"Korku'kayıp, endişe"

805 Words

Hastanenin kapısı, sabaha karşı yükselen ilk ışıklarla birlikte açıldı. Kapıdan içeri giren kalabalık; yüzünde korku, gözlerinde nem, yüreğinde dua taşıyordu. Zerda Hanım’ın bastırılmış hıçkırıkları, koridorda yankılandı. Haydar Ağa’nın elinde baston, ama yürüyüşü dimdik… gözleri yalnızca kapalı ameliyathane kapısında. İlk onları karşılayan, gözleri kızarmış, yüzü şoktan taş kesilmiş olan Ciwan oldu. Ayağa kalkamadı, sadece dizlerinin üstünde doğrulabildi. “Geç kaldım…” dedi. “Ben geç kaldım… onları koruyamadım.” Zerda Hanım, onun dizine çöktüğü yere eğildi, yakasından tutup sordu: “Ne oldu?! Nerede, kim, nasıl yaptı bunu?” Ciwan başını önüne eğdi. “Yolda… bir pusu… arabanın önü de arkası da kesildi. İdâl vuruldu… o hâliyle doğuma girdi. Dijvar da canıyla onu korumaya çalıştı.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD