“Ben anlamadım.”dedim bakışlarımı arabanın camından çekip Kerim’e çevirerek. VIP bir arabada arkada oturuyorduk. Önde bir şöför ve Kerim’in adamlarından biri vardı. Sanırım bu şöför Mert’in adamıydı. “Nasıl yardım edeceğim sana? Ben silah bile kullanmadım hiç…” dediğimde sesim sona doğru kısılmıştı. Kerim bana bakarak gülümsedi. “Sen sadece adamı bana çekeceksin. Gerisini ben yapacağım.” Ne kadar rahat bir beyni vardı bu adamın böyle. Gevşek. “Ama nasıl? Tanımıyorum bile adamı.” “Tanıyorsun.”dediğinde kaşlarımı çattım. Tanıyor muyum? “Nasıl tanıyorum.” “Kenan Kalkan.” “Ne?”dedim şaşkınlıkla. En bilindik yemek markalarından birinin sahibiydi. Reklam işleriyle bizim şirket ilgileniyordu. İş adamı değil miydi o adam? Neden onu öldürecek? Ve neden Kenan mafya işine girdi? “Şaşkınke

