"Sen kimsin?" Ciddiydi. Bana kim olduğumu sormuştu. Yanağımdan akan yaşa değdi bakışları. Hiçbir şey hissetmediği gerçeğiyle yüzleştim. Korktuğum olmuştu, ilk defa benim yanımda beni unuttu. Boynumu dikleştirdim. Ben bu bakışı çok iyi biliyordum. Annem de böyle bakardı unuttuğunda. Sevdiğim tek kadının yabancısı olmaya alışmışken, sevdiğim adamın yabancısı olmayı pekala kaldırabilirdim. "Ben..." Yutkundum. "Begüm." Yüzü düşünür gibi bir hal aldı. Titreyen dudaklarımı birbirine bastırdım. "Çıkaramadım." Başımın döndüğünü hissettim. Bu kadarı çok ağırdı. Annem öldü benim. Buraya annemin mis kokulu yastığını bırakıp da geldim. O da memleketime benim için gelmişti. Öyle kolay pes edemezdim. "Gelebilir miyim?" "Tabi ki hayır. Kimsin sen?" "İçeri girmeme izin ver, söz anlatacağım.

