17.BÖLÜM:DOĞUM GÜNÜ
LALE
Annem o günden sonra, bir daha kriz geçirmedi.
Çünkü konuşma terapisi başlayan doktor, hızlı ilerleme katetti.Tabi benim desteğimle.
Annem beni her görmesinde güvendi.Güvenince kendini biraz daha rahat hissetti.
Bir kaç gün sonrasında torunlarınıda getirip,onlarla tanıştırınca,önce ağladı.Ama sonra ona her şeyi anlattım ve oda çok sevindi.
Ufak dozda ilaçda başlamıştı doktor.
Ve böyle 2 ay geçti.
Bebeklerim 10 aylık olmuşlardı.
Annemi bugün klinikten eve getiricektik.Doktor artık evdede kalabilir ama yanında bir hemşire refakat etmeli demişti.
Çok mutluydum.Sonunda kendi kanımdan biriyle beraber yaşayacaktım.Yanlış anlaşılmasın.Süreyya babaanne ve Bora benim için bambaşkaydı.Kandan önce canımdılar.Ama insanın kendi kanıda bir başka olmuyor değildi yani.Evlatlarımda kanımdı ama anne bambaşkaydı.
Helede beni kendi terketmemişti.Sırf bu yüzden, beni kaybettiği düşüncesi delirtmişti onu.
Ama şimdi yavaş yavaş sağlığına kavuşuyordu.Bazen az da olsa geçmiş zamana gidiyordu ama krize girmeden atlatıyordu.
Daha çok bana babamı anlattığında oluyordu.
Ama onda da torunlarını görünce,hemen kendine geliyordu.
,,,,,,,,,,,
Annem, eve geleli tam 2 ay geçti.İkizler doğalı da tam 1sene olmuştu.Ve bugün onların doğum günüydü.
Aile arasında kutlayacaktık. Ama Bora'nın arkadaşı Cenk ve benim arkadaşım Aynur'da olacaktı.
Ha birde Faruk..
Ben yokken şirkette, meğer Aynur,Faruk ile baya yakınlaşmış.
İlişkileri baya ilerlemiş ve nişanlanmışlar.
Ben tabi o sıra kendi ailesel sıkıntılarımla uğraştığımdan, ayrıntılara hakim değilim.Ama bir ara Aynur'u kenara çekip ifadesini alırım nasıl olsa.
,,,,,,,,,,,
Tuba'ya yeşil bir gelinlik,Yasire de Yeşil gömlek ve beyaz pantolon giydirmiştim.
Tuba'nın saçında birde Yeşil bandana vardı çiçekli.
Çok tatlı olmuşlardı.
Konseptimiz 'Doğayı korumak'dı.
Etrafta yeşil balonlar ve geri dönüşüm kutuları vardı.
Her ne kadar aile arasında olsada,bir salon kiralayıp,kimsesiz çoçuklarıda yetkililerle konuşup izin alarak,partiye onlarıda çağardık.
Partinin olduğu salonda adım atacak yer yoktu.Birde özel bir gösteri yapması için,bir ekiple de anlaşmıştık.
Parti son hız devam ediyordu.Bir yanda sihirbaz gösterisi izleyen çocuklar,diğer yanda palyaço gösterisi izleyenler.
Herkes çok mutluydu.Belimde bir sıcaklık hissedince arkama baktım.
Bora arkamdan belime sarılmıştı.
Sırtımı onun göğsüne yaslamıştım.
Etrafı izlerken,onun kokusunda huzurum ikiye katlanmıştı.
Boynumu öpüp, yüzünü bana doğru eğdi. Ardından ''Hayatım niye burda tek başına duruyorsun?''dedi.
Ben de Ona doğru döndüm kollarının arasındayken..
''Şu güzellikleri bakıyordum Aşkım! Baksana ne kadar mutlular.Her sene yapalım mı bunu?''dedim.
Arkamı işaret ederek, dediklerimle Bora'nın dudakları tebessüm halini aldı.
O da benim gibi mutlu görünüyordu, bu ortam ona da huzur veriyordu.
''Seni bana verene şükürler olsun.Ne güzel düşündün canımın içi.Neden olmasın.Tabi şuan seni odaya kapatıp, doya doya sevmek istesemde, İkizler hazır uyanmışken,doğum günü partimize devam edelim mi?''dedi.
Bu dediğine kahkaha attım.Ama hemen sonra sustum.Etrafta insanlar vardı.
''Ne duruyoruz,parti başlasın''diyerek kollarından kurtuldum.Ama eve gittiğimizde bu gece kurtuluşum olmadığını biliyordum.
Yasir'i ben,Tuba'yı Bora kucağına aldı.
Pasta'nın olduğu masaya geçtiğimizde, çocuklarda bizi bekliyorlardı.
''Herkes hazır olduğuna göre,başlayabiliriz''deyince Bora,seçtiğimiz doğum günü şarkısı çalmaya başladı.
''İyi ki doğdun,İyiki doğdun
Hep yanımda oldun '' diyerek şarkı eşliğinde pastayı anne baba olarak biz üfledik. Malum daha ikizler 1 yaşındaydı ve onların amacı pastaya saldırmaktı.
Gerisini ekibe bıraktık.Servisi onlar yapacaktı.
Annem,Süreyya babaanne, Cenk ve Aynur'un oturduğu masaya geçtik.
İkizler kucağımızdaydı.Onlara meyvelerini yedirince,bakıcıları gelip,oyun alanına götürdü.Diğer yaşıtlarıyla partinin tadını çıkaracaklardı.Bizde daha sonra yanlarına gidecektik.Zaten oturduğum yerdende izliyordum onları.
Annem ve Babaannem kendi aralarında partinin ne kadar güzel olduğunu ve çocukların nasıl mutlu olduğunu konuşuyordu.
Biz gençlerde bu etkinliği, her sene yapmaya karar verdiğimizle ilgili, daha neler yapabiliriz diye planlamalara başlamıştık bile şimdiden.
Birkaç saat daha sürdü parti.
Ardından aldığımız izin süresi bittiğinden,ayarladığımız servis otobüsü gelince, refakatçi memurlar aracılığıyla, çocukları yolcu ettik.Tabi giderken her birine bir oyuncak ve kırtasiye seti hediye ettik.En kısa zamanda tekrar görüşeceğimizi ve her sene de doğum günü partisi yapacağımızı söyledik.Çok sevindiler.
Müdüre anne zaten beni tanıyordu.Yetimhanedeyken de bana çok desteği olmuştu.Destek olma sırası bendeydi.
Bora'da bu fikrimi duyunca,zaten dünden razıydı.Süreyya babaanne hep eli üstlerindeymiş.Ama benim bu fikrime hepsi ayrı ayrı sevindi,duygulandı ve destek olacaklarını söyledi.
Bora'ya ikizler biraz daha büyüdüğünde,yetimhanede daha aktif olmak istediğimi ve şirkette Faruk ile devam edip edemeyeceğimi sorduğumda, her ne kadar benimle ofis fantezisi yapmayı özlediğini ama arada kaçamak yaparız nasıl olsa deyince kabul etmişti.
Çünkü,çocuklarım büyürken,onları nasıl şefkatle sarıyorsak,ben yetimhanedeyken o şefkate hasret kalarak büyümüştüm.Benim sonum mutlu bitmişti.
Ama o çocukların belkide, benim kadar şansı olmayacaktı.Onlara imkanım varken bu şansı verebilirdim.
En azından maddi ve manevi elimden geleni yapabilirdim.
Parti bitince ikizler yorgunluktan uyuya kaldı.Onları pusetlerine koyup arabaya yerleştirdikten sonra,Aynur ve Cenk ilede vedalaştık.
Onlar kendi arabasına biz kendi arabamıza,annem ve babannemde diğer arabaya bindiler.
Ve günün yorgunluğuyla evimize doğru yol aldık.Tabi Bora ve benim için, gece yeni başlıyordu.