedim. Birbirimize numaralarımızı verdikten sonra, Çağıl ile beraber bahçeden çıktılar.
Yerimden kalkıp havuzun etrafında, gezinmeye başladım. öfkeliydim bu insanlara.
Çağıl bahçeye geri döndüğünde bana doğru ilerlerken " Sen hep böyle laf mı atıcaksın?" Dedi sertçe. Karşımda durduğunda " Sen hep umursamaz mı davranıcaksın?!" Dedim sesimi yükselterek. Kaşını çatıp " Umurumda olmadığını mı sanıyorsun?" Buz gibi sesine karşılık" Sanmıyorum çünkü umursamıyorsun." Dedim net bir şekilde.
" Ve evet sen umursamıyorsan ben de laf atmaya devam edicem." gözleri gözlerime ateş ediyordu adeta. Ama kimin umurundaydı bu?
Bir adım atıp aramızdaki mesafeyi biraz, kapattığında ateş eden gözlerimle, koyu gözlerine baktım. Göz rengini şimdi farkediyordum.
" Hiç bir şeyi bilmiyorken yorum yapmak çok kolaydır İzem" küfreder gibi konuşuyordu.
Kaşımı çatıp gözlerine baktım.
" Bilmediğim şey ne?" Diye sordum merakla.
Sertçe yüzüme bakıp geri çekilip, bahçeden çıktığında anlamsızca kalakaldım ortada.
Neyden bahsettiğini anlamıyordum. Peşinden bende içeri girdiğimde etrafta yoktu mutfağa ilerlediğimde bardağa su dolduruyorken gördüm.
Yanına gelip " Sana bir soru sordum." ses etmedi. " Çağıl neyi bilmiyormuşum ben?!"
Bardağı sertçe tezgaha bırakıp yüzüme baktı.
" Beni tanıyor musun sen? Hayır. " dedi buz gibi sesiyle. " Neyi umursayıp, neyi umursamadığımı da bilmiyorsun. Bu yüzden bilmediğin şeyler hakkında yorum yapma İzem." dedi aynı ses tonuyla.
Çatık kaşlarımla yüzüne baktım. Ne sanıyordu bu kendini?
"Seni tanımak isteyen kim. " yüzüne kısa bir bakış atıp mutfaktan çıktım. " Gerizekalı." Diye kendi kendime konuşup bahçeye geri döndüm.
Tamam belki zor bir hayat yaşadı, ama hangimiz kolay bir hayat yaşıyoruz ki?
'Annesinin katili babası izem.'
Bu onun için zor anlayabiliyorum, ama benimde kolay bir hayatım olmadı. Kimin dertleri daha ağır diye tabiki tartışmayacağım.
Telefonumu çantama atıp dosyayı da içine yerleştirdim. Bahçeden çıkıcakken Çağıl da bahçeye giriyordu. Yüzüme bakıp " Nereye?" Diye sordu buz gibi sesiyle. "sana ne." Dediğimde kaşını çatıp " Daha biz konuşmadık izem." Bahri hakkında evet daha konuşmadık.
Çantamdaki telefonum çaldığında bakışlarımı çantama yönelttim. Telefonu çıkarıp ekrana baktığımda Feyza arıyordu. Aramayı yanıtlayıp kulağıma yerleştirdim. Çağıla baktığımda verandaya geçiyordu.
" İzem abla napıyorsun?" Dedi sıcak bir sesle. " iş güç güzelim. Sen ne yapıyorsun?" Diye sordum. " Bende şimdi evden çıkıp size geçicem. Ada ile beraber ders çalışıcağız. " dedi ve ekledi " annem seni yemeğe bekliyor akşam." kaşımı çattım. " teyzem kendi neden aramadı?" Diye sorduğumda " iki gündür arayıp sormuyormuşsun onu. Şimdi trip atıyor sana. O yüzden benim aramamı istedi." Dedi gülerek. Tebessüm ettim " Söyle annene Akşam muhakkak orada olacağım." Dedim.
" Tamam söylerim. Bize geçerken benide alırsın." Dedi " tamam canım öpüyorum sizi. " telefonu kapatıp gülümsedim. İki gündür babamdan başka kimseyi düşünmüyordum ki ben. İç çekip verandaya geçtim.
Çantamı masaya bırakıp karşısına oturdum.
Bacak bacak üstüne atıp, kollarımı göğsümde birleştirip geriye yaslandım.
" Anlat dinliyorum." Dedim ve ekledim. " Her şeyi." Soğuk bakışları ile, gözlerime bakıp geriye yaslandı.
" Bahri uzun yıllardır uyuşturucu alım satımı yapıyor." şaşırmadım bunu yapmasına " Ne kadar uzun yıldır?" Diye sorduğumda " Ben daha doğmadan. Net bir tarih yok." Dedi düz bir sesle. Başımı salladım.
" Hem Alım hem satım işlemi de yapıyor. Anlaştığı kişileri sürekli olarak değişiyor. Bu kişileri araştırmanı istiyorum. Ben araştıramıyorum Çünkü Bahri'nin bunu anlaması kolay.