Meryem'in anlatımı... Akşamın son ışıkları vitrinden içeri süzülüyordu. Begonya çiçeği, tezgâhın köşesinde kırmızı bir yürek gibi parlarken. Her baktığımda o not gözümün önüne geliyordu. “Kuşlar begonya çiçeğini çok seven bir Kürt kızı var diye haber uçurdu…” Ne tuhaf adamdı şu Dumrul. Dükkanı neden tamir ettirmişti ki? Söylediği sözün, vicdanından mı, bilmiyorum. Ama içimde bir yer, o nottaki kelimelerin sandığımdan daha derin olduğunu söylüyordu. Kapı zili çaldı. Refleksle başımı kaldırdım.Kapının önünde, siyah tşört giymiş, elleri cebinde Dumrul duruyordu. Ne kadar uğraşsam da yüzümdeki şaşkınlığı saklayamadım. Gelmişler mi? Hem bu soğukta üşümez mi hiç bu adam? “Belli ki çiçek yerini bulmuş,” dedi, bakışlarını begonyadan bana kaydırarak. “Kim söyledi?” dedim, sanki bi

