“Emine, biraz nefes alıp beni azarlamaya biraz ara verebilirsen her bir soruna cevap vereceğim. Bin tane soru sıralayınca ilk sırada ne sorduğunu unutuyorum” diyerek söylenen Defne, neredeyse beyninin yanmak üzere olduğunu hissediyordu. Öyle ki birazdan kulaklarından bile dumanlar çıkabilirdi. Çünkü arkadaşı onu aradığından bu yana bin tane soru sormuştu ve onun bir insan olduğunu atmamıştı. Gerçi bu hızla soru sorulan bir robot bile bir anda mavi ekran verebilirdi. Fakat, arkadaşının bunu pek anladığını düşünmüyordu. Genç kadının, Alpaslan Balkanlı ile odanın içinde konuşmasının ardından tam iki gün geçmişti. O gün, işlerim var diyerek gitmişti ve onu dün birkaç saniye, bugün ise hiç görmemişti. Genç kadın, ona tek kelime söylemese bile iki gündür ne yapacağını düşünmeden edemiyordu. La

