Soğuk ve sıradan gelip geçici bu yalan dünyayı, vazgeçilmez kılan hislerimizdi. Hislerden de ziyade o duyguyu bize yaşatan kişilerdi.Bu aldatıcı dünyayı kıymetli kılan, hislerimizin ardında gizli duran insanlardı. Cezayir, iki buçuk ay boyunca bir hiçliğin kıyısında asılı kalmış, dünyanın anlamsız yüzüyle yüzleşmişti. Nazenin ve kızı olmadan bir hiç olduğunu daha iyi kavramıştı. Şimdi, karısı tam önünde duran yatakta derin bir şekilde uyurken, Cezayir'in aklından tonlarca ağırlığa sahip düşünceler geçiyordu. Bazı zamanlar bu düşünceleri kaldıramayacak noktaya geliyordu, şu anda o anlardan birini yaşıyordu. Kafasını dağıtmak istercesine derin bir nefes aldı. Gözleri önce Nazenin'in yorgun yüzüne ardından onun hemen yanında yer alan küçük beşikte mışıl mışıl uyuyan kızına kaydı. Cezayir b

