Yanlış anlamalar.. Sabah, Emine Teyze’nin yüksek sesle bağırmasıyla uyandım. “Kızuuum, kalk artık! Vallahi öğlen oldu ha!” Yataktan hafifçe gülümseyerek doğruldum, gözlerimi yavaşça açtım. Çok güzel uyumuşum. Üzerimde kıyafetlerle uyuduğumu fark edip hafifçe “Of,” diye iç geçirdim. Ellerimi yukarı kaldırıp esnedim, ardından yavaşça ayağa kalktım. Bugün sabah dersim yoktu; bu yüzden kırmızı kalpli pijamamı giydim. Ahmet Abi biraz kızmıştı bu pijama yüzünden; kapıdan inerken beni böyle görünce şaşırıyormuş. O yüzden buraya bırakmıştım.. Saçlarımı dağınık bir şekilde topladım ve dışarı çıktım. En tatlı gülümsememle “Günaydınnn!” diye seslendim. Tam o anda karşımdaki kişi Yağız Hoca’ydı. Yüzümü buruşturup, Emine Teyze’nin yanına gittim. O da semaverle uğraşıyordu. Eğilip yanaklarından bir

