Doğa' dan.. Merdivenlerden inerken Yağız Hoca hâlâ orada, öylece bekliyordu. Göz göze gelmemeye çalışarak hızla inip sınıfa geçtim. İçimde tarif edemediğim garip bir mutluluk vardı. Dersleri dikkatle dinledim ama aklım çoktan Emine Teyze’ye gitmişti. Zil çalar çalmaz eşyalarımı topladım, montumun ceplerine ellerimi sokup hızlı adımlarla yola koyuldum. Yolun bu kadar çabuk bitmesine şaşırıp gülümsedim. Emine Teyze, yanına birkaç komşusunu almış, sacın üzerinde ekmek pişiriyordu. Biz ona yufka ekmek deriz ama o "sac ekmeği" diyordu. Biraz ben de yardım etmeye çalıştım. Yerde oturan kadınlarla birlikte hamuru oklavayla açtım. Tabii onlar gibi olmasa da elimden geldiğince destek oldum. Hem eğlendik hem yorulduk. Derken bir sürü ekmek pişirdik. Ortalığı toparladık, komşulara ikram ettik, son

