Akşam Aykut eve bıraktıktan sonra ilk olarak İlknur'un yanına girdim. İlkay'la Murat tartışmışlardı yine. Geçim sıkıntısı yaşıyorlarmış. Kirayı yetiştiremez olmuşlar. Çünkü babamın parasına güvenerek evlendiler anasını satayım. Bu kadar basit bir olayı nasıl büyütüyorlardı anlamıyordum ya, neyse artık. Tabi bunları Aykut'a anlatmadım. Ne gerek vardı? Birbirimizin derdi bize yetiyordu zaten. Bir de aile sorunlarıma neden dahil edeyim onu? Sabah da kalkıp hazırlandığım gibi çıktım evden. Kan tahlili için aç olmam gerekiyormuş. Öyle demiş Belkıs teyzeciğim. Dinlerim ben söz. Hem de çok. Renegade beni bekliyordu. Bindiğim gibi sapık reis sabah sapıklığını yapıp, "Günaydın bebeğim." dedi. Bebeğim demesi de tuhaf geliyordu ama neyse. Bağırıp çağırmasındansa iyidir. "Günaydın reisçim. Naber?"

