Üzerime yığılmadan hemen önce boğazıma yapıştı.
“Senin içindeyken hatta yanımdayken bile aklından başkalarını geçirme Nefes!”
“Peki, bir gece dayanabilirim” dedim gülerek.
Boğazımı sertçe sıktığında sırtına sarılıp bacaklarımı doladım gövdesine.
“Sakin ol ağam” dedim ve hala düzenlemeye çalıştığı nefesine inat dudaklarına yapıştım. Sanki yeni boşalmamış gibi hırsla karşılık verdi.
Sırtındaki elim yukarıya kadar kaydı, boynuna sarıldım, saçlarını parmaklarımın arasına doldurdum. Kısa ve sert saçları avuç içimde tatlı bir kaşıntıya sebep oldu.
“Aklımı aldın zaten Atahan” diye fısıldadım kulağına.
Öfkeli aslan bir kedi gibi yumuşamaya başladı.
Kalçamı geriye doğru çekip onu içimden çıkarmaya çalışınca itti kendini hemen.
“Kıpırdama sakın!” dedi uyarır gibi.
“Ama…”
“Senin oyunlarına dayanamam bir kez daha. Seninle işim bitene kadar içinden çıkmam” dediğinde güldüm.
“Bizde oyunlar bitmez ağam. Nerede olursan ol benim oyunlarım bitmez”
İçimde küçülen erkekliği tekrar sertleşiyordu sanki.
Hafifçe içime doğru ittirince,
“Yok artık! Biraz bekle aslan parçası, paramparça edeceksin”
“Ben nefesleneceğim kadar nefeslendim” dedikten sonra dudaklarıma yapıştı yine.
Erkekliği güçlenip içimi doldurdukça az önce içimde gezinen sıvı aramızdan sıyrılıp dışarıya akıyordu.
Bacaklarımın arası ve muhtemelen yatak sırılsıklam olmuştu.
Omuzlarını okşamaya başladım. Elimin tamamını saramaması, kollarını hareket ettirdikçe hareket eden kasları ve kemikleri, üzerindeki küçük çukur…
Dokunmaya, okşamaya doyamadım.
Kalbim yorgun düşmüştü ama hormonlarım biran olsun sakinleşmesine izin vermiyordu.
Atahan ona göre kibar sayılabilecek bir yavaşlıkla ileri geri hareketlendi.
Ellerinin üzerine koydum elimi, parmaklarının arasına yasladım parmaklarımı ve elinin hareket ettirmeye başladım.
Belimden yukarı doğru kaydırdım. Göğüslerimin altına geldiğinde adeta yarım aymış gibi etrafında dolandırdım.
Atahan’ın inleyişinde hem zevk hem sabırsızlık vardı.
Yavaş yavaş yukarı kaydırdım ellerini. Göğüs ucumu avucunun tam ortasına yasladığımda sertçe sıktı.
Geriye doğru çektim ellerini.
“Yavaş” dedim ve tekrar dudaklarıyla buluştum.
İçimde hızlanmaya başladı.
Avuç içleri sadece ucunu değecek şekilde kaldırdım. Büyük daireler çizdim ve göğüs ucum tüm avuç içinde gezindi.
Bu tatlı kaşıntı hissine dayanamadığım anda ellerini sertçe kapattım göğsümün üzerine.
Onun saniyeler önce yaptığı gibi sertçe sıktırdım.
Dudaklarımız ayrıldı ve gözlerine baktım.
Göz bebekler irileşmiş, hareleri kalınlaşmıştı sanki.
Dişlerini sıktığından çene kemiği belirginleşmişti.
Ellerini bacaklarıma koyup serbest bıraktım. Okşayarak kalçalarıma kadar çıktı.
“Bir daha kimse senin gibi inletemeyecek beni”
dediğimde sinirlendi yine.
Hızlıca çekildi içimden, penisinin sadece başı kaldı içimde.
“Nefes!” diye bağırdı ve aniden tamamını soktu içime.
“Ahh…”
Acıyla karışık bir zevkle bağırdım.
“İşte böyle…”
Kalın boynuna sardım ellerimi. Çenesine kadar kayıp başını geriye itekledim.
Kendime doğru çektim ve boynuna ulaştım. Kısacık sakallarını dişlerimin arasına alıp çekiştirdim önce. Kaçmaya çalışınca boynundan bastırıp çektim tekrar kendime.
Acısını dilimle dindirmeye çalıştım.
Boynunun hemen altındaki küçük çukurdan kulağına kadar yalayarak ulaştım.
Kulak memesini dişlerimin arasına aldığım da Atahan sertçe yutkundu.
Birden iki bileğimide kavradı ve başımın iki yanına sabitledi.
Kontrolü tamamen ele aldı,
“Senin oyunların beni delirtmek için!” dedi ve hızlandı.
Göz göze dakikalarca o pozisyonda kaldık.
Boşalmaya yaklaştığım an kalçamı kaldırdım ona, istemsizce kapandı gözlerim, başım yatağa gömüldü iyice ve başımı geriye doğru attım.
Boynumdan Atahan’ın dudakları eşliğinde sert kasılmalarla boşaldım.
Gevşeyip yığılırken tiz inlemelerime engel olamadım.
Gözlerimi açtığımda Atahan zevkle izliyordu beni.
“Nereden çıktın sen böyle!” ve canımı yakacak sertliğe ulaştı.
Belki de yarım saat daha devam etti. Islaklığa rağmen yanıyordu bacaklarımın arası.
Dişlerini öyle hırsla sıkıyordu ki birbirine sürtme seslerini duyabiliyordum.
“Atahan! Hadi aslan parçam ! Hadi! Altında bayılıp kalacağım yoksa!” diye bağırdım.
Öyle sertçe vuruyorduki göğüslerimin sallana sallana yukarı savruluyordum.
Gözlerini göğüslerime dikti. İçimdeki sertliği akıl almaz bir hal aldı.
Boşalacağını midemde hissettim neredeyse.
Kükrercesine bağırarak içime boşaldı.
Ondan daha çok ben rahatladım.
Üzerime yığılıp boynuma yasladı başını, yine içimden çıkmadı.
Ben yine geriye çekilmeye çalışında yine itekledi kendini.
“Ağam gerçekten biraz dinlenmem lazım” dedim saçlarıyla oynarken.
“Ben içindeyken dinlen”
“Yanıyorum Atahan! Yanıyorum”
“Bende” dediğinde güldüm ama boyun eğmedim.
Kendimi hafifçe kasarak itekledim içimden, kalçamıda biraz yukarı çekince çıktı.
İçeride adeta bir rüzgar esti ve ferahladım.
Yerimde kıpırdanınca belime sıkıca sarıldı Atahan.
“İçinden çıktığım yetti zaten, dur artık” dedi emreder gibi.
“Emrin olur ağam” dedim gülerek.
“Aferin Nefes” dedi ve boynumu öptü.
Sırtında gezindi ellerim. Oda serin olmasına rağmen teni sıcacıktı. Onun sıcaklığıyla gözlerimi kapadım.
O kadar yorulmuştumki direnemiyordum uykuya.
Gözlerimi kapadım ve üzerimi kaplayan Atahan’ın altında uyuyakaldım.
&
Bacaklarıma bir sertlik çarpıyordu, yukarıya kaymaya başladı.
Zirveye ulaştı ve adeta kapıma dayandı.
Göbeğimden aşağı bir el indi ve vajinamın dudaklarını araladı.
Panikle açtım gözlerimi.
Güneş odayı aydınlatmıştı.
Hala üzerimde yatan Atahan yarı uykulu kapalı gözlerle sevişmeye hazır gibiydi.
“Önce bir gözünü açsaydın ağam ya!” dedim biraz çekilerek.
Ama umursamadan elini içime ittirdi.
“Atahan!” dedim ve bileğini tuttum.
Göğüslerimün hemen dibindeki başını kaldırıp gözlerime baktı.
“Günaydın ateş parçası”
“Günaydın, ikinizi de günaydın”
“İkiniz?”
“Sen ve küçük aslan parçası diyeceğim de küçük demek çok yersiz olacak” dediğimde dudakları yukarı kıvrıldı.
Gözleri şişken ve bu kadar uykulu olmasına rağmen bu çekiciliği şaşırtıcıydı.
Başı tekrar aşağı indi ve göğüsün ucunu dudaklarının arasına aldı.
Telefonum çaldığında Atahan’a teslim olmak üzereydim.
Atahan umursamazken ben ısrarla çalmasına dayanamadım.
Ellerinden sıyrılıp komidinin başındaki telefona uzandım.
Ben uzanırken Atahan’da üzerime çıktı ve bacaklarımı ayırıp arasına yerleşti.
Hiçbir fırsatı kaçırmıyordu adam!
Telefona elime aldım ve yatakta hiç anmak istemeyeceğim kişiler listesinde bir numaranın adını gördüm.
Babam
Atahan sürtününce,
“Atahan dur, babam”
“Açma” dedi ve üzerime uzandı tekrar.
“Olmaz açmam lazım, bir dakika dur”
“Sonra!” dedi ve göğsüme dayadı dudaklarını.
Omuzuma bastırıp ittirdim aşağı.
“Sadece bir dakika!” dedim ve açtım telefonu.
“Babacığım” dedim sevimli bir ses tonuyla.
“Günaydın Nefes. Sen aramayınca yola çıktın mı diye merak ettim”
“Çıkmak üzereyim” derken Atahan benim üzerime çıkıyordu tekrar.
Dizlerimden bastırıp iyice ayırdı bacaklarımı.
Başımı eğince içime sokmak üzere olduğu aletini dimdik gördüm.
Başımı iki yana salladım ama o da gülerek aşağı yukarı salladı.
“Dikkatli ol, sakın hız yapma! Acelen yok”
“Biliyorum baba, hız yapmayacağım. Ağır ağır geleceğim” dedim gözlerimi büyüterek.
Başını dayadı ve içime kaymaya başladı. Alt dudağıma geçirdim dişlerimi.
“Uykunu iyi alabildin mi?”
“Hı hı…”
Bacaklarımı birbirine yaklaştırmaya çalıştıkça Atahan dizlerimi tutup itekledi.
“Tamam kızım. Çıkmadan yine yazarsın”
“Tamam babacığım” dedim dişlerimi sıkarak ve Atahan içime girdi.
Omuzuna sapladım tırnaklarımı.
“Sen iyi misin?”
İçimde ilerlemeye devam etti.
Gözlerimi yumup bir nefes aldım.
“Evet evet, iyiyim” dedim ve yutkundum.
“Sesin biraz…”
“Bavul” diye ayarsız bir sesle bağırdım Atahan tamamen içime girdiğinde.
“Bavulla uğraşıyorum” diye tamamladım cümlemi.
Üzerime eğilip göğüsümü emmeye başladı.
“Anladım, tamam tamam. Hadi işine bak kızım”
“Bay bay” derken alnım boncuk boncuk terlemişti.
Telefonun kapandığından emin olduğum anda “Atahan” diye bağırdım ama sesim bir inlemeden farksızdı.
İçimden çıkıp belime sıkıca tutup yüzüstü yatırdı beni. Yataktan kalkıp kenarına dizlerini dayadı ve beni de kendine çekti.
Kalçamdan tutup kaldırdığında kasıklarına çarptım. Ellerimin üzerine doğruşup destek alırken Atahan içime girmişti.
O daha rahat içime girerken ben daha derinlerime hissediyordum onu.
Her çarpışmamız yeni bir inlemeyle süslendi.
Kalçama sertçe vurduktan sonra üzerime eğilip göğüslerime sarıldı.
“Uyuduğuma çok pişmanım Nefes! Seni inletmek yerine uyuttuğum için çok pişmanım” dedi ve hızlı çarpışmalarımız devam etti.
Muhtemelen uyumasaydım bacaklarımın arası alev almış olacaktı.
Şuan da dahi tatlı sızını hissediyordum.
Eğer Atahan’dan önce boşalırsam o sızı yavaş yavaş acıya dönebilirdi.
Neyseki fazla sabretmeme gerek kalmadı. Atahan’ın kalınlığı hat safaya ulaştı ve göğüslerimi koparırcasına sıkınca boşalacağını anladım.
Bacaklarımı biraz yaklaştırdığımda Atahan sızlayan yerime daha çok baskı yapmaya başladı.
Ritmine ayak uydurdum ve dakikalar sonunda onunla aynı anda boşabildik.
Beni yatağın üzerine bırakıp hemen yanıma sırtüstü attı kendini. Elini bel çukuruma koymayı ihmal etmedi.
Nefesim normale yeni yeni dönüyordu ki,
“Gidiyor musun?” dedi.
Sesi herhangi bir duygudan uzaktı. Benim içinde iyi bir seksten fazlasını ifade etmediği için buna takılmadım.
“Evet, birazdan çıkmam gerek” dedim ve ona döndüm.
O da bana dönüp,
“Tamam” dedi.
“Tamam” dedim bende.
Bir garip veda…
O şekilde bakışmak garip geldi ve rahatsız olup kalktım.
“Epey geç kaldım hatta” dedim.
Atahan sanki git dermişim gibi kalktı ve toparlanmaya başladı.
Yatağın kenarındaki valizden bir elbise çıkarıp koydum yatağın üzerine.
“Senin bacakların hiç kapanmaz mı?” dedi Atahan gülerek ve pantolonun düğmesini ilikleyip kemerini taktı.
“Pek tercih etmiyorum” dedim.
Bacaklarıma ellerini koydu ve kalçama kadar okşadı.
“Bir daha buralara yolun düşerse kapat”
“Yolumun düşeceğini sanmıyorum ama, eğer düşerse bakarız”
“Bakma, yap” dedi ve sıktı.
Omuzlarına son kez sarılıp dudağını öptüm.
“Bakarız aslan parçası”
“Yap ateş parçası” dedi ve ayrıldık.
Ben karşısında çırılçıplakken o tamamen giyindi. Küçük odanın kapısına geldik.
“Hoşçakalın ağam”
“Hoşçakal Nefes” dedi ve gülerek gitti.
Arkasından garip bir gülümsemeyle banyoya girdim.
Hızlıca bir duş aldıktan sonra hazırlanıp çıktım. Resepsiyona gittim ödeme yapmak için,
“115 numara” dedikten sonra cüzdanımı çıkardım.
“Herhangi bir borcunuz yok efendim”
“Bir yanlışlık olmalı, ben ödeme yapmadım” dedim. Adam bir kez daha girip baktı ve yanındaki adama sordu. Adam kulağına birşeyler fısıldadı,
“Ödemeniz yok efendim, Atahan beyin misafiri…”
“Atahan mı?”
“Evet Atahan beyin misafiri olduğunuzdan…”
“Siz yinede ödemeyi alın, ona da teşekkür ettiğimi iletin”
“Alamayız efendim” dediğinde sinirlendim,
“Alın kardeşim! Alın!”
“Alamayız efendim, lütfen”
“Tamam! Tipbox var mı?” dedim ama yoktu.
Kapıda bekleyen otel görevlilerinden birini çağırdım, bir gecelik ücreti eline tutuşturdum.
“Teşekkür ettiğimi iletin”
Eskortluk yaptık sanki, öküz herif!
Valizimi sürükleyerek otoparka indim.
Arabaya binip otoparktan çıktığımda hala söyleniyordum.
Müziğimi de ayarladım ve yola odaklanmaya çalıştım.
Çok az bir mesafe ilerlemiştim ki kaputtan çıkan dumanları gördüm.
Hayır hayır hayır, kızım hastalandı!