48. BÖLÜM Yanımda kardeşim babamın konağının önünde dururken hem çok mutlu hem de felaket derece de gergindim. Telefonda Dila ablaya durumu izah etmiş test sonucunu söylemiştim. Hem sevinmiş hem de istemsiz korkmuştu. Sözleri hala kulaklarımdaydı. “Kızım, bu çocuk neler etti? Ya yine aynı şeyleri yaparsa?” Bunu yalan yok bende düşünmüştüm ama hali de ortadaydı. Kötülük yapacak mecali kalmamış vicdanı ve kaybettiği sevdiğinin acısı ciğerini dağlamış ruhunu söndürmüştü. Beni düşüncelerimden çıkaran şey elimi tutan Dilşad oldu. “Ben, yapabileceğimi sanmıyorum.” Kaşlarım çatıldı. “Nasıl yani? Yapma Dilşad. Babam bu zamanı hep bekledi. Öğrendiğinde yatağa mahkum kaldı. Bunu ona borçlusun. Hem bana söz verdin.” Tedirgince etrafa bakındı. Sanki kaçmak istese biri tutacak mı diye düş

