GİTMEKTE ÖZGÜRSÜN

1029 Words
Brayden kızın pürüzsüz tenine, parlak bakımlı saçlarına bakarak kesinlikle basit veya sıradan değil diye düşündü. Ya da kızı ilk bulduğu zamanki savunmasız tenine ait görüntüleri gözünün önüne gelirken hafifçe kasılarak kesinlikle basit değil diye mırıldandı. Bundan daha fazlası var diye aklından geçirirken kızın kendisini iyi hissedip hissetmediğini sordu. Aldığı cevap kesinlikle sinirini bozsada ifadesini değiştirmedi. Kendimi iyi hissediyorum bayım teşekkür ederim beni kurtardığınız için ama evime dönmem gerekiyor. Eviniz neresi bayan Avery? Avery ev sahibinin fazla meraklı olduğunu düşünerek, Bunun sizi neden ilgilendirdiğini merak ediyorum Bayım. Evim yakınlarda biryerde kendim de gidebilirim eğer endişeniz bundan yanaysa. Diyerek cevap verdi. Brayden arkasını yaslanarak kolunu sandalyenin kenarına koydu. Neden yalan söylediğini merak ediyorum üstelik gözlerin daha önce asla yalan söylemediğini belirtircesine saflıkla parlarken. Avery adamın kendisinin buralardan olmadığını anlamasından korkarak, S-siz, siz beni yalancılıkla mı suçluyorsunuz ? Ayrıca neden yalan söyleyeyim ki ! Diye sordu. Bunu size sormalı ! Brayden kaşlarını çatarken kıza ters bir şekilde baktı. Bana doğruyu söyleyene kadar bu evden çıkamayacağınızı bilmenizi isterim. Kandırılmaktan asla hoşlanmam. Ayrıca hayatını kurtardığım ve evime aldığım savunmasız bir bayanın güvenliğini sağlamak benim sorumluluğumda. Şimdi neden evinizin nerede olduğunu sorduğumu anlamışsınızdır. Genç kız sözlerinden şaşmayarak tekrar aynı iddasına devam etti. Evim yakınlarda buraya çok yakın.. Kes! Bu alanda sadece bir ev var oda şu an içinde bulunduğumuz. Hala yalan söylemeye devam ediyorsun ve benim öfkelenince nasıl birine dönüştüğümü bilmek istemezsin. Avery titreyen elinde ki çatalı yavaşça bırakırken gözlerini adamın derin griliklerine dikti. Her zaman ki gibi hüzünlü bakıyorlarken, Şimdi bile nasıl biri olduğunuzu tahmin edebiliyorum bayım siz kaba, küstah ve zorba birisiniz. Beni evinizde zorla tutamazsınız. Gitmek istersem giderim ve buna mani olmanız sadece sizin nasıl biri olduğunuzu gösterir. Brayden'in eli yavaşça yanağına giderken, Gitmek mi istiyorsun dene ve gör bakalım nasıl birine dönüşüyorum! Diyerek hızlıca yerinden kalktı. Odanın içinde sandalyenin kayma sesi yankılanırken Avery korkuyla yerinde daha da kayarak ayağa kalkan adama baktı. Düşün Avery ! Gerçekleri söylediğin zaman gitmekte özgürsün! Genç kız odadan çıkan adamın arkasından baktıktan sonra endişeyle yerinden kalkarak kapıya doğru yürüdü. Bu evden çıkıp gitmesi gerekiyordu kaldıkça kim olduğunu daha da açık etmekten korktuğu için adını hala öğrenemediği evin sahibi ile ters düşmekten geri kalamıyordu. Yemek salonundan çıkarak ana kapıya yöneldi. Etrafa baka baka bulması zor olmamıştı. Kapıyı açmaya çalıştığı zaman büyük ağır kapının yerinden bir milim dahi oynamadığını görerek etrafına bakındı. Kendisine doğru gelen yaşlı uşağı gördüğü zaman lütfen kapıyı açar mısınız benim eve dönmem gerekiyor diyerek umutsuzca bekledi. Yaşlı uşak genç kıza acıma ifadesiyle bakarak üzgünüm hanımefendi, kapıyı açmam yasak, lordumuzun kesin emri var! diyerek kızın odasına gitmesi için bekledi. Avery kapıyı açamayacağını farkettiğinde daha fazla burada durmasının bir anlamı olmadığını farkederek odasına giden merdivenlere yöneldi. Odasına girdiği zaman bir kaç dakika dolanarak eliyle saçlarını düzeltti. Her gece kıyıya yüzdüğü ve kayalıklara yanaşarak izlediği adam bu olamazdı. Birbirlerinden o kadar uzaklar ki diye kendi kendine konuşmaya başladı. Bir kere o adam asil ve kibar görünüyordu böyle kaba değildi derken kendi söylediği sözlerin saçmalığıyla gülümsedi. Sonuçta sadece görünüşüne bakarak izlenimde bulunmuş ve yargılamıştı. Tanrım Avery kendine gel ! sen kimseyi yargılamazsın hele de bu şekilde asla diyerek odadan çıkmak üzere kapıya yöneldi. Ev sahibini görecek ve bir şekilde anlaşmaya çalışacaktı. Merdivenlerden indiği zaman bir kaç odanın kapısını açarak sessizce içeriye başını uzattı. Ardı ardına bir sürü boş odaya girdiğini farkederek bacaklarının yorulduğunu hissetti. Bu kadar büyük bir evde seni nasıl bulacağım diye sitem ederek bir sonra ki kapıyı açarak içeriye başını uzattı. Odada dikkatini çeken şeylerin olduğunu farkederek hayranlık dolu gözlerle kapıyı açarak içeriye girdi. Duvarlar boydan boya resimlerle doluydu ve asılmayan bir çok resim de kenarlara dayanmıştı. Odanın ortasına doğru yürüyerek resimlere göz gezdirdi. Hepsi sanki birbirinin aynısı gibi görünüyordu. Denizin üzerine farklı açılardan düşen ay ışığının resmedilişi dikkatini çekerken üzeri beyaz bir örtüyle kapatılmış olan odanın ortasında ki şeye yönelerek örtüyü yavaşça çekerek resmin ortaya çıkmasını sağladı. Gözleri hayranlıkla ve gördüğü şeyin şokuyla büyürken elini renklerin üzerinde gezdirdi.Bu nasıl olur, ne zaman diye mırıldanarak denizin ortasına çizilmiş parlak sarı saçlara dokundu.Yoksa biliyor mu, gördü mü beni, aman tanrım ne yapacağım diye düşünürken sen ne yapıyorsun burada diye bağıran adamın sesiyle yerinden sıçradı. Sana fazla merakın başına kötü şeyler açacağını söyleyen olmadı mı ? diye sorarken çoktan kızın yanına varmıştı. b-ben sizi arıyordum ve yanlışlıkla buraya girdim.Tam da çıkıyordum zaten diyerek gitmek üzere kapıya yöneldi. Kolunun tutulması ile elbisenin üzerinden hissettiği parmaklarla olduğu yerde kalırken ne yapıyorsunuz lütfen bırakın diyerek gözlerini Brayden'in gözlerine dikti. Nedense sana inanmıyorum Avery, buraya öylesine girdiğine ya da beni aradığına inanamıyorum.Neden acaba ? derken kızın tuttuğu kolunda ki baskıyı artırarak kendisine doğru çekmişti. Perdelerin çekili olduğu odada sadece mumların yansımasında birbirlerini görürken Avery bastıramadığı duygularla kendisine engel olamayarak Brayden'in sağ yanağına elini götürerek sakalların üzerinden Braden'in yanağına dokundu. içinden bir ses tanrım ne yapıyorum ben diye konuşurken kendisine engel olamayarak parmaklarının genç adamın yanağında biraz daha kalmasına izin verdi. Brayden yanağında hissettiği parmaklar ve yumuşak tenden yayılan soğuklukla ürperirken karşısında duran kızdaki cesarete hayran olarak bir kaç saniye kıpırdamadan kaldı. Sesi sertleşirken sen ne yaptığını sanıyorsun diyerek yanağında ki eli sıkı bir şekilde tutarak yere indirdi.Öfkeli bakışlarla odadan çıkıp kapıyı hızlı bir şekilde çarptığında Avery yaptığı aptallığın farkına vararak sesli bir şekilde çıldırmış olmalıyım aklımdan ne geçiyordu sanki diyerek biraz önce Brayden'in yakışıklı yüzünde dolaşan parmaklarına baktı. Gözleri ışıltılı bir şekilde parlarken demek böyle bir şeymiş diyerek elini yere indirdi. Aylardır brayden'i oturduğu yerden izlerken yanağına dokunmanın nasıl bir şey olduğunu düşünmüş ve belki de derin gri gözlerine baktığında ne hissedeceğini merak etmişti. Evet yanağına dokunmuştu ve nasıl bir şey olduğunu anladığında kalbi hızlıca atmıştı fakat gözlerini istediği gibi görememişti.Lanet olası perdeler diye sinirle etrafına bakındığında havanın zaten karardığını ve neden hala perdelerin kapalı olduğunu merak ederek aklına gelenlerle pencereye doğru yürüdü. Evin neredeyse bütün perdelerini açtığında içi rahatlayarak odasına gitmek üzere merdivenlere yöneldi. Sabah olduğu zaman bu hayatta her şeyden çok sevdiği, hatta denizdeyken tenine değmesinden en çok hoşlandığı şey olan güneşin sıcak ısısını hisseedebilecekti. Geldiğinden beri teni buz gibiydi Avery bunu Brayden'in sıcak yanağına dokunduğu zaman hissedebilmişti.Kendisine verilen odaya girdiği zaman doğruca yatağa yürüyerek yumuşak yatağın içine girdi.Bacaklarını fazlasıyla yormuş ve ilk günden ağrımalarına sebep olmuştu. Gözlerini yorgun bir şekilde kapatırken ne yazık ki sabah başına geleceklerden haberi yoktu ve Brayden'in gazabıyla karşılaşmak bu hayatta isteyeceği son şey olacaktı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD