2.BÖLÜM:KALBİMDE BÜYÜYEN YUMAK

1193 Words
Kollarını iki aa genişçe açtı.Soğuk hava beni etkisi altına lamayı başarmıştı.Bedenim titriyordu kalbim üşüyordu ama umurumda değildi.Böyle olması gerekiyordu.Kalbimin üşümesi gerekiyordu.Derin bir nefes alıp gözlerimi sıkıca yumdum.Gözlerimin önünde sayısız anılar canlanmaya başladığında bıkkınlıkla nefesimi bıraktım.Üzerinden iki yıl geçmişti ama yaşananların bende bıraktığı etki hala aynıydı.Üzerimde ki ince hırkayı bir çırpıda çıkarıp savuşturdu.Soğuğun beni kendime gerçekliğe getirmesini ümit ediyordum.Anıların içine sürüklenmeden beni hayata döndürmesini umuyordu ama olmuyordu .Yavaşça gözümde canlanan anıların içine çekiliyor hapsoluyordum. ***************2 YIL ÖNCE************* Kızım iyice düşündün mü?Bu senin için çok önemli bir karar.'' Gülümseyerek babama baktım.Derin bir nefes aldım.Omuzlarım kendimden emin bir şekilde dikleşti.Başımı hızla aşağı yukarı salladım. ''Ben kararımı verdim baba.Pişman olmayacağım Yavuzu seviyorum hemde çok seviyorum.Hem sizde tanıştınız onunla.Gördünüz nasıl biri olduğunu.'' Babam karasızca bir bana bir anneme baktığında annem bıkkın bir nefes bıraktı. ''Kızım onlar bizim gibi değiller.Gel yol yakınken işler çok büyümeden vazgeç bu işten.'' Yüzüme dökülen saçlarımı sertçe geriye attım. ''Anne daha ne kadar bu sözleri söylemeye devam edeceksin.Yavuzu ne kadar sevdiğimi görmüyor musun?Yeter artık beni vazgeçirmeye çalışma.'' Annem hırsla odadan çıktığında babama döndüm. O ise bana değil dalgın bir halde televizyona bakıyordu..Derin bir nefes aldım. ''Mutlu olmak istiyorum baba.'' Babam bana döndüğünde yüzümde buruk bir tebessüm oluştu. ''Gerçekten mutlu olmak istiyorum.İzin verin evleneyim Yavuzla'' Babam derin bir iç çekti. ''Kızım biz de mutlu olmanı istiyoruz.Hangi anne baba evladının mutlu olmasını istemez ama o insanlar o aile bizim gibi değil bize uygun değil neden anlamıyorsun sen onlar gibi değilsin biz onlar gibi değiliz'' Öfkenin bütün vücudumu esir aldığını hissediyordum.Annem babamın sözlerini duymuş olacak ki odaya girdi. ''O aileyle biz denk değiliz'' Annemin sözleri beni fazlası ile germişti.Denk değildik.Sürekli bana bunu hatırlatıyor bir an önce bu işten vazgeçmemi söylüyorlardı. Kalbimde büyüyen bu koca yumak ne olacaktı peki? Kalbimin etrafını sımsıkı saran bu yumak ondan vazgeçtiğim an kalbimi sıkıp kahırdan boğmayacak mıydı? Hiç kimse görmüyor muydu kalbimi.Nasıl görmezlerdi kalbimde ki bu ağırlığı.Nasıl görmezlerdi? ''Ne farkımız var anne.Onlardan ne farkımız var bizden çok paraları olması onları bizden farklı yapmaz.Hem şimdiye kadar ne zaman paraları ile övündüler hava attılar?'' Anneme babam birbirlerine baktıklarında dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım.Gözlerim dolmaya başlamıştı. ''Elif olmaz kızım.Yapamazsın sen o aileyle yapamazsın.Hadi bizi boş ver biz birbirimizi iki üç gün görürüz ayda bir karşılaşırız ama sen onların gelini olacaksın onlarda yanı evde yaşayacaksın yapamazsın Elif kaybolursun aralarında'' Yanaklarıma yaşlar süzülmeye başladığında hızla oturduğum yerden kalktım. ''Yaparım ben Yavuzu seviyorum o da beni seviyor biz evlenicez ve çok mutlu olacağız'' Hızla odadan çıktım.Kendi odama girip kapıyı sertçe kapadım.Titreyen ellerimle telefonumu kavradım.Hızla ezbere bildiğim numarayı tuşladım.Karşıdan gelen aşina olduğum ses gerilmiş vücudumu rahatlatmıştı. ''Güzelim'' Derin bir iç çektim.Gözlerimden yaşlar akıyordu.Bir süre benden ses çıkmayınca tedirgin sesi ile bana seslendi. ''Elif ne oldu sevgilim'' Elimi ağzıma sımsıkı bastırdım.Hıçkırıklar boğazıma düğümlenmişti. ''Korkutuyorsun beni Elif.Ne oldu konuş benimle '' Yanaklarımda ki yaşları elimin tersi ile sildim.Derin br nefes aldım. ''Yavuz beni seviyor musun'' Karşı taraftan bir süre ses gelmedi ardından derin bir iç çekme duyuldu. ''Annenlerle mi tartıştın?'' Derin bir nefes aldım. ''Sorumun cevabı bu değil.Beni seviyor musun?'' Stres altındaydım.Vücudum yay gibi gerilmişti.Gözlerimi sıkıca yumdum.Gelecek cevabı biliyordum bilmesine ama yine de tekrar tekrar duymak istiyordum.Hele şu an daha da çok duymak istiyordum. ''Tabi ki seviyorum Elif.Seni her şeyden herkesten çok seviyorum sen de bunu çok iyi biliyorsun'' Deli gibi çarpan kalbim sakinleşmişti.Yüzümde buruk bir tebessüm oluştu.İkimizde sessiz bir şekilde birbirimizin nefes alış verişlerini dinliyorduk. ''Bende seni çok seviyorum'' Gerilmiş vücudum gevşedi.Yatağımın üzerine bıraktım kendimi usulca.Telefon hala kulağıma dayalıydı.Gözlerim kapalı anın tadını çıkarıyordum. ''Lütfen Elif seni kimsenin üzmesine izin verme.Lütfen sana olan sevgimden şüphe etme.Seni çok seviyorum bunu sakın unutma bir tanem'' Gülümsedim.Yorganı yarım bir şekilde üzerime çektim. ''Uykum geldi'' diye mırıldandım.Karşıdan gelen gülümseme sesi ile gözlerim kapandı. ''Hadi sen uyu bir tanem.Uyu bir güzel dinlen yarın sabah akmaya gelirim ben seni'' Kafamı aşağı yukarı salladım.Bilincim beni terk etmek üzereydi. ''Sakın beni bırakma Yavuz.Sakın beni sevmekten vazgeçme sevgilim'' Karşıdan derin bir iç çekiş sesi geldi. ''Seni asla bırakmam Elif.Senden asla ayrılmam.Hadi şimdi uyu.Seni çok seviyorum bunu sakın unutma'' Uyku beni esir aldığında telefonun elimden kayıp gittiğini hissettim. ****************************************************************************************************** ''Elif sana sesleniyorum duymuyor musun kızım?Bu soğukta hasta olacaksın kızım '' Annem omzumdan tutup beni kendine çevirmişti.Yanaklarımdaki ıslaklıkları hızla sildim.Annem bu hareketimle endişelendi.Yüzümü avuçlarının arasına aldı. ''Ne oldu Elif ?İyi misin bir yerin mi ağrıyor kızım?'' Başımı olumsuzca salladım.Annem kararsızca bana bakmayı sürdürdü.Göz göze geldiğimizde yüzümde acı dolu bir tebessüm oluştu.Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım. ''Yine mi kızım?Yine mi o adam için ağladın?'' Utanarak başımı önüme eğdim.Gözlerimden akan yaşlar hızlanmıştı.Derin bir nefes aldım.Annem ona bakmam için çenemden tutup kafamı doğrulttu. ''Unut artık kızım.Unut'' Yanaklarımdaki yaşları kuruladım.Derin bir iç çektim. ''Hadi elini yüzünü yıka gel yemek yiyeceğiz.Baban seni böyle görmesin kızım hadi toparlanıp gel hemen'' Başımı aşağı yukarı salladım.Annem kenara fırlattığım ince hırkamı alıp omuzlarımın üzerine bıraktı.Daha sonra sessizce odadan çıkıp gitti.Ben yine kendimle kalbimle baş başa kalmıştım.Derin bir nefes aldım gözlerimi sıkıca kapadım. Elim kalbimin üzerine gitti. Kalbi üşüyordu.Vücudum dışarıda ki ayaza rağmen sıcacıktı ama kalbim donuyordu. Omuzlarımda asılı duran ince hırkayı çekiştirdim.Ağzımdan çıkan buharla üşüdüğümü hissettim.İçeri girip balkonun kapısını kapadım.Elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim.Babam elinde ki kumanda ile televizyondaki kanalları geçip duruyordu.Benim girdiğimi görünce kısa bir an bana baktı ardından tekrar kanalları değiştirmeye devam etti. Annemin yaptığı salatayı sofranın ortasına koydum. Babam salatayı koyduğum gibi üstüne tuz dökmeye başladığında annem öfkeyle konuştu. ''Ektim ben tuz.Sen ekleme daha fazla'' Babam bana bakıp gözlerini devirdiğinde gülümsedim.Annem çorbaları koyduğunda hepimiz masaya oturduk.Tam o esnada kapı çaldı. Annemle babama baktığımda annem ayağa kalkıp bir kase daha çıkardı. ''Abindir yemeğe yetişemem demişti ama yetişti.Hadi aç kızım da o da gelsin hemen'' Kafamı sallayıp kapıya yöneldim.Ben kapıya gidene kadar zil bir kez daha çaldı.Abim böyleydi sabırsızdı.Kapıyı açtığımda abim elleri ceplerinde olduğu yerde sallanıyordu. ''Kızım açsanıza şu kapıyı dondum burada'' Gülümseyerek geri çekildim.Montunu çıkarıp bana uzattığında başımı olumsuzca sallayıp elinden aldım.Ben montunu asarken o da ayakkabılarını çıkarmıştı.Mutfağa yöneldiğinde onu kolundan tutup durdurdum.Bana döndüğünde gülümsedim.Ellerimi havaya kaldırdım.Ellerini yıka demek için ellerimi birbirine sürttüğümde abim anlamayarak bana baktı. ''Ne'' dediğinde gözlerimi devirdim.Kolundan tutup lavaboya çektiğimde ha dedi.Gülümseyerek abimin ellerini yıkamasını izledim ardından birlikte sofraya geçtik. ''Oğlum geç kalıcam demiştin'' Annem abimin önüne çorbasını koyup yerine oturdu. ''Erken bitti işim.Ben de yetişeyim diye hızlıca geldim'' Babam onları umursamadan hala televizyonda ki kanalları değiştiriyordu.Üzerinden dumanı çıkan çorbamdan bir iki yudum aldım. ''Ya hu Hayriye bu televizyonda haber kanalı yok mu hepsini sildin mi ne yaptın ya hu'' Annem babamın sözleri ile kumandayı elinden aldı hızlıca bir haber kanalı açtığında arkamdan kalan televizyona dönüp baktım.Babam keyifle arkasına yaslandı.Akşam yemeği klasiğimizdi.Kimi zaman mutfakta yerdik kimi zaman salonda.Her akşam yemeğinde muhakkak bir haber kanalı açılırdı. ''Anne tatlı da yaptın mı?'' Abim çorbasını bitirmek üzereyken sormuştu.Annem gülümseyerek ayağa kalktı.Tezgahın üzerinde duran şekerpare tabağını havaya kaldırdığında abim neşeyle arkasına yaslandı.Onunla göz göze geldiğimizde bana göz kırptı.Gülümsedim.Çorba kaselerini toplayıp ayağa kalktım.Bu sırada annem de yemekleri herkesin tabağına koymaya başlamıştı. ''Elif bana bir su ver kızım'' Babamın sesi ile dolaptan soğuk su çıkarıp bir bardağa doldurdum.Bardağı elime alıp babama yönlendiğim sırada kulaklarım çınladı.Gözlerimin önüne yüzü geldi.Tam karşımdaydı.Bana bakıyordu.Televizyonun ekranında bir anda onun yüzü belirmişti. ''Ünlü iş adamı Yavuz Selim Ayhan ile evlilik hazırlığı yaptığı Hande Kurt' a nazar değdi.Bebek'te kolu sargılı objektiflere yansıyan Hande Kurt geçirdiği trafik kazasını görünmez kaza diyerek geçiştirdi.Hande Hanıma geçmiş olsun dileklerimizi iletip sıradaki haberimize geçelim'' Elimde ki bardak kayıp yere düştüğünde yanaklarım ıslanmaya başlamıştı bile
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD