Zeynep, buraya kadar nasıl geldiğini anlamamış . Olan biteni idrak etmekte zorlanıyordu..Şimdi bu odada, yatağın üzerinde duran gelinliğe baktı.. Elbette giymeyecekti o gelinliği.. Ne olursa olsun , ölse de giymeyecekti o gelinliği..
"Allah'ın manyağı.. Kendisi ile evleneceğimi sanıyor"
O ruh hastası, ailesinin felaketi olan adam ile evlenmektense ölmeyi yeğlerdi
**
Hulusi eve öfkeli ve sert bir şekilde hışımla girer. Karşısında Ömer'in dikilir yaşlı adamın.. Bastonu ile yere vurur.. Hulusi, Ömer ile yine karşı karşıya kalmıştı. Üstelik bu davada beraberdi. O babasının, Hulusi ise kardeşinin intikamı için birlik olmuştu. Şimdi ise, değer verdiği tek yeğeni düşmanı olan adamın kızı ile evlenecekti. Korkunç bir şaka ile yüz yüzeydi artık
"Bana hemen bir açıklama yapıyorsun genç adam, ne demek oluyor bu"
Ömer , beklemiyordu amcasını .. En azından şimdi gelmesini beklemiyordu.. "Bir planım var amca, bana güven ve karışma işim"
"Kamilin kızı ile evlenip, nasıl bir plan kurmayı düşünüyorsun. O adam senin babanın katili. Sen babanın katili ile evleniyorsun. Ömer, sınırları çok zorluyorsun"
"Amca" uyardı Hulus-iyi.. “Benim bir bildiğim var, sana karışma dedim”
"Ömer" dedi kükreyerek.. Korumalar korku ile gözlerini açtı.. Ömer gayet normal karşılıyordu bu durumu.. "Bana bak Genç adam, Düşmanının Kızı ile evlenme kararı almak .. Ne oluyor böyle ..Senin planların benim umurumda değil, hemen şimdi Bana umarım mantıklı bir açıklaman vardır"
"Dediğim gibi, ben bir karar aldım ve Zeynep, Kamilin kızı ile evleneceğim"
Yaşlı adam sakin kalacak durumu anlamaya çalışacaktı.. Yeğeni bu kez kararlıydı.. İnatçı keçi, yine inadını sergiliyordu.. "Ömer, yapacağımız işlerde bu kız bize ayak bağı olacak. Evlilik önemli bir müessesse ve sen o kızı, düşmanını içimize almış olacaksın. Nasıl oluyor da sen bu kıza bu kadar güveniyorsun. Plan olarak bakamıyorum bu işe. Nikahına almak ne demek"
"Amca.. Sen hep derdin Dostunu yakın tut diye.. Bende düşmanımı daha yakın tutarak her şeyi ona göre ayarlıyorum.. Her şey.. Benim kontrolüm altında..Sadece güven bana"
"İstanbul'un en güçlü iş adamları ile yakında büyük bir sevkiyat yapağız.. Bu şartlar altında bu sevkiyatı da riske atıyorsun.. Bu kız işimize ayak bağı olacak, tek bir kuşun ötmesi, bu kızın kulağına gitmesine sebep olabilir. Kocaman ev, ne sanıyorsun öğrenmeyecek mi yaptığımız işleri. Sonra da gidip polis ile yüz göz edecek" Hulusi’nin korkusu bu muydu sahiden
"Yapacağımız sevkiyatın kızla alakası yok.. Dediğim gibi her şey kontrolüm altında" Ömer, inanmak istiyordu bu saçma planın işleyeceğine. Hatta amcasını da inandırmak istiyordu.
"Ömer.." dedi yaşlı adam, gece karası gözlerini.. Aynı gözlere sahip olan yeğenine dikti.. "Enn ufak bir hatasında.. kalemini kırarım.. O kızın gözünün yaşına bile bakmam. Bir kere kırdım, senin onu kurtarmış olanda umurumda değil. Ben bu kez sadece zaman tanıyorum"
"Sen bu kızı tanıyorsun bile. En başından beridir bu kinini, bu nefretini anlamıyorum senin. Belki de, kamil’e bile bu kadar kinin yoktur" Ömer sahiden de anlamıyordu amcasını. Anlam veremiyordu . Basit bir kadını bu kadar takmış olması, ,üstelik onun yaşamına her fırsatta son vermek istemesi. Sebep sadece babasının intikamı olabilir miydi sahiden. Hulusi’ninde gözü karaydı tıpkı kendisi gibi. Ama basit insanlar için bu denli nefret çözümle yemiyordu bir türlü
Hulusi sustu.. "Ben diyeceğimi dedim.. Kardeşimin, katilinin kızını sevip bağrıma basacak değilim.. En ufak bir hatasında, kalemini kırarım. Basit bir paçavra içinde , merhamet edecek değilim Ömer. Sakın bir daha yoluma çıkarma o kadını"
Ömer, Amcasını iyi tanıdır.. Ve evet, gerekirse o kalemi de kırardı.. Zeynep’i diri diri mezara gömerdi.
**
Ömer, balkona çıkıp derin bir şekilde nefesi içine çekti.. Arkasından koruması ceketini ilikleyerek.. "Ömer abi, Nikah memuru geldi"
Gözünü yumdu.. "Tamam aslanım"
"Yalnız şey abi, yenge.. Ben evlenmem diyor.. Birde gelinliği de giymedi hala, ne yaptıysak ikna olmadı. Bu iş biraz sıkıntılı. Sen bir bak istersen"
Genç adam, içeride duran amcasına baktı. Nikah memuru ile görüşüyordu.. "Siz burada bekleyin geliyorum"
"Emredersin abi"
“Amcama olan biteni de sakın belli etme, tekrar sorun yaşamayalım”
Koruma başını onaylayarak salladı “Merak etme abi”
**
Zeynep delirmişti.. Odada bulunan vazoyu öfkesine yenik düşerek çoktan kırmıştı işte.. Oturduğu koltukta, yatağın üstünde duran gelinliğe baktı.. Deli olacaktı.. Bugün deli olması için resmen her şey üst üste geliyordu.. Kapı hızla açıldı..
"Bir daha sakın odama kapı çalmadan girme" derken. Ömer'in gözlerine nefretle baktı..
"Odam" dedi genç adam tek kaşını kaldırarak.. "Odayı bu kadar beğenip, müstakbel kocanı aşağıda bekletmeye utanmıyor musun sevgili karıcığım"
"Deli misin sen be.. Evlenmem ben seninle.. Ölsem de evlenmem hasta herif, odan da senin olsun, ama madem ben bu odada esirim, sende haddini bilecek o kapıyı çalarak gireceksin" Zeynep boyun eğmeyecek, bildiğinden de asla şaşmayacaktı bu adama karşı
Yatağın üstünde gelinliğe baktı.. "Beğenmedin sanırım. Yenisini söyleyelim, nasıl bir gelinlik hayalin var" Ömer, kadının sitemini umursamadı. Onun tek derdi bir an önce nikah masasına oturup evlenmek bu saçma geceden de kurtulmak. Kaldığı intikam oyununa devam etmekti
Zeynep, anlamıyordu bu adamı. Sağır mıydı bu adam. "Senin nasıl bir hayal dünyan var, nasıl bir hastasın sen, akıl sağlığın yerinde falan değil galiba senin. Duymuyor musun sen .. İstemiyorum seni. Evlenmeyeceğim.. Ölürüm de evlenmem seninle.. Senin gibi bir pislik ile asla"
Ömer, pislik lafına sinirlenmiş Zeynep’in gözlerine ölümcül bakış atmıştı.. Bu kadının bazı şeylerde dilinin hiç ayarı yoktu..Ama sakin olacaktı.. Sabırla sakin olacaktı
"Ben sana fikrini sormadım ki"
"Hastasın sen.. Benim sevgilim var.. Onunla evleneceğim ben.. seni istemiyorum" Adeta Zeynep, boş bir duvara konuşuyor gibiydi.. Ne söylerse söylesin, karşısında ki adam bu sözleri iltifat olarak kabul ediyor o şekilde devam ettiriyordu.. Zeynep , kıvırcık saçlarını elleri ile yoldu.. “Allah’ım deli olacağım, hasta pislik”
"Aslında gelinlik gayet güzel. Küçük bir servet değerinde. Keşke deneseydin" Kadını baştan aşağıya süzdü.. “Eminim sana çok yakışacaktı”
“Çek o pislik gözlerini üstümden. Oyarım senin o gözlerini”
Ömer, kadının bu sözlerine gülümsedi.. Cidden işi vardı bu kadınla. “Neyse hadi, hazırlan davetliler bizi bekliyor. Çok beklettik takı alamayacağız” işi dalgaya vurdu artık genç adam
"Bana bak. Sağır mısın sen be adam.. Evlenmem seninle diyorum"
Ömer, genç kadına dönerek yatağın kenarına oturdu.. telefonu eline alarak.. "Şu videoyu, müstakbel karım için hazırladım.. İstersen bir izle, sonra sen isteyeceksin benim gibi bir manyak ile evlenmeyi"
"Ne diyorsun sen bee, ne videosu" Telefonu eline aldığında gördüğü manzara korkunçtu.. Telefonda iki görüntü vardı, Birinde annesinin kaldığı oda, diğerinde babasının kaldığı yoğun bakım odası.. ve her ikisi de farkında bile değilsi, başında bekleyen adamların silahlarını onlara doğrulttuklarından
Ömer , istemiyordu böyle olsun ama bunu yapmak zorundaydı..
"Filmi beğendin mi" küstahça söylemişti bunu
Gördüğü manzara ile gözleri kocaman açıldı başını iki yana sallayarak "Sen.. sen adi bir adamsın.. Uzak dur ailemden.. Uzak dur ne olur" yalvarıyordu ama öte yandan da görüntüde ki korkunç tabloya bakıyordu. Tıkalı kalmıştı bu esirde
"Seninle anlaşmalı bir evlilik yapacağız.. Merak etme sana dokunmak gibi bir niyetim yok.. Sadece baban uyanana kadar evli kalacağız.. Benim derdin Kamil ile, o uyansın boşanacağız ben onunla meselemi çözdükten sonra sende yoluna gidersin"
"Ne istiyorsun benden.. Neden evlenmek istiyorsun o halde" gözleri dolu dolu bakarken. Karşısında ki adamdan cevap bekliyordu..
"Hazırlan, nikah memuru bizi bekliyor.. Kapının önündeyim, çabuk ol. Ve eğer en ufak bir hata yaparsan, sonuçlarına da sen katlanmak zorunda kalırsın"
Ömer kapıdan çıktığında, Zeynep öfke öfke nöbeti geçirerek ağlamaya başarmıştı..İçeriden gelen sesler duyduğunda üzülmüştü Ömer.. Muhtemelen odada kırılmadık eşya bırakmamıştı genç kadın
Aradan geçen yarım saatte , Zeynep şiş gözlerle karşısına dikildi..
"Neden giymedin gelinliği" Ömer, kadının giyinmediğini görünce canı sıkıldı
"Mutsuzluğuma, Beyazı kirletmek istemedim"
Zeynep aşağıya inerken, Ömer, işittiği ağır lafla yutkundu.. Bu kadının sözleri bıçaktan daha keskindi..
İmzalar atılmış Zeynep, resmi bir şekilde Ömer’in karısı olmuştu artık.. Zeynep ağlayarak kaldığı odaya gittiğinde..Ömer de arkasından gitti odaya..Zeynep ağlayarak odaya girdiğinde, arkasından Ömer de girdi
"Derhal çık odadan" Öfkeliydi, bu odada madem artık esirdi kimse bu odaya da giremezdi.. Hele ki bu adam asla
"Anlaşmayı sakın aklından çıkarma, en ufak bir hatanda neler olacağını sana söyledim. Benim sabrımı sakın sınama Zeynep" Uyarılarını bir bir sıraladı Ömer. Zeynep akıllı bir kadındı.. Mutlaka, dediğini de yapacaktı
"Sana niye güveneyim, aileme zarar vermeyeceğini nereden bileceğim.. Derdin ne senin şerefsiz " Öfkesi sözlerine yansıyordu, kendini tutamıyordu artık genç kadın.. Nefreti, Deniz mavisi gözleri ile belli oluyordu..
"Baban uyanacak.. Uyandığında onunla hesabımı göreceğim.. O uyanana kadar da sen benim karım olarak kalacaksın"
"Benim babam suçsuz, senin ailene zarar falan vermedi. Aklında nasıl bir hikaye var , o hikayeye ne sebeple inanıyorsun bilmiyorum. Ama bir gün gerçekler ortaya çıktığında.. Seni kendi ellerimle öldüreceğim" gözleri ağlamaktan kızarmış bir kadının net sözleriydi bu..
Ömer umursamadı bu sözleri.. "Baban uyansın diye dua et, sevgili karıcığım"
"Sana söyledim. Babam suçsuz ve ben onun suçsuzluğunu bir şekilde ortaya çıkaracağım.."
Tek kaşını kaldırdı, hafif bir tebessümle "Hadi bakalım"
"Aileme zarar verirsen"
"Bir anlaşma yaptık, ayrıca da merak etme.. Benim derdim babanla.. Ailen ile değil"
Genç adam odadan çıkar.. Zeynep ise ellerini sıkarak içinde sessiz çığlık atar.. Çok sinirliydi, Güçlüydü Zeynep, kimseye boyun eğmez kendi ayaklarında durmayı bilen güçlü bir kadındı.. Ama şimdi Bu adamın esiri olmuştu.. Bu hasta herifle işi çoktu..
**
Ömer, aşağı kata indiğinde bahçeye geçti.. Sakin olmaya çalışıyordu.. Koruması ve güvendiği tek adamı Selçuk yanına geldi..
"Abi, merak etme her şey kontrol altında "
"Sana güveniyorum dostum"
"Haddim değil ama bir soru sormak istiyorum abi.. İznin olursa"
Genç adam korumasına döndü.. Bahçenin havuz kenarında sadece ikisi duruyordu.. Diğer adamlar evin güvenliği için etrafta dağınık dururken Hulusi de, salonda diğer adamı ile konuşuyordu..
"Sor Bakalım neymiş"
"Kamil'in kızı ile neden evlendin abi" Başını eğdi, soruyu sorduğu için en baştan pişmanlık sarmıştı..
Ömer, derin bir nefes aldı.. Amcasına baktı.. Adamı ile konuşuyordu yaşlı adam.. "Kızı ve Annesini korumak için tek seçimim buydu"
Selçuk şaşkınca başını kaldırdı "Nasıl yani"
"Amcam, ne sebeple olduğunu bilmesem de. Kamil den çok, onun kızı ve eşinin canını almamı istiyor.. "
"belli ki Kamil'in canı yansın istiyor" mantık çerçevesinde düşünmüştü genç adam
Ömer, şezlonga oturdu "Olabilir.. Ama Kızı da, Annesine de bir şey olmayacak. Benim kitabımda kadınlara ve çocuklara zarar vermek yok. Ama Amcamın kininde herkesi harcamak var. Buda benim sinirimi bozuyor"
"Bu sebeple evlendin de abi, ama ya Kamil ölürse, durumu çok iyi değilmiş. Malum adamın yaşıda var, dayanamaya da bilir"
Genç adam odasına doğru baktı.. İçeride muhtemelen hala ağladığına yemin ettiği, kadını düşündü..
"Onu o zaman düşünelim"
"Peki abi"
Hulusi, adamı ile konuşmasını bitirip bahçeye Ömer'in yanına geçti..
"Akif, bizimle iş yapmak istiyor evlat.. Hala cevap vermedin"
"Sana daha önce de söyledim amca, uyuşturucu işine girmem"
"Evlat, bu işte çok para olduğunu biliyorsun. Ayrıca da çalıştığımız diğer adamlar sadece silah işi yapmak istemiyor biliyorsun. 1 ay sonra gerçekleşecek silah sevkiyatına uyuşturucu işini de eklemek istiyorlar"
"Sana söyledim.. Ve kararım kesin.. Ben bu işte yokum.. iş yaptığım adamların hiç biri de bu işi yapamaz.. Yapana da izin vermem"
Hulusi, bastonunu yere vurdu.. "Genç adam, farkında değilsin belki ama düşman besliyorsun. Bu adamlar ülkenin en iyileri, kimse onlarla kötü olmak istemez, herkes iş yapmak ister. Sen bırak iş yapmayı adamların tekerine çomak sokmaya hazırlanıyorsun "
"Ben hepsi ile savaşmaya hazırım" Ömer’in net tavrı ortadaydı
"Ömer.. Kardeşimi kaybettim .. sana bir şey olmasına izin vermem.. Ama bu adamlarla düşman olunmaz" Hulusi , Ömer’e bir şey olmasını istemiyordu.
"Ben Olurum...Kararım kesin amca.".
"Evlat" derken uyarısı netti..
"Amca, konu kapandı.. Ben uyuşturucu ve kadın ticareti işine girmem! Bu benim en başından kararımdı sende biliyorsun. Ayrıca da, masaya geçtiğimde de söyledim. Madem istemiyorlar. İş yapmam olur biter. Rahatsız olan çıksın karşıma"
Hulusi.. "Peki evlat" zorlamak istemiyordu artık.. Ömer, bir karar verdiyse kimse, kararından döndüremezdi . Kendisi gibi inatçı bir adam yetiştirmişti
"Bir sonra ki toplantıda , gerekeni söylerim. Yola devam etmek isteyen yanımda. Etmek istemeyen de karşımda olur"
**
Zeynep gelinliği öfke nöbeti geçirerek kesmeye başlamıştı. Takati yoktu genç kadının. Bu manyak herif ile savaşı daha yeni başlamıştı, yatağın kenarına oturdu..Ayaklarını karnına doğru çekip ağlayarak baktı
"Allah kahretsin.. Sevmediğim Adamın Karısı Oldum.. "