11. BÖLÜM

1296 Words
BÖLÜM ŞARKISI : HAYKO CEPKİN - ÖLÜYORUM ☄☄☄ BÖLÜM 11 Sude ' nin mesajıyla gür bir kahkaha patlattım. Çok sevindiğimi ama İstanbul'un henüz buna hazır olmadığını söyleyeceğim sıra ekranın yukarısından bir mesaj daha düştü gözlerimin önüne. Bu mesajın benim beyin fonksiyonlarımı şu an şu saniye durdurabileceğine yemin edebilirim ama kanıtlayamam. Çünkü mesaj Mehmet Han ' dan ve şöyle yazıyor. Mehmet Han : O sendin biliyorum. Elimdeki telefonla dakikalarca bakıştık. Ağzını kapat ağzını. Elbette Mehmet Han aptal bir adam değil. Bunu o gün gözlerinde görmedin mi ? Üstelik Pırpır gelmeseydi, senden gözlüğünü çıkartmanı isteyecekti. Anlıyorum ama nasıl emin ki bu kadar ? Ya da acaba yem mi attı bana şimdi ? He Mehmet Han yem mi attın sen bana ? Ufak atsın da civcivler yesin Zeyno ! Zeynep : sana da merhaba En son cevap vermeyen sensin bunu unutma da öyle kellen adama. Mehmet Han : bence bu faslı geçelim Mehmet Han : sonuçta cevap vermeyip öylece bırakan sensin Mehmet Han : yani sana merhaba diye mesaj attığımda görüldü yemem an meselesi olabilirdi. Niye seni üç çocukla ortada bırakmışım gibi konuşuyorsun ki şimdi ? Zeynep : haklısın, ama o gün başıma türlü türlü olaylar geldi Allah'ım nolur o türlü olayları sormaz inşallah. Nasıl derim en yakın arkadaşımı kaçakçıların elinden almaya gittim diye ? Benlik bir şey değil ama şimdi bunun dedesinin zamanında kulağına fısıldadığı arkadaşını söyle, ne olduğunu söyleyeyim dediği atasözü filan gelir aklına. Bununda uygulayacağı tutup arkadaşı böyleyse bu da böyledir diyerek beni hayatından uzaklaştırır filan. Hadi sorun sorun ! Bu adamın hayatına dahil oldun mu da şimdi uzaklaştırır filan diyorsun deyin. Mehmet Han : henüz o 'türlü türlü olayları' soracak yetkim yok onu anladım Sen bana kırıldın mı minnoşum ? Mehmet Han : neyse Mehmet Han : Onun sen olduğunu biliyorum Zeynep Mehmet Han : sadece merak ettiğim neden benden kaçtığın ? Yok cağnııım , ne kaçması sende. Sadece karşılaşmamızı biraz erteledim. Ne vardı sanki filmlerdeki gibi karşılaşsaydık ? Ne olurdu sana gönderdiğim biletler, ilk karşılaşmamıza önderlik etseydi ? O biletleri babanın hayrına mı aldım Mehmet Han ? Zeynep : nasıl bu kadar emin olabilirsin ki ? Aslında bir yerde hoşuma gitti. Çünkü bu beni ilerde gözü kapalı bile olsa tanıyabileceği anlamına geliyor. Mehmet Han : emin ol nasıl emin olduğumu bilmek istemezsin :) Ne diyor ya bu ? Bir de sonuna gülücük filan koymuş. Üzerime cip filan mı yerleştirdin ne yaptın? Etrafım mı sarılı da benim haberim yok. Zeynep : ne demek bu ? Mehmet Han : i********: fotoğrafların çok iyi, bir kaç tanesini aldım. Kötü yollara düşürmezsin umarım beni. Zeynep : neden aldın ? Ne yapacaksın onları ? Mehmet Han : bilmem Mehmet Han : arada girer bakarım heralde :) Neyim ben, maç skoru filan mı ? Altılı Ganyan mıyım ben ? Ne demek arada girer bakarım. Bir de gülüyor ya ! Zeynep : dalga geçtiğine dair bu tarz cümleler kurmak biraz şov bence Bende de var klasör klasör fotoğrafın ama ben bunu bayrak gibi sallamıyorum yani ulu orta. Güzel güzel her gün itinayla girip girip bakıyorum gül cemaline, sixpacklerine, geniş adedelerine... Bu böyle olmaz Mehmet Han. Mehmet Han : dalga geçtiğimi de nerden çıkardın :) Sen beni çıldırtmaya mı çalışıyorsun ki ya? Zeynep : yazdıklarının sonuna o saçma gülücüğü koymaya devam edecek misin? Zeynep : hayır, öyleyse senin bir deli olduğunu düşünmeye başlayacağım artık Mehmet Han : şu sıralar deli olmaya başladığım bir şeyler var doğru Ne ! Şair burada ne demeye çalışmış sayın okurlar, alta yorumlarınızı yazın. Zeynep : hıım, neymiş o ? Bak biz Türk kızları dolaylı yoldan anlamayı da anlatmayı da çok severiz. Lakin ilk seçeneğimiz her zaman karşımızdakinin her şeyi olduğu gibi aktarmasını istediğimizdir. Şeffaf olun şeffaf. Mehmet Han : çok zeki bir kadınsın sen Mehmet Han : baksana, ilişkinin temelini lise öğrencileri gibi mesajlaşmanın oluşturmayacağına olan inancımı yerle bir bile ettin Mehmet Han : ne söylemek istediğimi sen çok iyi anladın bence. Ay yok ! Sen yine görüldü yemek istiyorsun sanırım. Cümlenin içinde ilişki geçti değil mi yanlış görmüyorum. Başımı havaya kaldırıp, sessiz gecenin sessizliğine kaptırmak istedim kendimi. Ne yazacaktım şimdi ben buna? Yine ağzımı dilimi bağladı ya benim. Ben ne söyleyeceğimi düşürinürken, bildirim panelime bir bildirim daha düştü. Mehmet Han : sanırım yine görüldü yedim Mesajı okumamla gür bir kahkaha fırlattım karanlık odaya. sesim sessizlikte yankılandı. Zeynep : ne yazacağımı bazen uzun uzun düşünmek zorunda bırakılıyorum Zeynep : suçlu ben değilim bu sebeple Mehmet Han : insanlar üzerindeki bu etkimin elbette farkındayım :) Allah'ım yine o salak gülücük çıktı piyasaya. Zeynep : mütevaziliğiniz gözümü aldı Mehmet Han bey Zeynep : lakin ben direkt sizle konuşmak isterim :') Mehmet Han : sesini duymak istiyorum Zeynep Al işte ya, yine kaldım Ali Rıza Bey'in felçli hali gibi. Ağzımızın tadı niye kaçıyor ki şimdi ? Mehmet Han : sen benim sesimi her gün duyuyorsun belki ama ben senin sesini hiç duymadım Mehmet Han : aramak istiyorum Bir insan aramak istediğini neden bu denli güzel söyler ki ? Mehmet Han ayarlarımla oynuyorsun Mehmet Han ! O vurdumduymaz, yıkılmaz kişiliğim sayende tuzla buz oluyor. Mehmet Han : inan bana, bunu çok düşündüm Mehmet Han : yani seni, kendimi. Mehmet Han : her defasında diyorum ki, Han saçmalama oğlum ! Sana mesajla ulaşan bir kızı günde bu kadar saat düşünmen kulağa hiç akıllıca gelmiyor. Aynı şeyleri bende senin sesini ilk duyduğum zaman hissetmiştim işte. Ne eksik, ne fazla. Mehmet Han : ama sonra içimdeki sesin bir şekilde seni araştırmamı, bulmamı, bilmemi isteyen yönünü bastıramadım Mehmet Han : instagramdaki fotoğrafların dikkatimi aşırı çekti ilk başta Mehmet Han : ama öncesinde doğum günümü kimse hatırlamazken senin bana küçük, anlamlı hediyen beni sana çeken şeylerden ilkiydi kabul Şu an arkada Bülent Ersoy doğum günün bana geldiğin gündür çalıyor. Neler diyorsun Mehmet Han ? Kalbim yerinde taklalar atıyor, elim ayağım titremekten uzuvlarından kopacak şimdi. Mehmet Han bana acımıyordu, mesajlarına devam ediyor, beni kendine görünmez bir mıknatısla çekiyordu saniye saniye. Mehmet Han : sonrasında kişiliğin.. Etrafımdaki insanlardan çok farklısın Zeynep Mehmet Han : bunlar yeterli bir sebep.. Mehmet Han : arıyorum Mehmet Han : aç Allah'ım yirmi beş yıllık hayatım tek bir cümleyle mi sonlanacaktı. Oysa daha ben- Cümlemi tamamlayamadan elimdeki telefonun ışığı karanlığa bürünüp Mehmet Han'ın ismi ekranın en üst köşesinde belirdiğinde sessiz odada kalp atışlarımın sesi daha net duyulmaya başlamıştı artık. Sağ elimi sol göğsümün, kalbimin üzerine koyduğumda ritimler her saniye de bir hızlanıyordu. " Sakin ol Zeynep, hükümetin kapısına mı dayandın sanki ? " diyerek kendime saçma bir telkinde bulundum. " Dolarda düşmedi Zeyno. Valla bak !" devam ediyordum saçma sapan telkinlere. Derin bir nefes aldığımda, çalmaya devam eden telefonun ekranı bir anda önce karardı, ardından tiz bir sesle tamamen kapandı. Ne ! Şarjım mı bitmişti ? Nasıl ya ? Aylardır beklediğim görüşme böyle mi sonlandı yani? Kendimi şu an sınav zamanını kaçıran ve kapıda sürünen sınavzede gibi hissediyordum. Hayalkırıklığım beynime beynime batıyordu. Ayağa hızla fırlayıp, şu an benim için kutsanmış bir varlık olan şarj aletini bulmak için odanın içinde saçma sapan koşturdum. Zaten daracık alanda bir de ayaklarıma dolanarak yere kapaklandım. Of Mehmet Han ! Senin yüzünden burnumu kırıyordum. Sonunda masanın üzerinde duran ama benim telaştan oraya bakmaya fırsatımın olmadığı şarj aletini bulduğumda sırıtarak prizin başına koştum. Saniye kaybedemezdim. Bu saatten sonra yıllar yılı şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler şarkısını seslendirmek istemiyordum. Telefon açılıp, kendine geldiğinde bir bildirim sesi duyuldu yeniden. Ardından bir tane daha. Bir tane daha. Ve bir tane daha. Mehmet Han mesaj atmıştı üstüne. Ne diyecekti bu sefer acaba. Bu sefer nasıl elimde olmayan sebeplerden dolayı düştüğüm durumla alay edilip, üstüne bir de laf sokulacaktı bir yerlerime. Mehmet Han : sesini mi sakındın yani benden ? Ya hayır ya ! Kendimi açıklayamamaktan bıktım usandım. Mehmet Han : sakın Mehmet Han : bu saatten sonra benden kurtulabileceğini sanıyorsan Mehmet Han : asıl şimdi yanılıyorsun Mehmet Han : iyi geceler, bulut gözlü ** Yaaa bebek misin Mehmet Haaannn sjsjsjsksks yiyceeem seni sbshdhjd
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD