*** Çekdar’dan… Çiftlik evine geldiğimde nefes almak istiyordum. Her şeyin ağırlığı üstümdeydi. Güneş batmıştı, gökyüzü sanki geride sadece silik bir ışık bırakmıştı. Bahçeye geçtim. Bahçe masasındaki ahşap sandalyeye oturup sırtımı yasladım. Derin bir nefes çektim. Her şey susmuştu etrafta, ama kafamın içi susmuyordu. Zemheri geldi aklıma. Horozdan kaçışı o an gözümde canlandı. Gülümsedim istemsizce. Başımı geriye attım, gözlerimi yumdum. O an bile, hala gözümün önündeydi. Ne olursa olsun sevdiğim kadındı o. Gitmemişti içimden, çıkmamıştı kalbimden. Sonra o sesi duydum. "Çekdar Ağam." Gözlerimi açıp sese döndüm. Nazya... karşımda, çekingen bakışlarla duruyordu. "Ne işin var burada?!" Öfkelenmiştim. Zemherî’ye ait olan bu yerde başka bir kadını görmek istemiyordum. "Zümrüt Hanım b

