Bebeğiniz

866 Words
Emre tekrardan hastaneye gelirken, ben çoktan ayaklanmış ve gitmeye hazırdım bile. Okan "Bebeğin kalp atışlarına acilde baktık. Bir daha bakalım istersen." deyince kafamı salladım. Emre "Kameralarda hiçbir şey yok. Ama polis eve girenin kesinlikle kapıyı zorlamadığını söyledi." diyerek bana bakınca omuz silktim. Cidden hiçbir şey hatırlamıyordum. Ve kesinlikle o ocağı ben yakmamıştım, buna adım kadar emindim. "Direkt kapıyı değiştirttim, her kimse, artık giremez." deyip onun evinde olan çantamı uzattı. "Anahtarlardan biri senin çantanda." "Tamam." diyerek Okan'ın odasına doğru yürümeye başladım. Bir kaç hafta önce sinirle girerek, bağırıp çağırdığım odaya. Şu an, bir kaç hafta ince aldırmak için uğraştığım o bebeğin iyi olduğunu öğrenmek için adım attığım oda. Içeri girince "Detaylı kan sonuçların da şimdi geldi." deyip önce bana sonra Emre'ye baktı Okan. "Sanırım salona taşınmadan önce eterle bayıltılmışsın." Işte bu, deli olmadığımın kanıtıydı. Ayrıca birinin bana bile isteye zarar vermek istediğinin de. "Bu da neden hiç uyanmadığinı anlatıyor zaten." diyerek kaşlarını çattı Emre. Gerilen yüz hatlarından ne kadar sinirli olduğunu anlayabiliyordum, ama yine de sakin kalmaya çalışıyordu. Belki de bulmuştu bile kimin yaptığını çoktan. Sadece, bana söylemek istemiyordu. "Şimdi bir de bebeğinize bakalım." deyince, eliyle gösterdiği yere uzandım. Bebeğiniz... garip gelmişti. Çok garip hem de. Önce o iğrenç yapışkan jeli sürüp, daha sonra aleti karnıma koydu. Bir kaç düğmeye basıp da kalp atışı sesleri kulağıma gelirken, "Keyfi gayet yerinde gibi." deyip aleti çekerek karnımdaki jeli sildi. Hiç tanımadığın, görmediğin, belki de asla göremeyeceğin birinin küçücük bir kalp atış sesi insanı böyle mutlu etmemeliydi. Yanlıştı bence. Birine bağlanmak. Hem de görmeden. Belki asla göremeden. Belki de bundan emin olarak, adın gibi. O aletten çıkan o ses, böylesine hızlandırmamaliydi nabzımi. Böyle mutlu etmemeliydi beni. Ben değil miydim kurtulmam lazım bu bebekten diyen? Neydi o zaman içimdeki mutluluk, yaşıyor diye? Neydi bu sevinç, iki kalp atışına? Belki de annemin yıllarca, anne olunca anlarsın, diye söylediği o cümle bunun içindi. Belki buydu annelik. İçinde hissedigin ilk gün, ondan asla vazgeçemeyecegini bilmek... Kalbindeki o tatlı telaş, yüzündeki gülümseme, gözlerindeki ışıltı. Tam olarak bu muydu annelik? Böyle miydi? Böyle mi başlıyordu? Böyle başlıyorsa eğer, nasıl devam ediyordu acaba? Azalıyor muydu içindeki o his, yoksa her gün, her an biraz daha artıyor muydu dalga dalga sahile vuran beyaz köpükler misali çoğalarak. Belki hiç görmezdim onu. Belki birlikte yapardık ilk örgümuzu. Bunu şu an için bilmem mümkün değildi. Ama bildiğim bir şey vardı. Çok iyi bildiğim bir şey. O, benim bebeğimdi. Her ne olursa olsun. Emre ve benim. Bizim bebeğimiz. Belki ayrı ayrı anilabilirdik emre ile. Ama ortada bebeğimiz varken o ya da ben yoktu. Biz vardık. "Az kalsın..." diyen Emre'ye bakıp sözümü kestim. "Gayet iyi dedi ya, sorun yok." Tamam. Sakin. Ölmek üzere olan bendim. Delirense o. Ne oluyordu yahu? Onun yüzünden olanlar olmuştu bana. Benim delirmem gerekmez miydi? Onu sakinleştireceğim diye, ben sinirlenmiyordum burda. "Bence sorun gayet büyük gibi ama, neyse." deyip ultrason kâğıtlarını bana uzattı Okan. "Şu an önemli olan sizin iyi olmanız." Arabaya binerken, hâlâ elimde tuttuğum kâğıtları torpido gözüne koyunca bana döndü Emre. "Annem onları görürse senin evdekinin yapamadığını yapar, özenle öldürür beni." diye açıklama yaptıktan sonra arkama yaslandım. "O yüzden sende kalsınlar." Yahu her söylediğime sinirleneceksen böyle, işimiz var. "Olur." deyip, benim önüme doğru eğildikten sonra kağıtları alarak ceketinin cebine koydu Emre. "Ben saklarım." Evin önüne gelip de eve girince, "Elbise?" diyen anneme baktım bir süre. Bir de o zımbırtı vardı değil mi? Akıl mı kalmıştı bende? "Istedigim renk yokmuş beğendiğim modelde. Sipariş verdik, gelecek." deyince "Hangi renk?" diyen anneme "Lacivert." dedim. O rengi severdim elbiselerde, annem de bildiği için "Yine mi?" diyerek gözlerini devirdi. Gülümseyerek başımı sallarken, elbisenin lacivert olmasi için dua etmeye başladım. Olmazsa da "Gelmemiş." der geçiştirirdim, yalan söylemeye alışmıştım bu aralar ne de olsa. Kimse benim kadar iyi yalan söyleyemezdi bu ara. Yalan söylemenin ne kadar kötü bir şey olduğunu biliyordum elbette, minik bir çocuk değildim. Doğurabileceği sonuçları ve birilerinin gerçekleri öğrenme ihtimalinde neler olabileceğini de biliyordum. Ama mecburdum. O gece kendimde olsam asla ama asla yapmazdım öyle bir şeyi. Babam... Onun yüzünü öne eğemezdim asla. Ama olmuştu işte bir kere, o güne dönebilsem çeker giderdim oradan. Maalesef ki, keşkeler işe yaramıyordu bu durumda. Resmen ikilemdeydim bu gerçekle yüzleştiğimden beri. Kamyon kullanan uzun yol şoförü gibi hissediyordum kendimi. Geri dönesim vardı, babama her şeyi anlatasım, ama yolu yarılamıştım, bundan sonra daha da kötü olabilirdi her şey. Bir de ara sıra içimden gelen, o kamyonla birlikte kendimi şarampolden aşağı atma isteği vardı içimde, ama araç benim değildi işte. Bu beden sadece benim değildi artık. O bebeğe zarar veremezdim. Günahtı, evet o gece yaptığım şey de günahtı, hem de belki en ağırından... Ama karnımdakinin bir suçu yoktu ki. Onun kalbinin atmasının tek suçlusu bendim, belki de Emre. Ama asla o değildi. Hem... Emre o bebeği bu kadar isterken, onu öldürmek iki değil üç kişinin canına birden kıymak demekti artık. Çünkü görmüştüm... Bebeğin kalp atışlarını duyduğu anda yüzünde oluşan içten gülümsemeyi, ekrana bakarken dolan gözlerini, o gözlerin içindeki parıltıyı. Bana olacakları anlatırken nasıl sinirlendiğini, nasıl endişelendiğini... Onun hayata tutunacak bir dala bu kadar çok ihtiyacı varken, asla yapamazdım. Bile bile kıramazdım onu. O kadar taş kalpli değildim. Kimseye de izin vermezdim bu saatten sonra. Belki günahtı, belki yanlış, belki de çok kötü... Ama günah benim, yanlış benim, kötülük benimdi. Kimseyi zerre kadar alakadar etmezdi bu saatten sonra.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD