Gergindim. Buraya gelene kadar çok konuşmamıştık. Sadece aç olup olmadığımı sormuştu. Aç değildim olsaydım bile gerginlikten açlığımı hissetmiyordum.Tepeye geldiğimizde durmuştuk. Araçtan inmiştim. Hava almakta fayda vardı. Beynime oksijen gitmeliydi bence. Yoksa düşüncelerim bana hata yaptırabilirdi. Hata olup olmadığı göreceliydi ama olsundu. Kalçamı kaputa yaslamıştım. Kerim’de sigara yakmış yanıma gelmişti. Susuyorduk. Neden sustuğumuzu da bilmiyordum. Sigarasını bitirmesini ve söze başlamasını bekledim. Biraz daha konuşmazsa arabaya geçecektim.
“Asya. Buraya neden geldiğimi tahmin edebiliyor musun?” Edemiyorum bebeğim. Aklımdakiler gerçekse ne düşünmem gerektiğini de bilmiyorum.
“Hayır bebeğim.” Ben de az değildim yahu. Çocuğa yanımda bu kılıkla ve ikimiz de ateşle barut gibiyken bebeğim demek.
“Şu kelimenin hoşuma gideceğini söylesen inanmazdım. Ama sabahlara kadar söylesen zevkle dinlerim.” Ay ay ne oluyordu böyle.Durmadım ama battı balık yan gider dedim ve nazlanmaya sırnaşmaya devam ettim.
“Bebeğim, bebeğim, bebeğiimm.” Gülüyordu. Kendine çekmiş sarılmıştı. Saçlarımı öpmüş koklamıştı. Sıcacıktı kalbim. Dört nala koşuyordu.
“Bak şimdi Asya bir şeyler diyeceğim sana ve senden bir cevap beklemiyorum. Bil diye anlatacağım çünkü daha fazla tutamıyorum içimde.” Geliyordu gelmekte olan. Merak etmiştim sustum o yüzden devam etsin istedim.
“İnan söylemek çok zor Asya. Ben son zamanlarda biraz düşünme fırsatı buldum. Seninle aramızdaki arkadaşlığın boyutunun farkındayım. Biz hiç ağabey kardeş olmadık. Olamazdık da zaten oldurmazdım da. Arada kan kardeşimin oluşu ailelerimiz düşüncelerime hissettiklerime engel olsun istemiyorum.” Olmasın Kerim olmasın. Eğer inkar edecek ve arkadaş kalalım diyeceksen hiç başlama çünkü ben artık eskisi gibi bakamam sana.
“Biliyorum Kerim.” Sadece bunları söylemiştim. Devam etmesini bekledim.
“Çok güzelsin lan. Çıldıracağım şu an çekip öpmemek için zor duruyorum. Engel ol Asya istemiyorsan engel ol. Ne senin ne de ailenin gözünden şerefsiz biri olmak istemiyorum. En yakın arkadaşına karşı böyle hisler besleyen biri olmak çok zormuş ama duramıyorum. Aklımdan çıkmıyorsun. İşte, evde, dışarıda bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan.Benim ol istiyorum. Sadece benim ol. Sevgilim ol, karım ol istiyorum. Karım olduğun günleri bile hayal ediyorum Asya . Ben hiç kardeşim olarak görmedim seni. Hareketlerimi hissettiklerimi de düşündüğümde hiç arkadaşça olmadığını anlıyorum. Susma güzelim bir şeyler söyle.” Peki ben bu cümleden sonra ne mi yaptım ?Ya istemezse ya hata yapıyorsam diye düşünmeden ona döndüm ve dudaklarına yapıştım.Baya yapıştım. Hayatımda ilk defa birini öpüyordum. Ve bu en yakın arkadaşım dediğim adamdı. Ailemin evladı olarak gördüğü,ağabeyimin de kan kardeşim dediği güvenip emanet ettiği biriydi. Umurumda değildi. Söyledikleri beni heyecanlandırmış ve inanılmaz mutlu etmişti.Geri çekildiğimde Kerim şaşkın gözlerle bana bakıyordu. Dudaklarına rujum bulaşmıştı. Baş parmağı ile dudağının kenarını siler gibi yaptı, gözlerime baktı. Dudakları kıvrıldı ve ellerini saçlarıma geçirip kendine çekti dudakları dudaklarım ile birleşmeden önce şu cümleyi kurdu.
“Yaktığın kadar yakacağımdan şüphen olmasın güzelim. O dudaklarını da bir ömür bırakmaya niyetim yok”. Bundan sonra dudaklarıma saldırmış ve öpmeye başlamıştı. Öpmek değildi bu sömürmekti. İkimizde acemiydik. İkimizin de ilk öpücüğüydü.Ama sanki profesyonel gibi öpüyordu. Öyle öpmek nasıldıysa artık bilmiyordum. Ama bacaklarım titriyor ayakta durmakta zorlanıyordum. Diğer eli de kalçama gitmiş sertçe sıkmıştı.Ağzını içine inlediğimde durmak yerine daha da hoyratlaşmıştı.Dudaklarının tadı en sevdiğim yemeklerden tatlılardan bile güzeldi.Dili durmuyor ağzımın içinde dolanıyordu.Elleri rahat durmuyordu. Ensemi okşuyordu diğer eli ise kalçamı sıkıp bırakıyor çıplaklığını hissetmek ister gibi daha çok sıkıyordu. Eminim parmaklarının izi çıkmıştı.Biz ne yapıyorduk böyle aman Allahım. Durmak istemiyordum. Nefesim kesilmek üzereydi ama nefes almak için bile durmak istemiyordum. Anlamış olmalı ki dudaklarımızı ayırdı ve bir nefeslik bir mesafe bıraktı.Eli hala kalçamda duruyordu. Hoşuma gitmişti. Oturduğum için yukarı çıkan eteğim ona fırsat sunmuş ince uzun parmakları kalçama baskısını devam ettirmişti. Tenime bu kadar yakın oluşu vücudumu ateş gibi yakıyordu.Gözlerimiz konuşuyordu. Utanmak neydi bilmiyordum.
“Keriimm.” Adını inleyerek söylemem zaten koyu olan gözlerini daha da karartmış birazdan başlayacak öpüşmemizin fitili olmuştu.Dudaklarımız tekrar birleştiğinde aynı hoyratlığı devam ediyordu. Etrafta, gecenin bu kör karanlığında ve sessizliğinde öpüşme sesimizden ve rüzgar uğultusundan başka ses yoktu. Tüketircesine beni öpmeye devam etti. Dişlerinin baskısını alt dudağımda hissettiğimde inlemekten başka bir şey yapamadım. Canımın yanması gerekiyordu ama bundan inanılmaz bir zevk almıştım daha fazlasını ister olmuştum.Bende onun dudaklarını dişlediğimde boğukça inlemişti. Üzerimdeki baskısı , gücü bana zevk veriyordu. Ellerim omuzlarındaydı ama beni ayakta tutan oydu. Tutmasa bacaklarımın beni taşıyacağını düşünmüyordum. Alt tarafımdaki baskı ve sertlik ıslanmama sebep oluyordu. Aklımdan öyle müstehcen şeyler geçiyordu ki. Bunların hiçbiri beni utandırmıyordu. Bir gecede böylesine utanmaz biri olmak şaşırtmıştı beni ama üzerinde durmadım. Öpmeye devam ettim. Sonumuz ne olurdu emin değildim. Sadece emin olduğum tek şey Kerim’in beni bırakmayacağıydı. Nefes almak için ayrıldı dudaklarımdan.Kızarmıştı dudakları. Isırdığım yerlerde dişlerimin izi belli oluyordu.
“Yaktın beni Asya. 15 yaşında ergen çocuklara döndüm. Neler yapıyorsun bana böyle sen.Durdur beni güzelim yoksa sabredemeyeceğim.” Sabretmese ne olacaktı ki. Etmesindi bence.
“Sabretmezsen ne olur ki.” Cidden kedi gibi sırnaşman mı gerekiyor Asya.
“Asya, yapma güzelim dayanamıyorum. Bak çok hızlı ilerliyoruz. Bu gece yatağımda saçların yastığıma dökülmüş bir vaziyette bitmesin. İnan bitmesi için deliyorum ama korkutmak istemiyorum.” Haklıydı. İkimiz de yetişkin insanlardık ve libidomuz fazlasıyla yükselmişti.Hele ki bu zamana kadar hayatlarına kimseye almamış bize de bu kadarı fazlaydı.
“Tamam sustum.” Ne yapacaktım başka susacaktım.
“Şşş susmak yok. Bu gece her şey çözülecek güzelim. İki seçeneğimiz var. Ya benim olacaksın ya da benim. Zorlamak yok ama dudaklarının tadını aldım istesen bile bırakamam.” Haklıydı, konuşmamız gerekiyordu. Bırakmasını istemiyordum.Hatta devam etsindi bence öpmeye. İki dakikada kuduruk biri olmuştum.
“Konuşalım Kerim. “ Utanıyordum, gözlerine bakamıyordum. Çenemden tutup yüzüne bakmamı sağladı. Ve konuşmaya başladı.
“Bak güzelim. Dün gece çok düşündüm uzak durmak, olmaz yapamayız demek istemiyorum. Duramam, ben seni bırakamam. Hislerimden eminim. Sana aşığım Asya. Arkadaş ayağına ben baya baya sana yanıkmışım. Bu beni şerefsiz bir adam yapmaz değil mi ? Sana karşı hissettiklerim beni kötü biri yapmasın. Ben arkadaşıma, ailene ihanet etmek istemiyorum ama sen konu olduğunda gözüm görmüyor kimseyi.” Bir şeyler söylemem gerekiyordu. Dilim tutulmuş gibiydi. O konuşsaydı ben dinleseydim ne olurdu ki. Konuşmam gerekiyordu sanırım.
“Kerim, çok utanıyorum. Sadece pişman değilim bilmeni istiyorum. Sana karşı hislerimin farkında olmama sebep oldu bu gece. Ben de senin kadar yoğunum.Of ne demem gerektiğini bilmiyorum ki. Saçmalamadım değil mi ?”. Rezil etmiştim kendimi. Yoğunum neydi Asya. Çocuk sana ilanı aşk ediyor sen yoğunum diyorsun. Kafasını geriye atıp güldü.
“Yavrum anlıyorum ben seni. Saçmalamadın ayrıca da, çok güzelsin ve çok güzel konuştun.Pişman olman beni üzerdi yalan değil.Şimdi sende duygularından emin olduğuna göre ileriyi konuşmamız gerekiyor.” İleri derken Kerim. Hangi ileri beybisi. Ay diz çöküp evlenme teklifimi edecekti bu adam.
“İlerisi derken Kerim anlamadım.” Gülüyordu. Elleri saçlarımdaydı. Diğer eli kalçamdan belime çoktan geçmişti. Az daha dursa zaten devamı gelecek gibiydi.Bel boşluğumu sıkıp gözlerime baktı.
“Asya ben bugün arkadaşımı öpmedim. Gelecekteki karımı öptüm. Sevgilimi öptüm. Seni her anlamda istiyorum. Yarın Ali’ye söyleyeceğim ondan gizlememi isteme benden. Daha sonra ailelerimize söyleyeceğiz. Kimseden saklamadan ne yaşanacaksa yaşanacak.” Haklıydı biliyordum. Korkmak değildi şuan hissettiklerim ama tedirgindim. Ağabeyim karşı çıkacaktı belki arkadaşlıkları bile zarar görecekti. Söylemese başka birinden mutlaka öğrenecekti bu en kötüsü olurdu.
“Haklısın kimseden saklamak istemiyorum ben de. Sadece ay ne bileyim hızlı değil miyiz şuan.Bir de ağabeyim ile arkadaşlığınızı etkilemek istemiyorum Kerim.” Anlayışla bakıyordu yüzüme. Beni anladığını biliyordum. Ne demek istediğimi bilirdi Kerim. Ciğerimi bilirdi o.
“Sen onu dert etme ben hallederim. Sadece senden emin olmak benim için yeterli. “ Kollarının arasına çekmiş sarılmıştı. Saçlarıma öpücükler konduruyor bir eli sırtımda duruyordu. Diğer eli yine kalçama gitmişti. Rahatsız olmam gerekiyordu sanırım ama asla rahatsız değildim. Kerim böyle kuduruk biri miydi acaba hiç görmemiştim bu halini.
“Gördüğümden beridir kalçanı avuçlamamak için zor durdum Asya. Giymişsin minicik şeyi aklımı oynattın kızım. Rahatsız oluyorsan bile bugünlük olma çekemem ellerimi biraz hissetmem gerekiyor.” Neler diyordunuz Kerim Bey öyle.Yüzüne doğru baktım. Normalde göğsüne gelsem de bugün topuklu ayakkabı giymiş olmam boyuna yaklaşmama sebep olmuştu.Şimdi mırıl mırıl nazlanarak konuşuyordum. Amacım daha fazla kudurtmaktı.
“Hiçte kısa değil Kerim. Hem alış bunlara ben böyle giyiniyorum.” Ellerim yakasında dudaklarına bakarak söylediklerim onu hareketlendirmişti. Kalçamdaki eli baskısını arttırdı ve dudaklarıma sert bir öpücük bıraktı.
“Dolabını yakarım yavrum. Zerre tereddüt duymam yakarım hepsini. Yanımda çıplak gezmen hoşuma bile gider ama benim sınırlarımın dışında kimse bu halini göremez. Kadın kadına olsanız dahi bunlar beni mahremiyet alanımda”. Son cümlesini göğüslerime bakarak kurmuştu.Dolgun değiller desem yalan olurdu. Gayet dik ve dolgunlardı. Sütyen takmasam asla belli olmazdı şuan olmadığı gibi. Kıskanç bir adam olduğunun farkında olduğum için sustum. Anlamaya çalıştım.Söyledikleri utandırmıştı beni ama yine de sustum. Normalde susmayan ben şuan susmaktan başka bir iş yapmıyordum.
“Sonra konuşuruz bunu Kerim. Utandırma beni.” Haklıydım. Utandırmaması gerekiyordu.
“Sonrası yok Asya. Bak ilk kavgamızı yapmak istemiyorum ama dikkat edilecek giyime. Çok yoruldun ve üşüdün eve götürebilirim istersen. Araca da geçebiliriz.” Kollarım üşümüştü. Kerim böyle dediğinde üşüdüğümü hissetmiştim.
“Biraz üşüdüm. Eve gitmek istiyorsan gidebiliriz.” Biraz önce delicesine öpüştük ve sen eve gitmek istiyorsun Kerim mantıklı mı. Bozulduğumu anlamıştı. Güldü ve yanaklarımı avucunun içine aldı öpmeye başladı. Öperken de senin tribine kurban olurum diyordu. Bu kadar nazlı olduğumu bilmiyordum. Yeni yeni fark ettiğim huylarımla baş edememekten korkuyordum.
“Geç arabaya hadi. Üşüdün hasta olacaksın. Geç alalım ifadeni bakalım.” Nasıl diye soracaktım ama vazgeçip arabaya geçtim. Oda bindi ve bana doğru döndü ellerimizi birleştirdi. Avuç içlerimi öptü. Pamuk gibiydim.
“Kerim hala inanamıyorum bu halimize. İnanılmaz mutluyum. Sanki yıllardır senden bu adamı bekliyormuşum gibi hissediyorum.” Gerçektende öyleydi. Mutluydum canım bunu söylemekten utanmıyor çekinmiyordum. Aramızda yıllardır süregelen bir ilişki vardı. Hep en yakın arkadaş demiştik birbirimize ne ağabey ne kardeş. Biz en yakın arkadaştık. Küçükken düştüğümde kaldırıp dizlerimi üfleyen oydu. Yaz gelince canım erik istediğinde ağaca tırmanıp benim için erik toplayan oydu. Topum araçların altına kaçtığında girip almaya çalışan oydu. Bir suç işlesem mutlaka üstlenir beni korurdu. Mahallede benimle oynamak isteyen erkekleri döver uzak tutardı.Her halini bilirdim. Uyurken 2 yastıkla uyumayı sevdiğini bilirdim. Bamya yemeğini sevmediğini, benim gibi ayransız sofraya oturmadığını da. Duştan çıktıktan sonra saçlarını kurutmadığını kışın bile annesine karşı gelip kurutmadan çıktığını bilirdim. Çay içmezse başı ağrırdı mesela. Nadir kahve içerdi. İyi anlaşırdık biz hep aramız iyi olmuştu. Ona belalım derdim ama değildi bilirdim. Kerim hayatımda sahip olduğum en mükemmel adamdı. En yakınım olduğu için şanlıydım ve artık sevgilim olmuştu. Allah mı söyletmişti acaba sevgilim kelimesini. Sevgilimdi ama canım. Öpüşmüştük biz hatta birbirimizi yemiştik desek daha doğruydu. Ellerimi böyle tutarken başka bir sıfata yakıştıramazdım.
“Yavrum senin geleceğin yoktu. Gerçi bende hislerimden biraz geç emin oldum. Sanırım karşılık alamazsam kaybetmekten korktum. Ya olacaktık ya olacaktık Asya. Benimsin artık nasıl ne şekilde olduğunun zerre önemi yok benimsin. Sırada ailelerimiz var. Herkes bilecek en yakın sürede herkes benim olduğunu duyacak.” Fikirlerimizin aynı olması beni mutlu etmişti. Benimsin diye belirtmesi de hoşuma gidiyordu.Sahiplenilmek güzel bir duyguydu. Dibime girmişti yine öpecek miydi acaba. Keşke öpseydi. Dudaklarını özlemiş olmam normal miydi ? Normal olsundu lütfen.
“Artık emin olduğuna göre ne yapmayı düşünüyorsun.” Bu cümleyi kurabilmiş olmak bile büyük bir şeydi benim için.Mantığım hala benimleydi hele şükür.
“Önce herkese duyurmayı sonra seni karım yapmayı yavrum ne düşüneceğim başka.” Ne! Evlilikte nerden çıkmıştı. Tamam yaşımız gelmiş olabilirdi ama yine de erken değil miydi. Bu ilişkiyi yürütemez yapamazsak ne olacaktı peki. Emin olmamız bir ilişkiyi yürütebileceğimiz anlamına gelmiyordu bence.
“Evliliği düşünmek için erken değil mi Kerim.”
“Hayır değil hatta geç bile. Burnumun dibindeki kadını fark etmem yıllarımı aldı Asya daha fazla kaybedecek zamanım yok. Bekleyebiliriz ama olacak olan o. Kendini alıştır güzelim.” Hani yüzüğüm Kerim hani. Bu gece gerçekten inanılmazdı. Daha fazla şaşırmam dediğim noktada dahası ile karşılaşıyordum.Allah sonumuzu hayır etsindi. Öpseydin bir de Kerim ya illa benim mi adım atmam gerekiyor bebeğim.
“Haklısın bebeğim.” Alışkanlıktan demiştim ama Kerim gülmüş fırsat bilmiş ve dudaklarıma yapışmıştı.Öpüşmemiz beni kucağına çekmesiyle derinleşmişti. Baya kucağındaydım şuan. Oturduğum yerde hissettiğim sertlik beni harlıyordu. Ateşimi yükseltiyordu. Kucağına ata binmiş gibi oturmuştum. Elbisem belimde filan olabilirdi. Altımdaki iç çamaşırım aklıma geldiğinde toparlanmak istemiştim. Kerim anlamıştı ama toparlanmama izin vermeden ellerini kalçama koymuştu. Çıplak kalçalarım ve Kerim’in elleri buluşmuş beni sertliğine bastırmıştı.Yüksek sesle inlemiştim. Dudakları boynuma doğru yol almıştı ve emiyordu, öpüyordu.Ben bu hallere nasıl geldiğimizi anlayamıyordum. Memnun muydum fazlasıyla ama fazla geliyordu. Aklımı başımdan alan öpücükler kafamı karıştırıyordu. Ben bunları düşüne dururken Kerim elleriyle kalçalarımı yoğuruyordu. Dudakları göğüs oluğuma kadar ulaşmıştı. Delirmek üzereydim. Adını, durması için seslice inledim ama o yanlış anlamış yada öyle anlamak istemiş ve sol göğsümün dekolteden taşan kısmını ısırmıştı. Morardığına emindim. Acıdığı için ahlamıştım ama Kerim dudaklarını yeniden ısırdığı yere yönlendirmiş etimi emip dudakları arasında ezmişti. Kendimi ona bastırdığımı sonradan fark etmiştim.Çekmeye çalışmıştım Kerim’de artık anlamış olacak ki son kez öpüp geri çekilmişti. Boynuma ve dudaklarıma son bir öpücük kondurmuştu.
“Dayanamıyorum ben. Nasıl bir şey bu böyle seni bırakmak istemiyorum.” Anlıyorum Kerim çok iyi anlıyorum çünkü bende öyleyim şuan.
“Durmak istemiyorum Kerim. Şuan hissettiklerimi daha önce yaşamamış olduğuma, ilkim olduğuna şükür ediyorum. “ Ay ne diyordum ben ne. Bunlar nasıl cümlelerdi böyle kudurtmaktan başka bir işe yaramıyordu.Cümlelerim sinirlendirmişti onu.Kalçamı parmakları arasında ezmişti. Emindim mosmordu şuan.
“Lan! Asya yaşayamazdın zaten. Sikerim öyle işi ben.Of bak delireceğim sokma aklıma şöyle şeyleri.” Batırmıştım en güzel anlarımızdan birini. Nasıl çevirecektim bilmiyordum.
“Tamam sakin ol Kerim hiçbir şey olmadı ben seninim.” Onundum artık bilmesi gerekiyordu. Kendine demişti zaten.
“Benimsin sonsuza kadar hemde.” Son konuşmamız bunlar sayılırdı. Saat geç olduğu için beni yan koltuğa bırakmış emniyet kemerimi takmama yardım etmişti. Eğilip alnımı öpmüş uzun uzun düşünmek için önümüzde zamanımız olduğunu söylemişti. Öyleydi düşünmek için zamanımız vardı. Aracını hareket ettirdiğinde elimi tutmuş ana caddeye çıkarmıştı. İnanılmaz seksi görünüyordu şuan. Dağılmış saçları, şişmiş dudakları, düğmeleri açılmış gömleği ve görünen teni ,göğsü ıslanmama sebep oluyordu. Bence ben kuduruktum başka bir ihtimal yoktu. Ara ara bana bakıyor elimi öpüyordu. Çok geçmeden evin önüne gelmiştik. Bana doğru döndü.
“Yoruldun güzelim. Eve gittiğinde yatıp uyu hemen. Yarın buluşup konuşuruz yine olur mu ?”
“Olur. Duş alıp uyuyacağım zaten. Sende eve git hemen dün gece de gitmemişsin annen söyledi. Geceleri evde ol Kerim.” Korkuyordum dışarıda olduğunda. Ağabeyimden sebep alışmış olmam gerekiyordu ama olmuyordu işte alışamazdım.Sevdiklerim yanımda olmalıydı hep.
“Düşünmek kendimi dinlemek için tepeye çıktım yavrum. İyi ki de çıkmışım baksana kollarımdasın.”
“Olsun çıkma bir daha. Gidiyorum ben sende eve git.” Arabadan inmek için yeltenmiştim kolumdan çekip dudaklarıma sert bir öpücük bırakıp şimdi inebilirsin dedi. Bundan sonra da arabadan sebep ne olursa olsun bu şekilde inmem gerektiğini de bastıra bastıra belirtti bende gülüp öptüm ve hızlıca eve girdim. Ev ahalisi uyumuştu. Annem Kerim’le olduğumu biliyordu. Odama çıkıp duş aldım. Sol göğsüm morarmıştı. Saklamam gerekiyordu. Bu durum mutlu etmemeliydi beni ama mutluydum. O anlar aklıma geldikçe zevk alıyordum.Boynumun hali de pek iç açıcı değildi. Yılların birikimi patlamıştı ve Kerim normalde dikkat edeceği şeyi yapmıştı. Tenimde yer yer morluklar vardı.Sabah kapatırım diyip pijamalarımı giydim. Telefonumu kontrol etiğimde Kerim mesaj atmıştı. Gülümseyerek cevap verdim.
BELALIM: Benimsin güzelim daima benim. İyi geceler tatlı rüyalar.
“Sende benimin sevgilim. İyi geceler öpüyorum”
BELALIM: Sevgilim kelimesini yarın yüzüme söylüyorsun mutlaka. Ben de öpüyorum yavrum.
Son konuşmamız bu olmuştu. Düşünmeye halim yoktu o yüzden uyumak için gözlerimi kapattım. Çok geçmeden uyumuştum zaten.