Soğuk tenimi acımasızca hançerliyor hareketlerimi kısıtlıyordu. Gümbür gümbür atan kalbim korkumun ne derece olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Şakağımda hissettiğim soğuk metal beni zorunlu bir sessizliğe itiyordu. Kollarımdan tutarak beni yürümeye zorlayan iki kişi vardı. Ama hiçbir şey görmediğim gibi onları da görmüyordum. Kim olduklarını, benden ne istediklerini defalarca kez sormuştum ama cevap vermedikleri gibi biraz da hırpalamışlardı. Normalde öyle sinip oturacak birisi değilimdir ama bu iş oldukça ciddiydi... Sessiz kalmalı en azından kim olduklarını anlamaya çalışmalıydım. Sürekli rüzgara doğru yürüyorduk sanırım. Yüzüme yüzüme vuran soğuk bunu ispatlıyordu. Ayağımın altında kayıp duran taşlar ben git gide önünü alamadığım bir tedirginliğe sevk etmişti. Korkum cesaretsizliği

