Gün doğarken taş ocağının önünde buluştular. Baran, elinde harita gibi buruşturulmuş bir kâğıt tutuyordu; üzerine taş duvarlı, küçük bir ev çizilmişti. Ela kâğıda baktı, gözleri doldu. “Burası…” dedi; sesi ince bir nefes gibiydi. Baran, Ela’nın bakışını yakaladı: “Burası bizim evimiz olacak,” dedi; sesi yumuşak, kararlıydı. “Geçmişimiz değil, geleceğimizin temeli.” Ela, başını eğdi; parmakları titreyerek Baran’ın elindeki kâğıda dokundu. “O zaman ilk taşı birlikte koyalım,” dedi. Baran bir an gülümsedi; sonra Ela’nın ellerini tuttu, göz göze geldiler. “Seninle koyduğum her taş, benim hayatımın en sağlam yeri olacak,” dedi. --- İlk gün, duvarın temelini kazarken Baran’ın avuçları taşla, toprakla doldu; ellerinin üstü çizildi. Ela, terini silmek için uzandığında Baran, Ela’nın bileğinden

