Eşkıya Hasan’ı da odadan çıkartmak istedi ama Hasan’ı babasından bir türlü ayıramadılar. Öylece soğuk ellerini tutmuş, yüzüne koymuş, feryat ediyordu. Sahi ne zaman büyürdü evlat, illa babayı , anayı toprağa koyunca mı? Yoksa asıl büyüten şey çocuk yanımızın sığındığı son kişinin de gitmiş olmasımıydı? Eşkıya hayıflanarak dışarı çıktı, Hasan'ın bu halina içi gidiyordu. Bu esnada eşi, Emine sesleri duymuş yanına gelmişti koşarak. ''Mehmet’im ne oldu? Çığlığı duydum ya ben, korktum ne oluyor?'' dedi. Mehmet endişeli bir yüzle ona baktı. ''Kâhya Emmi hakkı rahmetine kavuşmuş. Eminem.'' diyerek karısının yüzünü okşadı. ''Hiihh ne dersin sen Mehmetim!'' diye kadının içi gitmişti. Bir an afalladı. Sonra yere çömeldi, dizlerine vurarak ağlamaya başladı. Kahya emmi ona her zaman kızı gibi davr

