Arazi aracı sarsılarak ıssız bir bağ evinin önünde durduğunda, toz bulutu yavaşça yere indi. Burası, gözden ırak, kayalıkların arasına gizlenmiş eski bir taş yapıydı. Asil kontağı kapattı ama ellerini direksiyondan çekmedi. "Geldik," dedi Asil, sesi yorgunluktan kısılmıştı. "Burada bizi bulamazlar. Bekir yolları kesti, izimizi sürerken vakit kaybedecekler." Hazan cevap vermedi. Kapıyı açıp indi. "Beni Nereye Getirdin?" Asil, Hazan’ın peşinden indi. Hazan, sırtı ona dönük bir şekilde uçsuz bucaksız Urfa ovasına bakıyordu. Bindallısının ağır etekleri rüzgarda savrulurken, Asil dayanamayıp yaklaştı. "Hazan, güvenli burası. Hazan aniden arkasına döndü. Gözleri yaşlıydı ama bakışları bir ok kadar keskindi. "Güvenli mi? Asil, sen beni hangi güvenden bahsediyorsun? Ben bugün o evden kaçarke

