Sessiz Ölüm

1151 Words
GECE – SAAT 23:32 İstanbul’un göbeğinde, ama haritadan silinmiş bir arka sokakta… Alev’in aracı sessizce sokağa yanaştı. Aracın içi hâlâ sıcak, dışarısı ise keskin bir soğukla titriyordu. Silecek camın üzerindeki gece nemini süpürdü, ama Alev’in içindeki pus dağılmadı. Arabanın içi karanlıktı, sadece ön paneldeki saat ışığı parlıyordu. 23:32… Daha 28 dakika vardı. Parmağındaki ince, siyah eldiveni sıyırdı. Telefonunu çıkardı. Haritadaki koordinatlara baktı. Nokta tam karşı binayı gösteriyordu. Eski bir gece kulübü – ama bu gece için özel olarak kapatılmıştı. Dışarıdan sessiz görünüyordu. İçeride ise cehennemin ısıtıldığı kesin gibiydi. “Üç çıkış, iki kamerayla örtülüyor. Çatıya çıkış muhtemelen kapalıdır. Arka kapıdan giriş en düşük riskli. Ama…” Düşünceler beyninde soğuk kurşunlar gibi dolanırken, çantasını açtı. Susturuculu tabancasını kontrol etti. Gece görüşlü lensini taktı. Mikro kulaklık, bileğe sabit kamera, ses geçirmez taktik ayakkabılar… Göreve hazırdı. Ama içindeki ses hâlâ susmuyordu. Asaf. Yanaklarına değen nefesi, boynuna bastıran elleri… dizlerinin arasına girerken gözlerine bakan o delici bakış. O anlar sadece ten değil, zihin altına da sızmıştı. Bütün görev öncesi disiplinini altüst eden bir tat kalmıştı üzerinde. “Siktir,” dedi kendi kendine. “Zamanı değil.” Kapı hafifçe açıldı. Sokağa adım attığında, ayakkabısından çıkan ses bile yankı yaptı. Kimse yoktu. Ama o biliyordu… Bu sessizlik, sadece öncesiydi. Gerçek dans birazdan başlayacaktı. Birden, sokak köşesinden biri belirdi. Siyah bir minibüs, ışıkları yanmıyor. Kapısı sürgüyle açıldı. İçeriden bir adam başını uzattı. Üzerinde gri takım, kravatı gevşek. “Alev Hanım? İçeri buyurun. Talimatlar içeride.” Alev hiç konuşmadı. Sadece başıyla onay verip içeri girdi. Minibüsün içi bir operasyon merkezi gibiydi. Harita, ekranlar, hedefin son görüntüsü… masanın üzerinde A4 kâğıdına bastırılmış bir fotoğraf vardı. Gülümsüyordu. Ama Alev’in gözünde o gülümseme, idam öncesi son meal gibiydi. Adam eliyle gösterdi. “Hedef içeride. VIP katta. Yanında dört koruma var. Ancak en zayıf anı saat tam 00:10’da — lavaboya geçiyor. O anda harekete geçerseniz, kimse ne olduğunu anlayamaz.” Alev fotoğrafa baktı. Kadın satıcısı. İnsan ticaretinin arkasındaki isimlerden biri. Masum kızların canına kasteden, onları meta gibi pazarlayan, sistemin altına saklanmış bir haindi. Ve Alev, bu akşam onun infazcısıydı. Birden gözlerini kıstı. “Lavaboya tek mi giriyor?” Adam başını salladı. “Her zaman. Korkak ama kibirli. Tek başına girecek kadar aptal.” Alev hafifçe gülümsedi. “Kibir, mezarın başlığıdır.” Cebinden kırmızı rujunu çıkardı. Minibüsün camına bir X işareti koydu. “00:10’da... bitecek.” Alev, arabanın içinde camı biraz daha indirerek, geceye göz gezdirdi. Şehir hala uyanmamıştı, sokaklar boş ve karanlıktı. Sadece birkaç sarhoş adım atıyordu, hiçbir şey yolunda görünmüyordu. Ama onun için gece yeni başlamıştı. Zamanı hızla geçiren saatler, Alev’in içinde taşıdığı bir gerilimi artırıyordu. Gözleri, başına gelecekleri hissediyor ama yine de sakin kalmayı başdı. Bu gece bir iş vardı ve bu işin hayati bir önemi vardı. Kulüp, bir şehrin en derin noktalarına inen gizli kapılarıyla ünlüydü. Alev, oraya her geldiğinde aynı duyguyu hissediyordu – soğuk, kasvetli ve her şeyin gizlendiği bir yer. Ama bu gece, o kadar da soğuk değildi. Hedefi bir kadındı, güçlü ve tecrübeli bir kadındı. Ancak Alev’in acelesi vardı. Bu geceyi bir an önce bitirmek istiyordu. Araba durdu. Alev, gözlerini arabanın camından dışarıya dikerken, motorun hırıltısı giderek uzaklaştı. Kulübün hemen yanındaki dar sokakta, etraftaki her şey sanki bir duvara yaslanmış gibiydi. O kadar karanlıktı ki, sanki sadece bir adım attığında etrafı paramparça edecekti. Kapı açıldı, güvenlik görevlisi Alev’e bakarak soğuk bir şekilde selam verdi. Alev hiçbir şey söylemeden, yanından geçti. Her zaman olduğu gibi, dikkatleri üzerine çekmeden ilerliyordu. Zamanı vardı. İçeri girdiği anda her şeyin kendiliğinden gerçekleşeceğinden emindi. Kulüpte Alev içeri adım attığında, başını hafifçe kaldırarak çevresine bakındı. Birkaç karanlık köşe, loş ışıklar ve dans eden insanlar... Ama bunlar önemli değildi. O geceyi bitirecek olan tek şey, hedefin olduğu odadaydı. Kadının oturduğu yerin tam karşısındaki odadan sızan ışık Alev’in ilgisini çekti. Odaya doğru ilerlerken, yavaşça adımlarını atıyordu. İçeri girdiğinde, büyük bir masanın başında yalnız oturan hedefini fark etti. Yavaşça, gizliliğini kaybetmeden odanın merkezine doğru ilerledi. Kadın, Alev’i fark etti. Gözleri hızla Alev’in üzerinden kaydı ve sanki hiçbir şey olmamış gibi, elindeki şarabı yudumladı. Ama Alev’in bakışlarında kesin bir şey vardı. Kadın gülümsedi, ama bu gülümseme, aslında ne kadar ciddi olduklarını gösteriyordu. “Senin kim olduğunu biliyorum,” dedi kadın, hala sakince yerinden kalkmadan. “Ama bilmelisin ki, senin girebileceğin bu kadar alanda oyun bitmez.” Alev, bir adım daha atarak kadının karşısına oturdu. Gözleri keskin ve kararlıydı. Alev, bir yandan kadının her hareketini izlerken, elini cebine attı ve susturuculu silahını çıkardı. Silahı, kadının yüzüne doğrulttu. “Oynamayı çok severim,” dedi Alev, yüzünde hiçbir korku barındırmayan bir ifade ile. Kadın, Alev’in gözlerine bakarak hafifçe gülümsedi. “Hadi bakalım, başla.” Bir an sessizlik çöktü. Odanın içinde sadece Alev’in nefes alışı ve kadının soğukkanlı bakışları vardı. Ama Alev, ne kadar soğukkanlı olursa olsun, bu kadının içinde bir ateş yakacağı belliydi. Alev, silahını yere indirmeden kadına doğru yaklaşırken, gözlerinde bir savaş vardı. “O zaman bu geceyi seninle sonlandıracağım.” O an, bir silah sesi duyuldu. Ama bu, Alev’in silahı değildi. Kapı aniden açıldığında, Alev ve kadın birbirine doğru döndüler. Bir yabancı, karanlık köşeden çıkıp geldi. Kadın, Alev’e gülümsedi ve gözlerinden tehlike sinyalleri yayıldı. “Şimdi oyun başlıyor,” dedi kadın, soğuk bir alayla. Sadece 2cm yana denk gelse mahvolmuştu ama şanslıydı ki sadece sıyırmıştı kurşun, Alev hızlıca silahı arkaya doğrulttğu ve on ikiden vurdu adamı. Kadın bacağında olan jartiyer bağından çıkarttığı bıcakla saldırdı aleve fakat bu kadın daha önce savaşmış olanlardan değil uğruna savaşılmış olanlardan dı... ince ve güçsüz bilekleri bunun kanıtıydı, sadece bir tokatla yere sermişti kadını, Alev, kadının yere düşen siluetine bakarak, yüzünde bir soğukkanlılık ifadesiyle adımlarını hızla attı. Bıçak, kadının ellerinden düşerken yere doğru kaydı, parıldayan metalin sesinin yankılandığı sessizlik odada. Alev, kadını bir an için gözden geçirdi; kadın hala dizlerinin üzerinde, yere düşerken yüzüne yansıyan şaşkınlık vardı. Ancak bu, Alev’in planını değiştirmezdi. Hedefi başka bir yerdeydi, her şeyin en kritik noktasında, geri adım atmaya yeri yoktu. Kadının bacaklarından hızla sıyrılan jartiyer bıçağının bıraktığı izler bir an için Alev'in dikkatini dağıttı ama yalnızca bir saniyeliğine. O saniye, bir hayatı sonlandırabilirdi. Kadın, daha önce savaşmamıştı; bir savaşçının hırsını, acısını, direncini taşımıyordu. Sadece her anını satın almış, hiç bilmediği bir savaşın içine çekilmiş bir oyuncuydu. Bu yüzden, Alev’in o tokadı onun tüm direncini yerle bir etmişti. Kadın, yerden kalkmaya çalıştı ama sadece boş bir çaba harcıyordu. Alev, kadının bakışlarındaki çaresizliği fark ettiğinde gözleri, az önceki soğukkanlılığını yitirmeden geri dönerek odanın derinliklerine yöneldi. O an, gerçek hedefini aramaya başlamıştı. Gözleri, karanlık köşelerde hızla kayarak, hızla odanın her köşesini taradı. Onu bulduğunda, her şey biterdi. Kulüpteki gürültü, dışarıdan gelen sirenler, patlayan sesler, bir araya gelip sadece son bir anı hatırlatıyordu: Hedefin varlığı ve o hedefin yok edilmesi. Alev, adımlarını sıklaştırarak hızla ilerledi, silahını tekrar kavrayarak, her şeyin son noktaya gelmesine çok az bir mesafe kaldığını hissetti. Her şeyin sona ermesinin zamanı gelmişti ve bu gece, asıl soru, ölümün hangi tarafta olacağıydı. Etrafındaki her şeyin geriye doğru çözüldüğünü hissettiği an, o saniyelik sessizlik, ölümle arasında sadece bir adım bıraktı. Şimdi, her şey daha tehlikeli, daha hızlı ve daha ölümcül olacaktı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD