Dudakları dudaklarımın üzerindeyken benden önce ani bir hamleyle o geri çekti kendini. Şaşkınlıktan ve biraz da utançtan ne diyeceğim ya da yapacağım bilemedim bile. Zoraki saçma sapan bir tebessüm ile. "Pardon." Gülümsedi benimkine göre daha samimi bir gülümseme. "Pardon demesi gereken kişi sen değilsin çarpan kişi ama oda gözden kayboldu." Kafa salladım doğru söylüyordu. Omzuma dokundu. "Eh hadi seni eve bırakayım akşam aile yemeğin var hazırlan." Olur anlamında kafa salladım ve birlikte arabaya geçtik yanlışlıkla olan öpüşmemize takılmıştı aklım. Öpüşmek denir miydi ona? Onun dudakları benim dudaklarımın üstüne dokunmuştu sadece. İlk öpüştüğüm adamdı Aras ve son öpüştüğüm ta ki bugüne kadar şimdi dudaklarım ona ihanet etmiş gibiydi. Ateş'in nemli dudakları benim kuru dudaklarımla

