bölüm 26

1096 Words

Gecenin serinliği yerini sabahın ince ayazına bırakırken, taşların üstünde yürüyen ayak sesleri yankılanıyordu. Gökyüzünde hafif bir bulut örtüsü; güneş, bulutların arasından çekingen bir ışıkla düşüyordu yola. Ela, sırt çantasını biraz daha omuzuna çekti; alnına düşen bir tutam saçı geriye itti. Baran, yanında sessizce yürüyordu. Gözleri yola baksa da, aklı belli ki başka bir yerdeydi; dudaklarının kenarında derin, düşünceli bir çizgi… Bir süre sessiz yürüdüler. Yolda taşlar, toz ve arada bir rüzgârın savurduğu kuru yapraklar… Ama bu sessizlik, ikisini de rahatsız etmiyordu; tam aksine, bir yere aitmiş gibi hissettiriyordu. --- Baran bir noktada durdu; Ela da adımlarını yavaşlattı. Bir an, nefes bile almadan bakıştılar. Baran’ın sesi kısık, ama her kelimesi ağırdı: “Ela…” Ela, gözl

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD