" Bırak beni! Bırak..!" Tüm debelenmelerime karşı koyup beklemediğim bir anda yüzüme doğru bağırdı. " Bırakmıyorum lan! Bırakmıyorum..!" Soluklarımız birbirine karışıyor, yağmur acımasızca ıslatıyordu bizi. Kalbim gümbürdüyor onun kalbine çarpıyordu... Kaderin kalemine el uzatmıştım cüretkar bir şekilde ama yürüdüğüm yol hiç tanıdık değildi...Bu ben değildim... * Gözlerinde harabeye dönmüş bir şehir vardı bu adamın... Gözlerim en bakmaması gereken anda gözlerinde tutuklu kalıyor amacımla çelişiyordum... Birbirine bastırdığım dudaklarımı usulca aralayıp başımı dikleştirerek baktım kaçtığım gözlerine. " Neden?" İki yanından sımsıkı kavradığı bedenim engel olmaya çalıştıkça daha çok titriyordu. " Neden mi!?" Gözlerime bana inanamıyormuş gibi bakıyordu. " Seni neden bırakmadığımı

