Adını bilmediğim üst sınıf öğrencisinin söylediklerini Ayberk’in söyledikleriyle birleştirdiğimde ürperdim. Deyim yerindeyse göğsüme bir darbe aldığım için nefesim kesilmiş de gözlerim yaşarmış gibi oldum. Bütün öğrenciler dersler için sınıflara girerken bahçenin ortasında kaldım bir dakika kadar ve esen kasım rüzgarıyla titredim. İki aydır bu okuldaydık ve tüm bu süre boyunca Ayberk bana yakın olmaya çalışırken ben tam bir aptal gibi davranmış, kendi göremediğim bir ilgiyi Işıl ona gösterdiğinde nasıl göremiyor diye suçlamıştım onu. Nasıl bu kadar kör olabilmiştim? Giriş kapısına yürürken bedenim hala titriyordu. Onu hep kuzenim gibi görmüştüm, çünkü ailelerimiz hep çok yakındı ve Ayberk’le didişe didişe büyümüştük. Onun benden hoşlanacağı aklımın ucundan geçmezdi. Yanılıyor olabilir mi

