Yasemin elindeki telefonu avucuna sertçe vurdu. İnce plastik kılıfın çıkardığı tok ses odanın ağır sessizliğinde yankılanıp kayboldu. Dakikalardır Cihan'ı bekliyordu. Belki de daha uzun süredir. Zaman insan birini beklerken gerçekliğini yitiriyordu. Her saniye biraz daha ağırlaşıyor, insanın göğsüne oturuyordu. Volta atmayı bıraktı ve pencerenin önünde durdu. Avucundaki telefonu bu kez daha sıkı kavradı. Ekranı açıp kapattı. Mesaj kutusu hâlâ boştu. Mesajlarına bile cevap vermiyordu! “Bu kadar zor olmamalı,” diye mırıldandı kendi kendine. Sesi düşündüğünden daha sert çıktı. "Lanet olası masadan kalkıp yanıma gelmek bu kadar zor olmamalı!" Dakikalardır Cihangir'i bekliyordu. Zaman ağır aksak akıp giderken sabrı da eş zamanlı tükeniyordu. Bu süreçte ise ne bir gelen oluyordu ne de bir g

