Sabahın ilk ışıkları Hazan’ın odasına vurduğunda, genç kız zaten ayaktaydı. Gece boyu gözüne uyku girmemiş, sırtını kapıya yaslayıp sabahın olmasını beklemişti. Bir umutla kapının koluna asıldı ama kol milim oynamadı. Dün gece üzerine çekilen o ağır sürgü, yerli yerinde duruyordu. Hazan hırsla kapıyı yumrukladı. "Neriman! Aç şu kapıyı!" diye bağırdı. Artık ona Neriman hanım bile demiyordu.Anne asla demezdi zaten. Dışarıdan Neriman’ın yorgun sesi geldi. "Bağırma Hazan, abin anahtarı yanına aldı. Murat Ağa gelene kadar çıkmayacaksın dedi. Ben ne yapayım? Bütün işte başıma kaldı zaten" deyip mırıldandı. Hazan duyduklarıyla donup kaldı. Kendi evi, odası zindanı olmuştu. Pencereye koştu ama babasından kalma o kalın demir parmaklıklar dışarıyla arasındaki bağı tamamen kesiyordu. Aşağıda, a

