Rıfat sessizce odasına girdi. Hemen boğazını sıkmakta olan kravatını gevşetip attı. Ucube dediği kadın bu gün karşısına gelinlikle dikildiğinde aniden kalakalmıştı genç adam. Bocalamıştı. Kadın prenses olmuştu resmen! Bu kadın çirkin değil miydi diye düşündü. Hani o koca çirkin gözlükler. Bütün gününü karısına kaçamak bakışlar atarak geçirmişti. Fark edecek diye ödü kopmuştu. Hüzünlüydü üstelik hem de çok. Gözlerinden anlamıştı... O an durdu Rıfat. Kalp atışları artmıştı adeta. O kadının o gözleri... Gözlerinin önünde sureti belirdi. Kocaman zeytin gibi gözleri vardı. Uzun yay gibi kirpikleri ve gür ama kendisine oldukça yakışan gelişi güzel kaşlara sahipti. "Ne düşünüyorsun lan" dedi birden Rıfat kendi kendine. Evet, kadın güzel olabilirdi, bunu erkek gibi kabul etmişti, her e

