Gülçiçek gece sürekli uykusundan sıçrayarak uyanmıştı. Sabah olduğunda odanın içindeki banyoya girip rahatlamak için duş aldı. Yaralarının üzerindeki bandajları ıslandığı için açmak zorunda kalmıştı. İki yara kolunda vardı, bir tanede karnının üzerinde. Boğazında da ince bir kesik vardı ama diğerlerine göre daha yüzelseydi. Hastaneye gitmek istemediği için karnındaki yaraya kendi dikiş atmıştı. Banyodaki dolapları biraz karıştırıp pansuman için kullanabileceği malzeme aradı ama yoktu. Üzerinde havlusuyla odaya geri girip telefonunu aldı. Tanju’ya mesaj atıp evde ilk yardım çantası olup olmadığını sordu. Saat erken olduğu için uyanık olup olmadığını bilmiyordu ama bekletmeden cevap yazdı. ‘Getiriyorum.’ Birkaç dakika sonra kapı tıklatıldı. Üzerinde havlu olduğu için kapıyı hafifçe aral

