Urgan!..

896 Words
Birkaç gün sonra.. Saatlerin can çekişircesine birbirini kovaladığı, benim için ise artık hep sıradan geçen günlerden bir gündü yine ama, günün ebedi ve ezeli aşkı, akşam vaktiyle buluşmasına az bir zaman kalmıştı. Ahşap doğraması boyasız geniş camın önünde, boğazın serin sularını izlerken bu iki sevgilinin bir araya gelmek için yaşadıkları o heyecana inat, sürekli hissizliğim ile olanı biteni dilsiz bir seyirci gibi izliyordum yine. Tatlı bir kızıl rengindeki elbisesini yine hiç çekinmeden giyinmiş ve göz alıcı ateş topu şeklini almış olan güneş, hiç utanmadan olanca pervasızlığını sergileyerek, denizin gökyüzü ile temaşa halindeki ufuk noktasına inmenin ve o ikisinin sevdasına çelme takmanın derdindeydi işte yine.. her akşam vakti hep yaptığı gibi. Doğadaki bunca heyecan, acele niye ki? Nedir sizi böyle her gün buluşmaya iten sebep? Sen Güneş!.. Bir gün doğmasan ya da akşama kavuşmasan ne olurdu sanki? Dedikleri gibi kıyamet mi kopardı?”Saçmalıyorsun!..” dedi, hayata küskün kalbim! “Cevabını seninde bildiğin bu sorularla, yine kendinden geçtin eskimiş felsefeci!” dedi aklım yine benimle dalga geçercesine. Ve ben; her sorunun iyi veya kötü, az ya da çok cevabını bilen ben, işte sadece tek bir soruya yanıt bulamadım.. bu saatten sonra da bulacağımı sanmıyorum. Vakit artık çok geç!.. Aklımın çeperlerinde sinsi bir yılan gibi dönüp dolaşan ve can hıraş beni baştan çıkarmak için ruhumla mücadele eden o isteği gerçekleştirmemek için beni engelleyen neydi bilmiyorum. Korku mu? Hiç sanmıyorum. Korksam zaten bunu düşünmezdim ve delicesine bir hevesle bunu yapmayı istemezdim. Belki bir gün olur ve bana günah çıkararak, “Affet beni! Hırsımdan, sana olan öfkemden yaptım herşeyi.. aslında seni deli gibi sevmiştim,” diyeceği umuduna sarılmak mı?Geçmiş ola artık! Onu affedebilmen için umutlarında tükendi sende be kızım!.. Hayır, hayır!.. Kesinlikle bu da değil!.. Ahh!.. Biliyorsun kalbim ve sen çok zeki gçinen aklım!.. sende biliyorsun cevabı.. her şeye, sana yaptıklarına rağmen son bir kez onu görmek. Hem de aslında onu görmek istediğin için kendinden daha çok nefret ederken onu görmeyi istemek. İşte bu delilik halidir seni yapacağını yapmaktan alıkoyan, ama ne zamana kadar, ya da bir daha eskort olmak istemediğin gerçeğini bilmektir ha ne dersin Sare? Çok yorgunum çok!.. ve de çok karmaşığım.. Günlerdir düşüncelerimi ele geçiren o isteği yerine getirmenin vaktidir artık. O halde son bir sigara içmekten seni ne alıkoyabilir ki? Cam sehbamın üstünde duran paketime baktım ve adeta yaşadıklarımın ağırlığını taşıyan sürünen adımlarımla, sehbanın yanına doğru ilerlemeye başladım. Hah!.. Tek bir dal sigara kalmış meğer. Gülümsedim yüreğimin dostu olmuş acımla. Uzanıp paketten sigarayı çıkardım ve titreyen dudaklarımın arasına yerleştirdim. Çakmağı almamla sigaramı yakmam uzun sürmedi. Ruhuma için için işlemiş sevdam yine düştü aklıma ve o sevdanın ağırlığına eş, ağır gri dumanı içime çektim. Bitmesini hiç istemediğim bu sigara nedendir bilinmez, ömrümde yediğim en leziz yemekten daha güzel geldi. Parmaklarım ve dudaklarım arasında gidip gelerek yolculuğunu tamamlayan sigaramın hafif ezilmiş ve ıslanmış beyaz izmaritini küllüğe bastırdım. Artık daha fazla beklemenin bir anlamı yoktu. Yatak odama doğru git gide hızlanan adımlarla ilerledim ve kapalı olan kapısını sonuna kadar açtım. Günlerdir beni bekleyen tavanda hazırladığım ilmeğe baktım. Ölümüme beş kala, birazdan boynuma geçireceğim kenevir urganla bakıştık bir süre. Nasılda düşünerek hazırlamıştım kendi idam sehpamı. Şimdiden olacakları biliyordum!.. Günler sonra dairemden apartmana sızacak olan cesedimden yükselen çürümüşlük kokusuna, elbette birileri kayıtsız kalmayacaktı ve belki de ilk iş, yöneticiye sonrasında da polise haber verilecekti. Gelen polisler, önce kapımı çalacaklar ve gelen giden olmayınca da, büyük ihtimalle kapısını kırdıkları dairemden içeri girecekler. Burunlarına çarpan o kokuyu hemen tanıyacaklar ve onu takip ederek yatak odama girecekler. İpin ucunda sallanan cesedimi bulduklarında ise, hemen olay yeri inceleme ekibi de dahil olacak bu ölüm serüvenine, ve ben.. gittiğim cehennemden olanı biteni ağlayarak izleyeceğim. Elbette cehennem zebanileri izin verirse.. Derler ki intahar edenin yeri cehennemmiş. Allah’ın verdiği canı yine ancak O alabilirmiş. Doğrudur, buna hiç itirazım yok ki. Bana da biçtiği ölüm şekli bu diye kendimi kandırıyorum işte. Ben yüreğimde yine onun yarattığı bir kula duyduğum ve bir zamanlar karşılıklı hissettiğimizi sandığım, ama aslında tek kişilik sevdamla göç ediyorum bu dünyadan. Varsın “aciz” desinler kızsınlar bana, ya da “Vah vah ne derdi vardı ki bu garibin?” diye acısınlar talihsizliğime. Bunların hiçbiri umrumda değil ki!.. bildiğim tek şey, bu sevdanın benim lanetim olduğu ve acı olan şey ise o, asla bilmeyecek onu aslında sandığından çok daha fazla sevdiğimi. O, hayatımı mahvettiğini bilmesine rağmen, son karşılaşmamızda söylediklerimle beni aslında çok büyük cesaret isteyen intahara sürüklediğini hiç bilemeyecek. İşte ona bu zevki tattırmadığım için de bir yanım mutlu. Nefret ile aşk, ikisi de çok güçlü duygular ve ben artık bu dehşet saçan ikiliyi yorgun, kırgın, kızgın yüreğimde taşıyamaz oldum. Şimdi sona ermesi gereken bu hayat, aslında biteli çok olmuştu ve artık sıra, bir ipin ucunda verilecek olan son nefeste!.. Şimdiye kadar hiç olmadığım kadar etkisi altına girdiğim kararlılığımla, ilmeğin hemen altında duran sandalyeme çıktım. Kalbim göğsümde kuş gibi çırpınmaya başlamıştı. Elli kilo ağırlığı çok rahat taşıyacağını öğrendiğim kalın çengele bağladığım urganla hazırladığım ilmeği tuttum ve başımı içinden geçirdim. Boğazıma değen ipin dokusu tenimi kaşındırdı ve buna sinir olduğuma inanamadım. Artık yapmam gereken tek bir şey kalmıştı. Son kez, odamın geniş camından görünen kızıl renge bürünmüş gökyüzüne ve onun yansımasıya tatlı bir renk almış denize bakarken gülümsüyordum. Tek ayağımı havaya kaldırdım ve derin bir nefes aldım. Dudaklarımdan son kez dökülen, “Hoşça kal hayat!” cümlesi oldu. Kulaklarımda, devrilen sandalyenin zemine çarptığı andaki çıkardığı patırdı asılı kaldı. İpin ucunda çırpınmak ne feciymiş meğer. Bu kadar zor muydu can vermek? * * * * *
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD