Yine çoğu zaman olduğu gibi muzip gülümsemesi yüzüne yayılan Devran ''yapana değil yaptırana bakacaksın canım'' diyerek arabanın arka koltuğuna yöneldi. İçinde iki soğuk sandviç, mevsim meyveleri, soğuk içecek ve bir demet papatyanın unutulmadığı bir piknik sepeti çıkarıp Ahu'ya taraf salladı. ''hadi şimdi bana güzel bir yer için yol göster bakalım aşkım.'' Ahu ne kadar sevinse de ''herkes çalışıyor ben oturup piknik mi yapacağım? Sınava bu kadar az süre kalmışken.” demeden duramadı. ''Onları düşünecek durumda değilim, bence sende olma! Leb demeden leblebiyi anlayan senin sadece göz gezdirmen yeterli zeka küpü aşkım benim. Bırak onlar uğraşsın dursun.'' “Sen geç dalganı bakalım Devran efendi. Eğer okul uzarsa görürsün sen.” Ahu, oturacak kuytu ve güzel bir yer gösterirken, Devran konu

