Barlas'ın Anlatımından Devam Azra'nın saçlarını yüzünden çekip gülümsedim. Hâlâ mışıl mışıl uyuyordu. Ama çok geç olmuştu tabi... Benim gitmem gerekiyordu. Haliyle onun da uyanması gerekiyordu. "Azra?" sessizce mırıldandım, ürkütmeden uyandırmak istiyordum önce. "Güzelim hadi uyan." Kaşlarını çatıp göğsüme daha çok sindi. "Beş dakika daha." diye mırıldandıktan sonra kollarını daha sıkı sardı belime. "Hem bugün pazar. Uyuyalım." "Senin okulun yok ama benim karargaha dönmem lazım. Baban yoksa canıma okur." Aslında operasyon falan da yok ama hazır bulunmamız gerekiyordu mesai saatleri içerisinde. "Gitmesen olmaz mı?" hâlâ gözlerini açmamıştı. "Olmaz güzelim. Seni lojmana bırakırım. Orada uyumana devam edersin." saçlarına bir öpücük bıraktım. "Artık uyanma zamanı küçük hanım." Belli bel

