Başlangıç!..
Aşık oldum, dibine kadar hemde.. hem de en beterinden yaşadım aşkı ve sonuç!.. kucağımda kocaman, üstelik benliğime sığamayacak kadar kocamanından bir ihanet var şimdi..
Onlar evlenirken, tüm bu kepazeliği uzaktan izleyen bir hiçim gen şimdi sadece..
Öyle miyim gerçekten, artık bir hiç miyim yalnızca?
Kaçtım ordan.. koşabildiğim kadar koştum hiç durmadan ve buldum kendimi onun kapısında..
Açtı kapıyı!.. baktı bana. Ziyan olmuş hayallerimden geriye kalan enkaza acıyan, hayır!.. hayır!.. vicdan, merhamet kalbi güzel insanların işidir!.. ama şeytan ve onun soyundan gelenler acımak nedir bilirler mi ki? Elbette bilmezler! Sormak, sorgulamak ve hatta düşünmek bile hata!
Hayır.. belli, besbelli işte!.. acımayan, hatta tiksinen gözlerle baktı.
“Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkânıdır ha güzellik?" dedi yalın yüzsüzlüğü ile.
Doğru mu söylüyordu? Öyle mi oluyordu şu an yani?
Ardına kadar açtığı kapının önünde, elleri bol pantalonunun ceplerinde öylece bakıyordu Sare adındaki bu enkaza..
O kapıdan girersem eğer, çok iyi biliyordum ki, dönülmez yollara çıkacaktı tüm sapaklar.. ve ben, işte bundan ölesiye nefret ediyordum.
“İlacın benim!.. daha ne düşünüyorsun?”
“Sen benim zehirimsin!.. ve ben o zehiri bir daha içmem, içemem!”
Kulaklarımda rahmetli annemin sözleri çınladı bir anda.
“Bu eğri yoldur, ahanda bu da doğru yol kızıım!.. ne ola ki senin bu ünlü olma sevdan, zenginlerin peşinde düşüp kakmaların.. evlenilecek kız ol anneem! Eğlenilecek kız değil!”
Annem hep öyle bildi beni.. oysa ben ünlü olmayı ya da zenginlerin peşinde koşmayı istemedim.
Üniversitede felsefenin tadına doyulmaz o engin denizinde yüzmeye başlamıştım. İyi bir öğrenciydim, başarılıydım. Tek bir amacım vardı ve o da akademisyen olmaktı.. ama olmadı, oldurmadılar işte.. kuytulardan kulağıma çalınan aşkın fısıltıları, yaktı kavurdu beni. Henüz on sekizindeydim ve cahildim işte. Dediğim dedik, çaldığım düdüktü ama.. aması var işte!
Gözlerimden sicim gibi boşalan yaşlarımı tüm hırsımla ellerimin tersiyle sildim.
Duyan kulakların aşina olduğu o şuh kahkahamı attım ve arka cebimden çıkardığım sigara kutumdan sarma bir sigara çıkardım. Titrek ellerim, dar kotumun diğer kıç cebine gittiğinde, gözlerimin önünde bir çakmaktan çıkan alev vardı artık.
“Ateşimle yan!”
“Ölürüm daha iyi!”
Kendi çakmağımla yaktım sigaramı ve içime içime çektiğim o zehir dumanı, gözlerimden gözlerini ayırmayan en büyük hatamın yüzüne soludum.
“Tez zamanda ölmen dileği ile!..”
Uzadım ordan.. boş sokaklarda dolaştım. Yanıma yanaşıp, “ne kadarlıksın?” diye soranlara orta parmağımı gösterip, arabasının tekerini tekmeledim.
Gittiğim istikamet belliydi!.. pekiya sonum?
* * *
Benim adım Sare!.. namıdiğer Selmoş!.. eskortların prensesi.. beni ordan çekip alan, deli bir aşkın kucağına atan ve sonrasında..”
* * *
Devam edecek..