Rojda odadan çıktıktan sonra Hazan, o pırıltılı altın tepsilerin başında tek başına kaldı. Odanın içindeki ağır parfüm kokusu ve altınların soğuk ışığı üzerine üzerine geliyordu. Neriman’ın açgözlü bakışları hala zihnindeydi; öz abisi ve üvey annesinin onu bir mal gibi pazarlamış olmalarının acısı, midesine bir yumruk gibi oturdu. Pencereye yürüdü. Avluda korumalar volta atıyor, Murat Ağa’nın gönderdiği hediyelerin dedikodusu mutfaktan dışarı taşıyordu. Hazan, elini usulca boynuna götürdü. Asil’in bir zamanlar ona taktığı, şimdi ise yerinde yeller esen o hayali kolyeyi aradı parmakları. "Bitti," diye fısıldadı karanlığa doğru. "Kurtarıcı bekleme devri kapandı." Gecenin Sessiz Hazırlığı Hazan, Rojda ile planladıkları gibi o ağır çeyiz sandıklarını ortaya çekti. İçine en ağır yorganları,

