Sabah sporumu yapa yapa okula gidiyordum. Her sabah aynı şeydi zaten. Maşallah bir merdiven koymuşlar, saatlerce spor yapmış gibi yoruyordu adamı. Alıştık gerçi çıkmaya, sonuçta üçüncü senem. "Mısra." diyen bir metal erkeği sesi duydum. Aykut değildi ama bu. Aykut'un sesini havada karada tanırdım. Dün bir süre daha orada salakladıktan sonra eve bıraktı. Kendisi de eve gidecekmiş, öyle diyerek gitti. Umarım eve gitmiştir. Boynumun ağzına sıçtığı için, sabah binbir türlü aksiyonla İlknur'un makyaj malzemelerini çaldım. Odama nasıl soktum bir bilseniz, hem deveye hendek atlattım, hem akla karayı seçtim. İkisi aynı anda ne kadar zor oldu, tahmin edin. Arkamı döndüğümde Atakan şerefsizini gördüm. Metalci herhalde Mehtap'la ilgili konuşacaktı. Aykut'a olan sinirimi sabah sabah bu dingilden çı

