BÖLÜM52: ZEHİRİN KALINTISI

1038 Words

Çelik kapıların gümbürtüsü, adaletin soğuk ve geri dönülmez melodisi gibi koridorlarda yankılandı. Araf Çeliker ve Baron, cezaevi arabasına bindirilirken yüzlerinde hiçbir ifade yoktu. İmparatorlukları bir gecede çökmüş, saltanatları sorgu odalarının isli duvarlarında son bulmuştu. Onlar için artık lüks arabaların deri kokusu değil, dezenfektan ve pişmanlığın kesif kokusu vardı; hayat, demir parmaklıklar ardından görünen bir avuç gökyüzünden ibaretti. Bu, bir devrin sonuydu ve Berçim, bu sonun hem mimarı hem de enkazıydı. İstanbul'un kurşuni göğü altında daha fazla nefes alamayacağını anlayan Berçim için İzmir'e tayin bir kaçıştan çok, hayatta kalma içgüdüsüydü. Vedalar sessiz ve hızlı oldu. Haluk Komiser ile yaptığı son telefon görüşmesinde sesi, kağıt üzerindeki bir rapordan farksızdı;

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD