Tekerlekli sandalyemde , Odamın penceresinden izliyordum İstanbul boğazını ...
Koca bir ömür babamın iki kelime yalanıyla çöp olup gitmişti...
Yıllardır içimde yanan ateş sönmüyordu...
Doktor hamilesiniz ! dediğinde mutluluk gözyaşlarıma hakim olamamıştım..
Ali Yusuf hayattaki tek aşkımdı ,şimdi o yanımda olmasa da , sevdiğim adamın bir parçası bendeydi..
Birbirimize kavuşma şansımız kalmasa bile , bizi ölene dek , hatta öldükten sonra bile birbirimizden ayırmayacak bir bağ vardı artık aramızda..
O an bütün sevincim babamın öfkeli yüzüyle darmadağın oldu ..
Gözlerindeki nefret , yüzüme ne zaman baksa gözlerinde gördüğüm o nefret ilk defa beni bu kadar korkutuyordu..
Tedavim bitip yalıya döndüğümüzde , yüzüme bile bakmadan odasına kapanmıştı...
Neyin peşindeydi yine bilmiyordum ama , içimden bir his bu durumun bedelini ağır ödeyeceğimi söylüyordu..
Daha sabah ki Bade olsa umursamaz , ölüm pahasına karşısında dururdu ama , şimdi sevdiği adamdan bir can taşıyan bade korkuyordu ! Kendi için değil evladı için korkuyordu ...
O an kendime bir söz verdim canım pahasına koruyacaktım yavrumu .. O doğacak bense büyüdüğünü görecektim..
Bunun için her şeyimi ortaya koymaya hazırdım !
Hastane odasında doktorun dediklerini duyduktan sonra , boğazını sıkıp onu oracıkta öldürmek istedim..
Anasının kızıydı işte ne olacaktı ki ? Kendi rezilliği yetmezmiş gibi birde çocuk peydahlamıştı ...
Yalıdaki çalışma odama kapatmıştım kendimi ... Uzunca bir süre düşündüm... Evet sonunda karar vermiştim .. Bu durumu da lehime çevirecektim ...O aşağılık kahpeyi ölmeden öldürecektim ...
Belkide beklediğim fırsat böyle ayağıma gelmişti ...
ellerim cebimde odamın penceresinden denize bakarken , aklıma gelen düşüncelerle kahkahalarıma engel olamıyordum !
Adım adım planımı yapmaya başladım ...
İlk adımım o kahpenin piçi doğana kadar Badeyi kontrolüm altında tutmaktı..
Eğer bir şekilde o ağa bozuntusuna ulaşmaya çalışırda , çocuğu öğrenmesine sebep olursa , bu işi toparlayamazdım..
Yüzüme en güvendiğim şevkatli baba maskesini takıp Badenin odasına gittim...
Sessizce odasına girdiğimde , bitkin bir halde yatağında yatıyordu kahpe !
Yatağın kenarına oturdum ve elini tuttum , aynada yüzüme baksam suratımın büründüğü o role ben bile inanırdım ....
" Nasılsın kızım ? " diye sorduğum da gözlerini fal taşı gibi açmış bendeki bu hali anlamaya çalışıyor , inanmayan tedirgin gözlerle yüzüme bakıyordu saf saf ...
Tuttuğum elini hızla elimden çekerek ;
" Hala gelmiş buraya nasıl olduğumu mu soruyorsun ? İstediğin oldu derdin ne ? niye burdasın ? " diye bana çemkirirken ...
Ben senin babanım kızım , seni hastane odasında baygın gördüğüm an kaybettiğimi sandım , çok korktum bade ..sana bişey olacak diye çok korktum kızım ....
Afallamıştı duydukları karşında , şaşkınlık ve tedirginlikle bakıyordu yüzüme, doğru yoldaydım .. Badenin kafasını karıştırmayı başarmıştım ...
Bak kızım ; belki sana senin istediğin gibi bir baba olamadım.. Ama bak şimdi seninde evladın olacak ! kendini benim yerime koy ! , Hangi anne baba ister sözünü dinlemeyen asi bir evladı hı ?
" Bu yaşadıklarımız benim için kolay mı sanıyorsun ? Karşı çıkmama rağmen Türkiye ' nin bir ucuna öğretmenlik yapmaya gittin ! kendine , bize , ailemize benzemeyen başka kültürden bir adamla beraber oldun ! Tamam ben o ağa bozuntusuna senin hakkında yalan söylemiş olabilirim ! , oda dünden razıymış baksana inanmaya ! seni gerçekten seven adam , kim olursa olsun anlattıklarıma inanırmıydı ? yahu insan ölünün bile kırk gün yasını tutar ! Adam sana aldığı gelinliği bile başkasına giydirdi ! Aç gözünü Bade ! senin için kurulan düğünü adam üç günde başkasına yaptı kızım ! Şimdide karnındaki bu çocuk ! evli değilsin ... uğruna mücadele bile etmeyecek kadar sevmemiş adam seni !
Ama ben onun gibi olmayacağım kızım , sanada torunuma da sahip çıkacağım ....
Babamın sözleri kulağımda çınlıyordu ! Bana yıllardır üvey evlat muamelesi yapan babam karnımdaki nikahsız ve babasız çocuğa torunum diye sahip çıkıyordu ..
O an konuştuklarına hak vermiyor da değildim ... Hiç bir zaman anlaşamasakta babam çoğu yerde haklıydı ... Ali Yusuf ne de çabuk inanmıştı hakkımda söylenen sözlere ...
Bak kızım ... diyen babama çevirdim bakışlarımı.. Beni daha fazla rezil etmeye ceksin .. Sözümü dinlediğin sürece senin ve torunumun arkasında olacağım..
Gururlu bir kadın ol ! ...Bu olanlardan sonra eğer Ali Yusufun bu bebekten haberi olursa , doğar doğmaz onu senden alır anladınmı beni !
Babamın son söyledigiyle ağzımdan bir hıçkırık koptu ...
Haklıydı ... Koskoca aşiret ağasının çocuğuydu karnımdaki , Ali Yusuf duysa asla onu bana bırakmazdı !
Usulca kafamı salladım ... daha düne kadar karşı karşıya gelip birbirimizin yüzünü bile görmek istemeyen biz , şimdi bir anlaşmaya varmak üzereydik ...
Yalıdan çıkıp kimseye kendini göstermeyeceksin Bade ...
Herkes seni yurt dışında bilecek ..Çocuk doğduğunda evlat edindiğini söyleriz etrafa , sende hayatını evladına adar , benim kanatlarımın altında mutlu mesut yaşarsın ... diye konuşan adama bakıyordum ...
Söyledikleri çok mantıklıydı .. Her ne kadar Babam gibi bir adamdan beklemediğim hareketler sergilesede , ona güvenmekten başka çarem yoktu ...
Badenin odasından çıktığımda , yüzümdeki şeytani gülümsemeye engel olamıyordum .. O kadar kolay inandırmıştım ki onu kendime , başına geleceklerden habersiz Minnetle teşekkür etmişti bana ... Hadi bakalım Sude hanım ! mezarında ters dönmene çok az kaldı dedim içimden , kızın evlat acısıyla kavrulurken sende mezarında rahat yatamayacaksın.. Evet kızının hiç bir suçu yok ama ne demişler !
Büyüklerin günahını her zaman evlatları çeker !