Atilla İlhan Ayaz Gökyüzünde parlayan ay adeta karalığı yırtıp saçıyordu ışıklarını. O'nun cömertçe bahşettiği bu aydınlık nice karanlıkta kalmış bilince aşık oluyordu. Hayat öyle hızlı akıyordu ki hızına yetişmekte zorlanıyordum. Pskiyatri randevusunun üzerinden iki gün geçmiş olmasına rağmen üzerimdeki o yorgunluğu atamamıştım. Fiziksel bir yorgunluk değildi hissetiğim ama sanki sırtımda taş taşımışım gibi zorlanmıştı bedenim. Eses yorgunluk zihnimin derinliklerinde olmasına rağmen bedenime ağır gelmişti. Elimde tuttuğum fırçetı gri boyaya batırdığımda yorgunluktan kolumu kaldıramayınca fırçayı usulca masaya bıraktım. Niyetim gökyüzünü süsleyen ayın güzelliğini tuvalime geçirmekti ama başarılı olamamıştım. Üzerimde tuhaf bir duygusallık vardı. Sebebi yılların birikiminin dış

