"Hazırız!"

1643 Words
gibi uçuk hayalleri bırakalı yıllar olmuştu... Bunların hiçbiri olmasa bile hatta ve hatta birbirlerinin suratlarına dahi bakmadan kavga etmeseler yeterdi ona... Çok şey mi istiyordu? Annesinin bağırışı bir kez daha sokakta yankılandığında çok şey istediğini fark etmişti. "Osman gel buraya!" Babası da adı gibi emin olduğu bıçaktan ve annesinden kaçarken geri cevap vermekten geri durmamıştı. "Kapa çeneni!" Birbirlerine âşık olmadıklarını anlamıştı Eslem. Âşık olan insanlar böyle yapmazdı. Peki o zaman Eslem'i annesi neden dünyaya getirmişti? Çile çeksin diye mi? Sonunda kavga ve bağırış sesleri bittiğinde etraftaki dağınıklığın toplanma sesi gelmişti. Yarım saat daha kapının önünde oturma kararı alan Eslem saçında ki lastiği çıkarıp gitar teli gibi kullanarak bir şarkı mırıldanırken zamanının nasıl geçtiğini anlamamıştı. Sonunda bütün sesler kesildiği zaman ayağa kalktı ve kapıda ki yerini aldı. Birazdan annesi ve babası bu kapıyı açacak ve hiçbir şey yokmuş gibi suratına bakıp yanından geçip gidecekti. Sonrada her biri günü başka bir yerde doğuracaklardı. Bir kaç dakika sonra açılan kapıdan çıkan babası kızının suratına bakmazken annesi de aynı şekilde davranmış ve yanından geçip gitmişti. Onlar arabalarına binip uzaklaşırken Eslem arkalarından mırıldandı. "Sorduğunuz için teşekkür ederim. Günüm berbattı! Beni bu kadar umursamanız gözlerimi yaşarttı. Tabi, tabi ki gidebilirsiniz. Ben evde sizi yalnız başıma beklerim... Her zaman olduğu gibi." *** Merdivenleri bir bir atlayıp aşağı inen kız üzerindekilere baktı. Ayağında beyaz tavşanlı pandufları, üzerinde mavi tavşanlı mini bir şort vardı. Onun üzerinde de göğsünün hemen altında biten beyaz yarım bir tişört vardı. Üzerine de ki mavili beyazlı kapüşonlusunu geçirmiş ve saçlarını tepeden gevşek bir topuz yapmıştı. Televizyonu açarken kapının çalması ile oturduğu yerden kalktı ve sipariş ettiği pizzanın geldiğini anlayarak yanına para aldı. Koşarak kapıyı açtı. Kapıda pizzacıyı görmeyi beklerken Bengi'yi gördü. Suratına kocaman bir gülümseme yerleştirerek arkadaşına sarıldığı sırada Eslem'in dikkatini elinde ki pizza çekmişti. "Bakma öyle kapıda ki pizzacı çocuk çok yakışıklıydı bende senin seksi tavşanlı pijamalarınla olacağını bildiğimden çocuğun görmesini istemedim. Öpücükle para işini hallettim." Suratında Munzur bir gülüş oluşurken Eslem'in ağzı balık gibi açılmış ve 'O' harfini almıştı. "Sana inanamıyorum Bengi! Bunu nasıl yaparsın?" "Of Eslem sanki sen yaptın ya! Bir şeyinde iyi yönünden bak." Kaşlarını çatan Eslem, “Neymiş o iyi yön?" Diye sormuştu aksi bir şekilde. "Ne olacak kızım. Beleş pizza hadi geç içeri!" Bengi'ye suratını buruştururken onun ittirmesi ile içeri doğru yürümeye başladı. Ve tabi içeri doğru yürümeden önce herhangi bir pizzacı atağına karşı kapıyı üç dört kere kilitledi. "Koş hamarat kız kola getir!" Bengi'ye kaşlarını çatarak baktıktan sonra, "Pizzayı sen aldın madem bardakları da sen al." Bengi'nin bu huyuna çok kızıyordu. Her önüne gelenle öpüşüp yatabiliyordu ve bu durum... İğrençti! Kafasını sağa sola sallayarak içeri geçen Eslem'in hemen peşinden Bengi'de gelmişti. "Of Eslem ya! Sende var ya, bakire İhzara olarak ölmeyi mi hedefliyorsun anlamadım ki? Yaşa hayatını!" "Hayır bakire olarak ölmeyi planlamıyorum ama en azından evlendiğim adama kendimi saklamayı planlıyorum. Hem... Hem önüne gelenle öpüşüp, yatmak... Öğk!" Eslem'in kusma hareketine karşı kahkahalarla gülen Bengi doldurduğu kola bardaklarından birini kendi önüne diğerini Eslem'in önüne ittirmişti. Sonra da pizza kutusunun kapağını açarak içinden bir tane aldı. Karışık New York pizzanın kokusu burnuna dolarken bir dilim alarak ağzına attı. Her ne kadar kendinden ters olan arkadaşına bazen gıcık kapsa da onu seviyordu. Çünkü tek dostu oydu. "Eslem iki gün sonra yeni yıla gireceğiz." Kafasını sallayan kız yemek yerken omuz silkti. Yeni yıl için heyecanlanmanın lüzumu yoktu. Çünkü her yıl ailesi başka kişilerle yeni yılını kutlarken o evde tek başına yatıyordu. Bu yılda öyle olacağını bildiğinden sesini çıkarmadı ve ikinci dilim pizzasına geçti. "Kızım hiç heyecanlanmıyor musun? Yeni yıl diyorum ya!" "Nesine heyecanlanayım Bengi? Annem yok! Babam yok! Arkadaşım yok! Farkındaysan ben her yeni yılı evde Toni Braxton dinleyerek geçiriyorum!" "Ama ben sana benimle gel diyorum, sen gelmiyorsun!" Bengi'ye ters bir bakış attıktan sonra eline kumandayı alarak kanallarda gezinmeye başladı. Her kanal da yeni yılla ilgili bir şey çıkıyordu ve sanırım Eslem yılbaşı programı izleyerek girecekti bu yıla. Hiç yoktan diğer yıllardan nazaran biraz daha eğlenceli olacaktı... Yılbaşı programı ile... Yeniden omuz silkerek çıkan bir korku film kanalında durdu ve izlemeye başladı. Alışmıştı artık yeni yıla yalnız girmeye... Aslında Eslem hem yetim hem de öksüz gibiydi. Ailesiyle yaşıyordu ama bu yaşadıkları anlamına gelmiyordu. Yan yana geçirdikleri tek güzel an doğduğu andı sanırım ki ondan bile emin değildi. Bir an durdu ve düşündü ve hiç güzel bir anısı olmadığına kanaat getirdi. Sanırım hayat onun omuzlarına taşıyabileceğinden fazla yük yüklemeye kararlıydı. Ne olduğu hakkında bir fikri olmadığı filmi değiştirirken belki de milyonuncu kez izlediği filmin jeneriği akmaya başladı. Titanik... Bu filmde yaşanan aşk o kadar derindi ki bazen düşünüyordu Leonardo DiCaprio'nun canlandırdığı kadar fedakâr ve derinden seven bir âşık olabilir miydi? Ya da öyle bir adam bu şanssızlıkla karşısına çıkar mıydı? Düşüncelerinden bir çığlık sesi ile kurtulurken sebepsizce çığlık atan arkadaşına ve elinde ki laptopuna baktı. "Bengi derdin ne senin?" "Eslem! Kızım uç buraya hemen!" Bengi'nin telaşlı sesine nazaran yavaş bir şekilde yerinden kalkan kadın uyuşuk bir şekilde arkadaşının yanına gitmiş ve yanına oturmuştu. "Geldim, ne var?" "Bak şuna!" Heyecanla elinde ki laptopu kızın kucağına bıraktığında heyecandan elleri titriyordu. Ona uzaylı görmüş gibi baktıktan sonra ya sabır çekip önünde ki laptopa döndü ve arkadaşına çığlık attıran bu önemli (!) yazıyı okumaya başladı. SEÇMECE GELİN YARIŞMASI Kızların gözdesi Yağız Aras'a gelin olmak ister misiniz? O zaman yapmanız gereken çok basit, iki gün sonra Aras malikânesinde olun ve Seçmece Gelin yarışmasına katılın! KURALLAR; 1. İyi aile kızı olmak ilk ve kesin kuraldır! 2. Yarışma süresi boyunca bizim ayarladığımız evde kalmak zorundasınız! 3. Yarışmayı kazanmak için 100 puan biriktirmek zorundasınız! 4. Yarışmanın ilk etabında beş puan alamayan yarışmacı elenecektir! 5. Yarışmaya sadece yirmi gelin adayı katılabilir! Yarışma Süresi: Bir Ay! Evet kızlar bu kurallar size uyuyorsa ve bir Aras gelini olacağınıza inanıyorsanız yukarıda da dediğimiz gibi iki gün sonra sizleri Aras malikânesinde yapılacak olan ilk mülakata bekliyoruz! Heyecanı hala dinmemiş olan arkadaşına baktıktan sonra, "Ne var bunda?" diye ters bir şekilde sormuştu. "Ya nasıl ne var kızım?" Ya düşünsene Yağız Aras'ın karısı olduğunu... Ya da sen düşünme çünkü Yağız Aras'ın karısı ben olacağım!" Kaşlarını kaldıran kız, "Birincisi Yağız Aras'ın karsı olmayı aklımın ucundan bile geçirmedim. İkincisi sen istesen de bu yarışmayı kazanamazsın çünkü bakire değilsin ve üçüncüsü benim asabımı bozma!" Ayalı bir şekilde arkadaşına baktıktan sonra, "Birincisi istesen de aklının köşesinden bile geçiremezsin buna ben izin vermem. İkincisi bakire olmamam sorun değil. Yağız'ı kendime âşık ettiğimde bunu umursayacağını düşünmüyorum. Üçüncüsü asabın bozulursa ne yapayım." "Bengi kalk git şuradan! Bozma benim sinirlerimi!" "Ya tamam tamam kızma." Bir işi düştüğünde sinirini bile yutabilecek bir kızdı Bengi ve Eslem onun işinin düştüğünü anlamıştı. Ama yine de dayanamayarak sarıldı ve "Ne istiyorsun?" Dedi. "Beni iki gün sonra o eve götürür müsün?" İki gün sonra yılbaşı olduğunu bilen kız evde yılbaşı programı izlemek yerine Bengi'yi götürmenin daha mantıklı olduğuna karar verdi ve kafasını salladı. En azından metrobüste yalnız olmayacaktı... 2 GÜN SONRA Yatağında geniş bir şekilde yayılmış olan Eslem bir kolunu yastığın altından geçirmişti. Diğerini kafasının yanına koyarken yatakta çapraz bir şekilde yatıyordu. Bacağının birini 'V' şeklinde kırmış ve dizine yaslamıştı. Bilmem kaçıncı uykusunu çekerken kapı yıkılacak gibi çalıyordu. "ESLEM!" Eslem homurdanarak burnunu kaşıdı ve tatlı uykusuna devam etmek için kafasının yönünü değiştirmişti ki kulağına ulaşan zil ile bu hayal oldu. Suratını buruşturarak kafasını yastıkların altına gömdü ama buna rağmen o sinir ses kulaklarına ulaşıyordu Homurdanarak yatakta yuvarlandı ve yere çakıldı. Yeniden homurdanarak yerden kalktığında arkadaşını öldüreceğini biliyordu. Aşağı inerken göbeğini kaşıyor ve ağzını kocaman açarak esniyordu. Sonunda kapının yanına ulaştığında kafasını kapının kenarına yaslayarak kapıyı açmıştı. "Eslem!" Arkadaşının cırtlak sesi ile yüzünü buruştururken, "Ne var?" Anlaşılmaz bir şekilde ağzının içinden bir şeyler gevelerken kapının önünden çıkarak içeri geçmişti. Cidden uyuması gerek durumlar vardı! Kendini koltuğa attığı sırada Bengi'nin sesini bir kez daha duydu. "Eslem! Uyuyamazsın!" "Biri şu kızı susturabilir miydi? "Git başımdan!" Kafasını yumuşak yastığa gömerken tek istediği yarım kalan uykusuna devam etmekti. "Eslem beni Arasların evine götürecektin." Onu uyutmayacağına emin olduğu arkadaşına son bir şans baktı. "Beni uyutmayacaksın değil mi?" "Aynen öyle! O yüzden kalk hazırlan!" Hay kabul ettiği güne! Oflayarak yerinden kalkan kız tek gözü açık tek gözü kapalı bir şekilde merdivenlerden çıkarken de sövmeden edemiyordu. "Saat kaç?" "On bir. Hadi be! Geç kalacağız!" "Kapa çeneni!" Sabahın köründe insan uyandırılır mıydı ya? *** Evin önünde durduklarında arkadaşına döndü. "Bengi emin misin, kendini bu şekilde küçük düşürmek istediğine?" "Küçük düşürmek mi? Neden küçük düşürecekmişim?" "Yani..." "Konuşma Eslem! Bu benim kararım lütfen..." Kafasını sallayan kız arkadaşına sarılırken, "Hadi koş bakalım, bende hemen gideyim... Dondum!" Ellerini sallayarak içeri girerken az önce adımlarını basarak iz bıraktığı karların üzerinden yürümeye başlamıştı. Birden ne olduğunu anlayamadan kolundan sürüklenirken kafasını çevirmeye bile vakti kalmadan kendini evin içinde bulmuştu. Birden 'şlak' diye kapı suratına kapandığında ise şok geçirmişti. "Eslem?" Bengi yanına geldiği zaman şaşkınlıkla kafasını ona çeviren kadın bir şey söylemeden bakıyordu. "Eslem burada ne işin var?" "Bilmiyorum Bengi birden buraya çekildim!" "Nasıl ya?" "Hiçbir fikrim yok..." "KIZLAR!" Bir kadının sesi ile herkes susarken Eslem bir adım öne çıktı. "Şey ben çıkabilir miyim?" "Nedenmiş?" "Ben buraya biri tarafından çekildim yani yarışmacı değilim." "Kusura bakmayın küçük hanım bu kapıdan giren herkes yarışmacıdır ve bir ay boyunca bu evden çıkamaz!" Ağzını şaşkınlıkla açan Eslem, “Nasıl ya?" Diye isyan etmişti. "Nasılı falan yok küçük hanım bu yarışmaya katıldıysan bu evden çıkamazsın!" "Ama isteyerek katıldım demiyorum! Biri beni çekti!" "Olabilir!" Sıkıntılı bir nefes veren kız ne yapacağını bilmiyordu. Kadının da dediği gibi duyuru da bunların hepsi yazıyordu fakat o buraya isteyerek gelmemişti ki? Sonra birden durdu. Madem bu yarışmadan çıkamıyordu o da elenirdi. "Peki, her şeye peki de benim hiç kıyafetim yok! Bu yarışmaya katılmayı düşünmediğim için bavul hazırlamadım." "Ay sen merak etme ben seni oğluşumla yollarım toplar gelirsin." İçlerinden birinin sesi duyuldu. "Yağız Aras'la neden gönderiyorsunuz? Bu kural dışı değil mi?" "Kurallara böyle bir şey yazdığımı hatırlamıyorum. Ayrıca bu size eksi bir puan olarak geri dönecek! Terbiyesizlik kabul edemem!" Kız susup yerine geri çekilirken kadın yeniden Eslem'e döndü ve bariz bir şekilde ona bakarak, "Eee? Oğluşumla tanışmaya hazır mısın? Iıı! Pardon hazır mısınız?" Eslem hariç herkes tek bir ağızdan bağırdı. "Hazırız!"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD