* * * “Buna inanmak istiyorum,” dedim kısık bir sesle, içimde taşıdığım tüm korkulara, şüphelere ve acılara inat. Kelimeler dudaklarımdan dökülürken, Fırat’ın güçlü kolları beni sarmaladı. Sanki yıkılan bir binanın harabelerinde tek sağlam kolonmuş gibi, ona sarıldıkça ayakta kalabileceğime inanmak istedim. Kalbim onun göğsüne yaslandığında, attığı her nabzı hissettim. Yaralıydı. Bedeni savaşın izleriyle doluydu ama en çok ruhu kanıyordu, bunu biliyordum. Yine de o an, birbirimize tutunmamızdan başka bir şeyin anlamı yoktu. Tam o sırada Fırat aniden kasıldı. Göğsünden gelen boğuk bir öksürük sesi kulaklarımı yırttı adeta. Gözleri hafifçe kısıldı, ağzını aralayıp derin bir nefes almak istedi ama başaramadı. Yüzüne yerleşen acı dolu ifade, içime bir buz gibi indi. Geri çekildim hemen, pani

