18

1258 Words

"Seni dinliyorum." Chang wook'un karşısında ki sandalyeye oturarak direk konuya girdim. Bunu garipsemiş olacak ki kafasını iki yana sallayarak gülümsedi. "Hoşgeldin Haneul." Kafamı sallayarak "hoşbuldum" dedim. Gereksiz konuşmaları sevmezdim ve sabırsız bir yapım vardı. "Birşey içer misin?" Kafamı olumsuz anlamda sallayarak beklemeye başladım. "Yani sana birşeyden bahsedeceğim. Yeni fark ettiğim bir olay." Direk konuya girse ölürdü çünkü. Gereksiz gerilim çabaları canımı sıkıyordu. "Busan'da bir otel var. Baban geçtiğimiz sene onu almıştı yani babamla konuşmalarından biliyordum." Anlamaz bakışlarla ona baktım. Bu durumla alakalı bir bilgim yoktu babamın mal varlığı ile alakalı çetele tutmuyordum ama büyük bir otelse bilgim olurdu. "Busan'da bir otelimiz olduğundan haberim yok." K

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD