Eve doğru ilerlemeye başladığımızda mahkeme duvarı suratıma karşılık az gülme izni olan reis gülmeye başladı. Bence bugünlük gülmesi üç günlük kotasını doldurmuştu. Fazlası faturaya falan yansırdı. Yine de gülebilirdi. Sonuçta parası var, faturayı öderdi. Boğazını temizleyip sesini düzeltti. Artık gülmüyordu. O da farketti herhalde, gülme faturası kol gibi girecek diye ki, ciddi Aykut reis geldi. Hoş gelmedi ama neyse artık. "Birincisi, okulda senden başka limon ısıran yok. İkincisi, aynı saatlerde çıkıyoruz farkındaysan. Kızların yanında görmedim seni, Okçubaba'da yoktun. Tahmin ettim sadece. Üçüncüsü, sen kabul etmiyor olabilirsin ama bu okulda benim sözüm geçiyor Mısra. Kime ne desem harfiyen uygular. Atakan da bana söyledi. Sözüm dinleniyor ya hani. Bütün gün beynimizi oyuyor okulda.

