Kor ♥️

1674 Words

Koray, dudaklarımı öperken elleri sırtımda dolaşıyor, nefesini boynumda hissediyordum. Ama içimde bir çığlık yükseldi. Korku değildi bu. Öfke de değildi tam olarak. Kırgınlığın, utancın ve sınırlarımın birleştiği bir haykırıştı. “Koray… dur,” dedim tekrar, daha sert bir sesle. Ama duymuyordu. Sarhoştu, evet… ama sadece alkol değil, duygular da zihnini bulandırmıştı. Göğsüne ellerimi bastırdım. “Dur!” diye bağırdım bu kez. Dondu. O anın sıcaklığı yerini soğuk bir boşluğa bıraktı. Bir adım geri çekildim. Ve elim… hiç düşünmeden… yanağına indi. Tokat. Net. Keskin. Sessizliği yırtan tek gerçek. Koray’ın başı bir yana savruldu. Şaşkındı. Ben de öyleydim. Ama içimde bir şey, o tokatla kendine geldi. “Ne yapıyorsun sen?” dedim. “Beni bu kadar mı hiçe saydın? Kendini bu kada

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD