PAŞALI DİYECEKSİN🎉🎉🎉

1210 Words
Yazarın anlatımıyla devam Eylül, öfke ve kırgınlıkla eve doğru yürüdü. Yol bitmek bilmiyordu sanki. Adımları ağırlaştıkça içindeki düğüm daha da sıkıştı. Bir an durup gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı. “Eve gitsem, annemin dizine yatsam… her şey geçer mi?” diye düşündü. Dudaklarını ısırdı, gözleri doldu ama ağlamadı. Yutkundu, başını kaldırdı ve yürümeye devam etti. Tufan ise daha da hırslandı, dişlerini sıktı. Yumruğunu cebinde sıkarken içinden tekrar etti. “Ya benim olacaksın ya benim.” Bu sözleri sessizdi ama kararlıydı. Eylül eve girdiğinde annesi şaşkınlıkla yerinden doğruldu. “Kızım, işe gitmedin mi, hayırdır?” dedi. Eylül başını eğdi, ellerini birbirine kenetledi. “Olmadı anne.” dedi, sesi kısık çıktı. Annesi yumuşak bir ifadeyle yaklaştı, elini Eylül’ün omzuna koydu. “Olsun kızım, daha iyi. Derslerine çalışırsın.” Eylül hafifçe başını salladı, kendini toparlamaya çalıştı. “Başka iş bakacağım anne, pes etmek yok.” dedi ve küçük bir tebessüm etmeye çalıştı ama gözleri ele veriyordu. Akşam, Eylül anne ve babasıyla birlikte televizyon seyretti. Çay bardaklarını tutarken elleri hala hafif titriyordu. Babası bir şey anlatırken başını salladı, annesiyle göz göze gelince kısa bir gülümseme paylaştı. Tam bir klasik aile akşamıydı ama Eylül’ün içi hala huzursuzdu. Tufan ise evine gittiğinde herkes salonda toplanmış, çay içiyordu. Kapıdan girerken omuzlarını gerdi, yüzüne sıradan bir ifade takındı. Halime Hanım hemen seslendi. “Gel benim aslan torunum, yüzünü gören cennetlik.” Tufan hafifçe gülümsedi, yanına gidip elini öptü. “Geldim babaanne, arkadaşları gördüm, ancak gelebildim.” Hacı Yusuf, Tufan’ın omzuna elini koydu. “Ee oğlum, neler yaptın? Artık yarın iş başı yaparsın.” dedi. Hüseyin Bey de gözlerini Tufan’a dikmişti, beklenti doluydu. Tufan bir an gerildi, çenesini sıktı. Sonra kendini toparladı, derin bir nefes aldı. “Dede, ben galeride işe başlayacağım.” dedi. Bu söz çıkar çıkmaz Hüseyin Bey hiddetle ayağa kalktı. “Yeter oğlum, yeter! Kaç yılın heba oldu, yine mi bu işler? Bırak artık! Akıllanır dedim ama yok!” Tufan yerinde kıpırdandı, kaşlarını çattı. “Baba, o konu ile bunun ne alakası var, Allah aşkına?” Hüseyin Bey öfkeyle yaklaştı. “Ne var lan? Sen değil misin bir kız için kavga edip hapis yatan?” Tufan da bir anda ayağa kalktı, sesi yükseldi. “Ben o kızı sevdim! Aşık oldum! Korumak istedim!” Hüseyin Bey yaka silkip sertçe başını salladı. “İyi bok yedin! Sen hapse girdin, o kız da gitti o piçle evlendi. Akıllı oğlum benim!” Tufan’ın gözleri bir an dondu, nefesi ağırlaştı. “Baba, yeter… yeter!” diye bağırdı ve hızla evden çıktı. Kapıyı sertçe çekti. Tufan, yıllarca içinde en derinde sakladığı duyguların yüzüne vurulmasıyla derin bir boşluğa düştü. Nefesi kesilir gibi oldu. Elini saçlarından geçirip başını eğdi. Sevip korumak istediği sevgilisi için, onun peşindeki çocukla kavga etmişti. Olaylar çığrından çıkınca adamı ağır yaralamış, Tufan hapse girmişti. Kısa bir süre sonra ise ihanetin acı yüzüyle tanışmıştı. O günden sonra Tufan için kimse sevmeye, aşık olmaya değmezdi. İstanbul sokakları boş, karanlık ve sessizdi. Tufan arabaya bindi, kontağı çevirdi. Direksiyonu sıkıca tutarak gazladı. Bir tepeye çıktı, arabayı durdurdu. Başını geriye yasladı, gözlerini kapattı. Sonra bir müzik açtı. Şarkı başladığında sesi titredi ama susturmadı kendini. Şarkıya eşlik etmeye başladı. Bir yandan da eline aldığı şişeden içti. “Diyorlar ki sen delisin, hiç bu kadar sevilir mi…” Sesi gittikçe yükseldi, içindeki acı kelimelere döküldü. “Değmeyecek biri için, gurur yere serilir mi…” Bir an gözleri doldu, dudakları titredi ama söylemeye devam etti. “Bir ateşe attın beni, alev alev yaktın beni…” Direksiyona vurdu, dişlerini sıktı. “Değersiz mi benim aşkım, yalanlara kattın beni…” Sesi kısıldı, ama fısıltıyla devam etti. “Dost üzülür, düşman güler, böyle derde gülünür mü…” Başını öne eğdi, alnını direksiyona yasladı. “Bilseydim hiç sever miydim, aşkın sonu bilinir mi…” Tufan şarkıyı öyle içten söyledi ki sanki o anları yeniden yaşadı. Yine ihanete uğrayan, yine aldatılan Tufan oldu. Nefesi hızlandı, gözlerinden bir damla yaş süzüldü ama silmedi. Sonra bir yüz geldi gözünün önüne… Eylül. Bir an durdu. Kaşlarını çattı. Gözlerini kapattı, başını iki yana salladı. “Sende onun gibi olursun…” diye fısıldadı kendi kendine. “Sevsem… beni bırakırsın.” Sözleri dudaklarından dökülürken sesi sertti ama içi dağılmıştı. Tufan içip sarhoş olmuştu. Bu halde eve gidemezdi. Arabaya geçip koltuğu yatırdı ve gözlerini kapattı. Sabah olduğunda Tufan, her yeri tutulmuş bir şekilde uyandı. Boynunu sağa sola esnetti, yüzünü buruşturdu. "Ulan ben böyle işin ta amına koyayım, pert oldum," diye söylenerek direksiyona vurdu. Kontağı çevirip mahalleye doğru sürdü. Mahalleye geldiğinde Murat ve Ali’yi gördü. Camı indirip başıyla selam verdi. "Naber gençler, nereye böyle?" dedi, kaşlarını kaldırarak. Murat gülerek Ali’yi omzundan itti. "Ben Elif ile buluşacağım, bu da," diyerek Ali’yi gösterdi, "Gizem ile… Olur mu diye şansını deneyecek." Ali hafif utanarak başını kaşıdı. Tufan bir süre sustu. Gözleri kısıldı, düşünceli bir ifade yerleşti yüzüne. İçinden geçenleri bastıramadı. "Eylül var… Onu da getirsinler," dedi, sesi biraz sertleşerek. Murat ve Ali aynı anda güldü. "Vayyy, Eylül he… Güzel kız, yakışır," dediler. Tufan’ın yüzü bir anda gerildi. Çenesini sıktı, gözlerini kısmış halde ikisine baktı. "Sizene lan güzel falan, hayırdır?" dedi, sinirle. Murat ellerini teslim oldum der gibi havaya kaldırıp geri çekildi. "Ooo paşam, tamam… Anladık biz." Tufan boynunu esnetti, omuzlarını gerdi. "Lan oğlum, zaten her yerim gergin. Bir de siz germeyin beni, fena olur," dedi, dişlerini sıkarak. Murat biraz düşündü, sonra başını salladı. "Tamam, ben Elif gelince söylerim. Gider alır," dedi. Tufan başını yana eğdi, kaşlarını çattı. "Oğlum, insan kıza bir telefon alır. Hadi onlarda telefon yok, siz niye düşünmüyorsunuz?" dedi. Ali cebine uzandı, küçük bir telefon çıkarıp salladı. "Valla ben düşündüm. Gizem kabul ederse vereceğim, rahatça konuşuruz," dedi, hafifçe gülerek. Gizem, Ali’nin bu buluşmaya geleceğini ve hatta çıkma teklif edeceğini bilmiyordu. Bu, Gamze için büyük bir sürpriz olacaktı. Elif, Murat’ın söyledikleri üzerine Eylül’ü evden zorla alıp çıkardı. Eylül ne kadar itiraz etse de kurtulamadı. "Ben iş bakmaya gideceğim, gelemem," dedi Eylül, kolunu çekmeye çalışarak. Elif ise kolunu sıkıca tutup çekti. "Bir şey olmaz, geliyorsun," dedi, ısrarla. Üç kız, sokağın sonunda bekleyen iki arabayı görünce duraksadı. Eylül’ün adımları yavaşladı. Gözleri arabalara takıldı. Bir an tereddüt etti, sonra arkasını dönüp gitmek için adım attı. Tam o anda Tufan hızla arabadan indi. Kapıyı sertçe kapatıp Eylül’e doğru yürüdü. Eylül’ün koluna yapıştı. "Bekle, Eylül… Nereye?" dedi, sertçe. Eylül kolunu çekmeye çalıştı. "İş görüşmem var, oraya gideceğim," dedi, gözlerini kaçırmadan. Tufan hafifçe güldü, başını yana eğdi. "Eylül, boşuna gitme bence," dedi. Eylül sinirle başını salladı. "Tufan, beni rahat bırak. Bu iş olmazsa başka iş bakarım," dedi, kararlı bir şekilde. Tufan bir adım daha yaklaştı. Aralarındaki mesafe iyice kapandı. Eylül geri çekilmek istese de durdu. "Bunları yaşamak zorunda değilsin," dedi Tufan, sesi alçalarak. "Bu sıkıntıların bir tek kelimenle biter. Baban iyileşir… Sen okulunu rahatça okursun." Eylül’ün yüzü sertleşti. Gözleri dolacak gibi oldu ama kendini tuttu. "Tufan, benden uzak dur," dedi, inatla. Tufan başını hafifçe yana eğdi, dudaklarının kenarı yukarı kıvrıldı. "Eylül, bana Tufan deme… Paşalı de," dedi, göz kırparak. "Neden biliyor musun? Ailem, yakınlarım Tufan der… Sen ‘Paşalı’ de." Eylül dişlerini sıktı. Gözleri öfkeyle parladı. "Şerefsizsin, Tufan," dedi, tükürür gibi. Tufan’ın çenesi kasıldı. Bir anlık sessizlik oldu. "Eylül…" dedi, dişlerinin arasından. Eylül geri adım atmadı. Gözlerini ondan ayırmadan konuştu. "Şerefsizsin, Paşalı Tufan… Hem de damgalısından," dedi, sertçe. Eylül, kızlara dönüp " Tufan, böyle ise arkadaşları da onlar gibidir. Bunlar anca zaman kaybı olur kızlar, gidelim." dedi. Üç kız arkasını dönüp giderken arkalarında üç adet aptal aşık bırakmıştı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD