Ben Senden Çoktan Gittim Be Oğlum

1017 Words
HELİN Kısa sürede odamıza geldik. Esra o kadar heyecanlıydı ki ders notlarını çıkmadan önce neredeyse almayı unutuyordu. Esra çok güzel bir şekilde hazırlandı. Üzerine çiçekli bir elbise giymişti. Sonrada kapıdan çıkarken ‘Esra ellerin boş. Buluşmaya değil ders notlarını vermeye gidiyorsun’ dedim. Utandı. Şapşal! Eminim Ozan onu gördüğünde tekrar ve tekrar aşık olacaktır. Esra, gittikten sonra yan odadan sesler gelmeye başladı. Dün yeni öğrencilerin taşındığını duymuştum. Sesler gittikçe yükselmeye başladı. Bir kızın sesini duydum. Bir adamla hararetli şekilde konuşuyordu. Konuştukları tam anlaşılmıyordu. Sonra öfkeyle kapının kapandığını duydum. Telefonumu elime alıp biraz sosyal medyaya gezdim. Akşama doğru iyice canım sıkılmıştı. Bende tek başıma yeni açılan mekana gitmeye karar verdim. Olimpus Bar daha bir hafta önce açılmıştı. Akşam oraya gitmek için hazırlandım. Taksiye binip Olimpus Bar'ın kapısında indim. Sonra içeriye girdim. İçerisi çok kalabalık değildi. Loş bir aydınlatması vardı. Bir kaç tane büyüklü küçüklü yunan heykeli vardı. Mermer masası bulanan ortamdı ama dışarı alanıda vardı. Yunan kapılarından geçip bir kaç merdiven aşağıya indiğinizde direkleri olan yuvarlak bir platform bulunuyordu, Eski bir yunan yapısına benzetilmişti. Hafif müzik şimdiden bu açık alanı doldurmuştu. Ettafı keşfederken sınıftan bir kaç arkadaşımı görüp onlara selam vermek için yöneldim. Ama daha oraya ulaşamadan Mete hemen yanımda bitti. Bu adam beni mi takip ediyordu? Onu görünce yüzümü ekşittim. Ne yapışlan herif böyle! Ondan kurtulduğuma inandığım her defasında farklı şekilde orta çıkıyordu. Aslında sebebini biliyordum. Sırf ben ondan ayrıldığım için gururuna yediremiyordu. Kendisi ayrılsa bir daha asla arkasına bakmazdı. Ondan kurtulmanın bir yolunu bulmalıydım. Mete’nin burnunda bant vardı. Geçen sefer fena kafamla ona vurmuştum. Ama hak etmişti. Hemde daha fazlasını hak etmişti. Harika iş Helin! Mete 'Merak etme seni affettim. bunu yanlışlıkla yaptığını biliyorum' dedi burnunu göstererek. Bu adam manyak mı? Kendi kendine beni affediyordu. Gözlerimi devirdim ve 'Saçmalamayı bırak Mete. Bilerek yaptım. Çünkü beni taviz ediyordun. Bunu hak ettin ve affetmeni isteyen olmadı' dedim. Mete öfekelendi ama sonra kendini yatıştırmaya çalıştı. ‘Hadi ama yapma Helin eninde sonunda benimle tekrar birlikte olmak isteyeceğini biliyoruz. Ne olursa olsun bana koşacağından ben eminim' dedi. 'Bak Mete her şey bitti. Artık kabullenme vaktin geldi' dedim. Mete inatla ‘Hayır. Beni terk edemezsin. Üstelik sen benim sevgilimsin. İstediğim gibi sana dokunurum’ dedi. Bir kaşımı kaldırdım ve ‘Sen bana hiç bir sikim yapamazsın’ diye bağırdım. Barda ki herkesin bunu duyduğuna emindim. Mete de karşımda kıpkırmızı olmuştu. Kolumdan tutup beni dışarıya sürükledi. Bardan uzaklaşmıştık. Kaldırımda duruyorduk. Yanımızdan bir kaç araba geçiyordu. Beni buraya getirmişti. İyi bakalım bunu sen istedin diye düşündüm. İntikam alma başlasın. ‘Bana bak benimle böyle konuşmazsın. Sana gününü gösterim’ diyerek beni tehdit etti. ‘Öyle mi?’ Dedim kolumu çektim. ‘Ne yaparsın mesela? Yürümemi vursun? Ağzıma tokat mı atarsın? Beni öldürür müsün? Sen bu saatten sonra bana hiç bir halt yapamazsın’ dedim. ‘Bana diklenmeye sen nasıl cüret edersin’ diyerek elini kaldırdı. O an hızlı olmalıydım. Mete benden güçlüydü. Ama hızlı davranıp o bana vurmadan ona vurursam kurtulabilirdim. Bana el kaldırdığı kolunun iç kısmına vurdum. Elini çekti. Sonra dövüş sanatlarından öğrendiğim gibi yüzüne bir sağ kroşe attım. Geriye sendeledi. O bir şey yapmadan hızlı davranıyordum. Sonra soluna vurdum. Sonunda midesine sert bir yumruk daha attım. İşte böyle! İçimin yağları eridi. İyi ki de dövüş sanatları okuluna gitmiştim. İntikamımı acı acı çıkartıyordum. Mete bana doğru sendelemeye çalıştığında bacak arasına sert bir tekme attım. Toplarını tuttu. Mete, acıyla götünün üzerine kaldırıma düştü. Yakasından tuttum ve ‘Bir daha bana yaklaşırsan seni daha beter ederim. Hayatımdan siktir ol git’ diye bağırdım. Gözüm öfkeden dönmüştü. Yakasını bıraktım ve oradan uzaklaşmak için arkamı döndüm. Allah’ın belası adam hayatımı bir daha sikemeyecekti. Bar'a doğru yöneldim ve içeriye girip kendime içecek aldım. Bu kadehi sana kaldırıyorum Mete 'Ben senden çoktan gittim be oğlum'. Sesen aksunun şarkısı çalmaya başladı. Öyle değil böyle gidilir diye düşündüm. Umarım bir daha peşimde düşmezdi. Onu fena şekilde haklamıştım. Yakamdan düşsün artık yeto! Saat gece yarısına doğru gelmişti. Bar masasının üzerine çıkmıştım. Orada dans ediyordum. Herkes beni izliyordu, İçecekleri çok az fazla kaçırmış olabilirdim. Bir kaç bardakçık kadardı sanırım. Dans ederken gene videomu çekmişlerdi. Gene üniversitenin sayfasında olacaktım. Yerime oturdum ve bir bardak daha içki içtim. Başım dönmeye başlayınca oturduğum sandalyeden kalktım. Eve gitsem iyi olacaktı. Tam anlamıyla her şeyin bokunu çıkartmıştım. Bunu bir daha yaparsam yanımda en azından birisi olmalıydı. Mesela yakın arkadaşım Esra.. Sonra çıkışa doğru yöneldim. Muhtemelen yarın bugünü hatırlamayacaktım. O kadar fazla içtim ki önümü zor görüyordum. Buna en kısa sürede son versem iyi olacaktı. Sonuçta yaşamam gerekiyordu ve bunun içinde karaciğerime ihtiyacım vardı. Masaların arasından çıkışa doğru yürürken bir kız omzuma doğru sert çekilde çarptı. Dengemi kuramıyordum. Arkama doğru devrildim ve birinin sırtına çarptım. Gerçekten bela oluyordum. Geriye dönerek sırına çarptığım kişiden özür dilemek istedim. Arkama doğru bakmaya çalıştım. Sonra ona doğru döndüm. Bu yüzden bir iki adım ileriye gittim. Tekrar geriye doğru sendeledim. Bu sefer arkamda ki insan halime acıyıp tek eliyle belimden tuttu. Bende omuzlarından tutmak zorunda kaldım. Başım ileri doğru gidip beni tutan insanın göğsüne çarptı. Kafamı bile yerinde tutamıyordum. Beni tutanın yüzünü görememiştim. Üstelik özürüm üstüne bemi yakaladığı için bir de teşekkür etmeliydim. Sert bir göğüse çarptığım için karşımdakinin bir adam olduğunu düşünüyordum, Ve bu adam muhteşem kokuyordu. Omuzları da çok genişçeydi ve bunları düşünerek adamın omuzlarını sıkmış olabilirdim. Yada olmayada bilirdim. Çok sarhoştum. Bence bu adam seksi olmalıydı. Bu kadar yakışıklı kokan biri kesin seksidir diye düşündüm. Yapılacaklar listemden bir şey hatırladım. Tanımadığın biriyle öpüşmek Bence şu an tam vaktiydi. Karşımda ki adamı tanımıyordum. Onu öpebilirdim. Ama önce ona söylesem iyi olurdu. Tacizde etmek istemiyordum. Kendimi parmak ucundan kaldırıp ‘Seni öpeceğim’ dedim. Adam bir şeyler dedi ama duyamadım. Sonra kafamı biraz geriye doğru çektim ve dolgun dudaklarını gördüm. Dudaklarımı yaladım. Uzun zamandır öpüşmek istiyordum. Nede olsa ben bir kadınım ve bazen böyle şeyler ihtiyaç olabiliyor. Biliyorsunuz anlatmama gerek yok. Adamın kokusu ve dolgun dudakları çok seksi duruyordu. Bunun heyecanıyla isteğim daha fazla arttı. Meteyi dövmüştüm. İçkimi içmiştim ve tatlı bir öpücük istiyordum. Hepsi buydu. Çok uzun zamandır dudaklarım kimseyle buluşmamıştı. Bunu hak ediyordum. Kim olduğu umrumda değildi. Sadece gerçekten buna ihtiyacım vardı. Bundan daha iyi bir erkek dudağı görmedim diye düşünerek eğildim ve dudaklarını öptüm. Vay be, analar neler doğuruyor. Ama gözlerimde kapanmaya başlamıştı. Hayır bunun uzun sürmesini istiyordum..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD