Taş kulübenin içi, kalın duvarların ardında gizlenen eski zamanlardan kalma bir sır gibi ağırdı. Konağın sessizliği, burada kıvranan arzulara perde oluyordu. Mum ışığının titrek gölgesinde, zamanın dışına çıkmış gibiydiler. Şehriban Hanım, kapıyı kapatırken bakışlarıyla Kahya’yı taradı. Onun sert, köşeli yüzünde bir yabancılık vardı ama bu yabancılık, yıllardır aradığı heyecanı da beraberinde getiriyordu. Altmışını devirmiş olmasına rağmen Şehriban Hanım, bedenini ve görünüşünü her zaman özenle korumuştu. Onun zarafeti otoritesinden, kendinden emin duruşundan geliyordu. Uzun, ince boynu üzerinde her zamanki gibi bir kolye yoktu bu gece; küpeleri ve bilezikleri de evin her köşesine yaydığı ihtişamdan uzak duruyordu. Bugün, onun için farklı bir andı — sadelik, bu gizli buluşmanın örtüsünü t

